Ahmet Akgündüz'ün Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin seyyidliği konusundaki yanılgısı.

Adnan Oktar'ın 13 Eylül 2012 tarihli A9 Tv röportajından


ADNAN OKTAR: “Hocam, bu konuda size istediğiniz kadar bilgi ve şahit getirebilirim. Said Nursi Hazretleri’nin seyyidlikle alakası yoktur. Said Nursi Kürt’tür, Arap değildir. Bir seyyidin aslen kökeninin Arap olma zorunluluğu vardır. Şeceresi olmak zorundadır. Şu anda Türkiye’de Said Nursi Hazretleri’nin seyyid olduğunu iddia eden varsa kesinlikle yanlış söylüyordur, doğru söylemiyordur. Kimdir, kimin oğludur, akrabası kimdir, hepsi bellidir; yani alakası yoktur Bediüzzaman Hazretleri’nin seyyidlikle. O bizim bir Kürt kardeşimizdir, Kürt büyüğümüzdür. Bediüzzaman çok büyük bir alimdi, çok zekiydi. Bütün seyyidler, şeyhler ve alimler bunu kabul ediyorlar. Ama seyyidlik söz konusu olursa bunun doğru olmadığını herkes biliyor. Herkes karşı çıkar. Bugün Türkiye’de seyyid aileleri olarak bilinen beş büyük aile vardır. Birincisi; Bitlis’in Hizan ilçesinde Gavs-ı Hizanı Ailesi. Eski Devlet Bakanı Kamuran İnan bu aileye mensuptur. Edip Saftar Gaylalı bu aileye mensuptur. İkinci aile; Menzil’de bulunan Seyyid Abdülbaki Ailesi. Menzil grubu derler bu kişilere. Üçüncü grup da; Siirt’te bulunan Aydın Ailesi. Hem seyyid hem şeriftir. Tillo ilçesiyle anılırlar. Menzil grubu, Monşen grubu, Bitlis gurubu, Haznevi grubu Tillo’dan mezun olup Tillo’dan icazet almışlardır” diyor. Biz bu kardeşimize inanıyoruz tabii, doğru da, fakat Abdülkadir Geylani ailesine mensup o Şeyhefendilerin bir yazılı açıklaması, bu vatandaşın Mehdiyet’i durdurma faaliyetlerindeki bu yeni atağında tam bir cevap olacaktır. Sözlü söylemişler, tabii ki inanıyoruz, amennave saddakna kabul ediyoruz ama kendi imzaları olursa, el yazıları olursa çok çok daha vurucu, etkileyici olur. İstirham ediyoruz, kendi el yazılarıyla Bediüzzaman’ın Abdülkadir Geylani Ailesi’ne mensup olmadığını belirten bir ifade de bulunurlarsa, bizim milletimizin kolayca ikna edilebilir insanlar olmadığına belki kanaati gelir. Habire yanlış söylüyor, biz de habire onun yanlışlarına cevap veriyoruz. Mesela Nurculuk kitabı, o muhterem Hocaefendinin, Ahmet Akgündüz’ün bütün izahlarına tam bir cevap. Yanlış üstü yanlış, yanlış üstü yanlış, sürekli yanlış, doğru olmayan bilgileri veriyor. Bu kitapta belgeleriyle, resimlerle, fotoğraflarıyla teker teker bu yanlışlar ispat edilip, gösteriliyor.


DEVAMINI GÖSTER

Benzer Eserler