Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Hz. Mehdi (as)’ı çok detaylı anlatmıştır-2

Adnan Oktar’ın 8 Şubat 2013 tarihli A9 Tv röportajından


ADNAN OKTAR: “Alem-i küfrün en kesafetlisi olan şimalde,” kuzeyde; işte Danimarka, Norveç, İsveç, İngiltere, Rusya; şimal, şimal cereyanı, “tabiiyyûnun fikr-i küfrîsinden süzülen,” Darwinizm, “Darwinizm fikr-i küfrîsinden süzülen,” yani “Darwinizmden süzülüyor” diyor. Köken nereden geliyor? Darwinizmden geliyor. “Darwinizm fikr-i küfrîsinden süzülen,” yani onun içinden çıkan, “bir cereyan-ı azîmin,” büyük bir cereyanın; yani komünist, Marksist, Stalinist, Troçkist, Leninist, büyük bir fikir cereyanının; diyalektik felsefeyle beslenen, Darwinizmle beslenen Marksist inancın -ki biliyorsunuz dünyada öyle örgütlenmeler var ki dünyanın en büyük örgütlenmeleri. Mesela Sosyalist Enternasyonal dünyanın en büyük örgütlenmesi. Mesela Şangay ekibi dünyanın en büyük örgütlenmesi. Yani nüfus açısından çok büyük. Hindistan, Çin, Rusya’yı içine alıyor. NATO’yu falan katlar. “…bir cereyan-ı azîmin başına geçecek ve Ulûhiyeti inkâr edecek,” Allah’ı inkar edecek, “bir şahsın,” bak bir şahıs, deccal de bir şahıs, “bir şahsın şimal tarafından çıkmasına işaret,” şimal tarafından, yani kuzey tarafından çıkmasına işaret, “ve şu işaret içinde bir remz-i hikmet vardır ki, kutb-u şimaliye yakın dairede bütün sene, bir gece bir gündüzdür.” Altı ayı gece, altı ayı gündüzdür. “Deccalin bir günü bir senedir.” Hadis. “O daire yakınında zuhuruna işarettir” diyor, bu hadis. Çünkü ne diyor? “Deccalin bir günü bir senedir.” Altı ayı gece oluyor, altı ayı gündüz oluyor; bir gün, değil mi? Bir gece, bir gündüz; altı ay gece, altı ay gündüz; bir yılı ne diyor hadiste? “Deccalin bir günü bir senedir.” Görüyor musun mucizeyi? MaşaAllah. “O daire yakınında zuhuruna işarettir. ‘İkinci günü bir aydır’ demekten murad, şimalden bu tarafa geldikçe bazen olur, yazın bir ayında güneş gurub etmez.” Daha buraya geldikçe. Bak şimdi detay veriyor Peygamberimiz (s.a.v); “İkinci günü bir aydır.” Yani bir alt safhasını söylüyor, arazinin aşağı tarafını söylüyor. “‘İkinci günü bir aydır’ demekten murad, şimalden bu tarafa geldikçe bazen olur, yazın bir ayında güneş gurub etmez. Şu dahi, deccal şimalden çıkıp âlem-i medeniyet tarafına tecavüzüne işarettir.” “Oradan gittikçe aşağıya doğru inecek” diyor. Kuzeyden başlayıp, işte İngiltere’den, Darwin’in ülkesi. Mesela Rusya. “Kuzeyden aşağıya doğru sarkacak deccal” diyor. “Şu dahi, deccal şimalden çıkıp âlem-i medeniyet tarafına tecavüzüne işarettir.” Mesela; Avrupa’ya, şuraya buraya, her yere tecavüz ediyor, saldırıyor. “Günü deccale isnad etmekle şu işarete işaret eder. Daha bu tarafa geldikçe bir haftada güneş gurub etmiyor.” Biraz daha gelince durum değişiyor. “Daha bu tarafa geldikçe bir haftada güneş gurub etmiyor.” Güneş doğmuyor bir hafta. “Daha gele gele tulû ve gurub ortasında üç saat devam ediyor.” Yani Güneş’in batması ve doğması arasındaki o farklılıklar gittikçe değişiyor. “Ben Rusya'da esarette iken böyle bir yerde bulundum. Bize yakın, bir hafta Güneş gurub etmeyen bir yer vardı. Seyir için oraya gidiyorlardı. ‘Deccalin çıktığı vakit umum dünya işitecek’ olan kaydı, telgraf ve radyoya işaret eder” diyor. “Kırk günde gezmesini de, merkebi olan şimendifer ve tayyareye işaret eder” diyor. “Eskiden bu iki kaydı muhal gören mülhidler şimdi sıradan görüyorlar.” “Eskiden, ‘olur mu böyle şeyler?’ diyorlardı” diyor. Mesela; bundan 400 yıl evvel, 500 yıl evvelki mülhidler onların kitaplarında bu hadisleri duyduklarında, bu hadislerin uydurma olduğunu söylüyorlar. “Olacak iş değil” diyorlar. “Ama şu anki mülhidler de sıradan görüyorlar. Son derece normal görüyorlar” diyor. “İlhad etmiş kişiler, ‘ne var bunda, tabii ki olur’ diyorlar” diyor, inşaAllah. “Alâmet-i kıyametten olan Ye'cüc ve Me'cüc’e ve Sedd-i Zülkarneyn’e dair bir risalede bir derece tafsilen yazdığımdan, ona havale edip şurada yalnız şunu deriz ki: Eskiden Mançur, Moğol ünvanıyla içtimaat-ı beşeriyeyi zîrüzeber eden taifeler ve Sedd-i Çinînin yapılmasına sebebiyet verenler, kıyamete yakın, anarşistlik gibi bir fikirle medeniyet-i beşeriyeyi zîrüzeber edecekleri rivayetlerde vardır.” Yani Hz.Mehdi (a.s) ve Hz. İsa Mesih (a.s)’dan sonra çıkıp çok büyük bir katliam yapacaklar, bütün dünya çapında. Ama öyle silahla falan değil, bizzat eliyle. Yani hadislerdeki ifadeye göre direkt adamları alıp altına, doğrayarak, keserek. Ama “Mançur ve Moğol kavimlerinden olacak” diyor bu. “Daha evvelki Moğol istilası gibi; Avrupa’ya, dünyanın her yerine saldıracaklar” diyor. Belki motosikletlerle, belki arabalarla her yerde cinayet işleyen çeteler. “Her yere gidip adam öldürecekler” diyor. Bu, yecüc ve mecücün hadislerde belirtilen muhtelif zuhurlarından bir tanesi. Tabii muhtelif zuhurlardan bir tanesi derken, asıl olan zuhuru biz, birinci dünya harbi, ikinci dünya harbi olarak görüyoruz. Yecüc ve mecüc zuhuru açısından. Çünkü iki savaş oldu. Faşistler ve komünistler çıktı, bak hepsi ikili. Fakat son olarak, hadislerin bahsettiği yecüc ve mecüc, son zuhur da bu, inşaAllah. Büyük bir katliam yapacakları hadiste belirtiliyor.


DEVAMINI GÖSTER

Benzer Eserler