Sayın Mustafa Kamalak'ın İslam ülkelerinin birlik olmaları ile ilgili açıklamaları çok önemli.

ETİKETLER:

Adnan Oktar'ın 14 Ağustos 2012 tarihli A9 Tv röportajından


DİDEM HANIM: Sayın Mustafa Kamalak Hocamız, PKK’ya karşı tek çözümün İttihad-ı İslam olduğunu belirtti ve şunları söyledi; “Aramızda ufak tefek görüş ayrılıkları hatta mezhep farklılıkları olabilir. Ama esasta biriz, bütünüz. Alevi’siyle, Sünni’siyle, Caferi’siyle, Şiası’yla Müslüman’ız. Rabbimiz, Peygamberimiz, kitabımız, kıblemiz bir. Bunların etrafında birleşmemiz gerekmez mi? İslam ülkeleri bir araya gelerek kendi problemlerini kendileri çözmelidir. Güçlerimizi birleştirelim. İslam Birleşmiş Milletler Teşkilatını kuralım, İslam barış gücünü oluşturalım, İslam para birliğini ve İslam kültür birliğini kuralım” dedi.

ADNAN OKTAR: Kamalak Hocam dünya iyisidir. Nur gibi bir insan çok temiz, çok yüksek ahlaklı. Erbakan Hocamızın kopyası. Aynı mütevazilik, aynı candanlık, aynı sevecenlik, aynı çalışkanlık. Ama biz Hocamızı daha bir ortalarda görmek istiyoruz. Daha bir şevkli, daha bir cemaatlerle bağlantılı görmek istiyoruz. Daha bir iç içe görmek istiyoruz. Her yerde adını duyalım. Sık sık basında adı geçsin, inşaAllah, herkese kucak açtığını göstersin. Ehl-i Kitap da Adem oğludur, Adem ile Havva’dandır. Onlar da bizim kardeşlerimizdir. Onları da kucaklayan bir sitem olduğunu Türk-İslam Birliği’nin vurgulamasında Hocamızın çok büyük fayda var, inşaAllah. Sahip çıkan bir üslup kullanırsa, çok çok güzel olur. Çünkü İslam Birliği deyince, bir İslam milliyetçiliği gibi düşünüyorlar. Yani sadece Müslümanlara hayat hakkı olan, başkasına hayat hakkı olmayan bir sistem gibi düşünüyorlar. Halbuki Hıristiyanların da, Musevilerin de cennet gibi bir ortamda yaşayacağı bir zemindir Türk-İslam Birliği, İttihad-ı İslam. Hocamız çok daha iyi bilir, ben ellerinden öperim ama Hıristiyan düşmanlarının, Musevi düşmanlarının cirit attığı, onları asalım keselim naralarının kol gezdiği bir dönemde Hocamızın bu yobaz güruhuna tokat gibi bir cevap vermesinde büyük isabet olur, büyük fayda olur. Erbakan Hocamız çünkü sahip çıkardı. Türk-İslam Birliği, İttihad-ı İslam’ın özelliği; bütün insanlara sahip çıkmasıdır. Özellikle Ehl-i Kitaba şefkatle ve sevgiyle sahip çıkmasıdır. Bunun vurgulanmasında büyük fayda var. Şia’ya, Vahabilere sahip çıkmasında büyük fayda var. Çünkü Ehli sünnet tarzında bir birlik çok tehlikeli görüleceği için ancak fitneye sebep olur. Yani bir Ehl-i sünnet birliği olursa Şia birliği karşısına konacaktır. Şia’nın bütün kolları birleşecektir. Vahabiler ayrı bir ekip oluşacaktır ve Müslümanlar birbirlerine hasım haline geleceklerdir. Bu şeytanın oyununu, Hocamızın bozması gerekir. Şia’ya da, Vahabilere, Alevilere, Bektaşilere bütün canlara sahip çıkan, Hıristiyan ve Musevilere sahip çıkan güzel bir üslubu Hocamızdan bekliyoruz. Yobazların hırlaması, böğürmesi önemli değil. Çünkü Saadet Partisi küçük bir azınlığın partisi değil. Bütün dünyanın partisidir, bütün dünyayı kucaklayan bir partidir. Dolayısıyla bu üslubu bekliyoruz. Çünkü kökeninde şefkat var, herkesi koruyup kollama var, bütün dünyayı koruyup kollama var ve dolayısıyla Mehdiyet var kökeninde. Kökeninde Mehdiyet olan bir düşünce, savaşın çirkinliğini ortaya koyar, kan dökülmesinin çirkinliğini ortaya koyar, damla hadi kan akıtılmasını istemez, insanların burnunun dahi kanamasını istemez, silahların dünyadan kaldırılmasını, bütün silahların sanayide kullanılmasını, yani silahın metalinin, malzemesinin ve ona harcanacak iş gücünün makinelerin lüzumlu malzemelerin imalatında kullanılmasını ister. Biz de Hocamızdan böyle güzel şeyler bekliyoruz. Buzdolabı yapılsın, çamaşır makinesi yapılsın. Tank yapılacağına, top yapacağına, savaş uçağı yapacağına çatal, kaşık, bıçak yapılsın, çamaşır makinesi yapılsın, evler yapalım. Her yerde insanlar açlıktan ölüyor. Afrika’da orada burada perişanlar. “Silahlanmayı durduralım” desin Hocamız. Ellerinden öpüyorum Hocamızın, tabii ki bilgisi dahilindedir, ilmi dahilindedir bunlar ama duymak bir güzellik olur, inşaAllah.


DEVAMINI GÖSTER

Benzer Eserler