Amerika ve Avrupa yakın zamanda Mehdiyeti kabul edecek.

Adnan Oktar’ın 2 Ağustos 2013 tarihli A9 TV röportajından


ADNAN OKTAR: Bağnaz Müslümanlık karşısında dehşete kapıldılar, ne yapacaklarını bilmiyorlar. Mehdiyet’le çözüm olacağını da yeni yeni öğrenmeye başladılar. Yani sahabe İslam’ıyla çözüm olacağını yeni öğrenmeye başladılar. Onlar İslam dinini çok korkunç bir deccaliyet gibi haşa, bela bir sistem olarak görüyorlar. Yani “ne yapsak da acaba kendimizi kurtarsak bu beladan” gibi düşünüyorlar, haşa. Sahabe İslam’ını daha yeni öğrendiler. Masonluk da şaşırarak bunu öğrendi, tapınak şövalyeleri de şaşırarak öğrendi. Amerika, Avrupa da daha yeni bunu öğreniyor. Hem seviniyorlar hem şaşırıyorlar. Ve dolayısıyla Avrupa yakın zamanda Mehdiyet’i bütün gücüyle destekleyecek. Çünkü başka hiçbir çözümleri yok. Amerika da Mehdiyet’i bütün gücüyle destekleyecek. İsrail şu an da zaten destekliyor Mehdiyet’i. İsrail devleti de destekliyor. Açık açık söylediler İsrail devletinin ileri gelenleri “İttihad-ı İslam oluşursa biz bütün gücümüzle destekleriz” dediler. Yani “Türk İslam Birliği’ni iftiharla istiyoruz” diyorlar. “Bütün dünyaya huzur verecek bir sistem” diyorlar. Ama bağnazlığı Mısır’da yaparsa, Mısır’da kafasını ezerler, ben söyleyeyim, öyle bir şey olmaz. Çünkü bağnazlar zaten birbirine düşmeye müsait oluyorlar. Yani dışardan müdahaleye bile gerek kalmıyor. Ortaya bir laf atıyorlar, kırıp geçiriyor bağnazlar birbirini zaten. Bağnaz da şuur olmuyor, mantık da olmuyor.

Acımasız olduğu için, zaten nefrete dayalı. Ona nefret edecek bir adam göster yeter ki. “Al sana Vahabi” diyor, “parçalayacağım” diyor. “Al sana Şii” diyorsun, “parçalayacağım” diyor. “Al sana Sünni” diyor, “hemen parçalayalım” diyor. Hristiyan dedin mi zaten, darmadağın etmesi gerektiğine inanıyor. Musevi’yi de şeytan olarak görüyor zaten. Yani şeytan öldürmek gibi görüyor, Musevi’yi öldürmeyi. O kafada adama her türlü ahlaksızlığı yaptırabiliyorlar. İnsanlar o kafayla bakarsa.

Şimdi Türkiye’de bir bağnazlık görüntüsü olursa, İsrail karşıtlığı olursa, o adamlarda orada coştular Mısır’da. Gereksiz konuları geliştirmemek lazım. Mesela o Marmara gemisiyle ilgili olay. Tamam adamlar özür dilesin dedik, burada konuştuk zaten. “Özür dilemeyeceğiz” dediler, ben çok ısrar ettim, özür dileyin diye. Bir şey olmaz dedim. Yani gururunuz ortadan kalkmaz, onur kırıcı bir şey değil dedim ben. Gittiler hükümetle konuştular, ikna oldular en sonunda. “Tamam, özür dileyelim” dediler. Para vermeleri içinde konuştum. Hatta miktarda söyledim, miktarını da belirttim. Onlarda söylediler zaten miktarını. Ama konuyu uzattılar sonra. Parayı verin, tamam dedim. Bir ver önceden değil mi? Olmazsa sonra yeniden ödeme yaparsın ayrı mesele. Ama sen bir ver önceden. Onlar da konuyu gereksiz uzattılar ve gereksiz bir kilitlenme oldu. Halbuki İsrail’le Türkiye iç içe olması lazım, sevecen ve akılcı politika izlemesi lazım. Ama İsrail gereksiz, bazen hakikaten çocuksu korkuya dayalı panik hareketler yapıyor. Yani dengeli kuvvet kullanımı olmuyor. Yani bir kere diyecek ki Türkiye, “siz sakin olun. Ben Filistin’i ve orada ki bütün kardeşlerimizi sakinleştiririm. Yani sizin güveninizi sağlarım. Siz şu bütün baskıyı kaldırın. Polis noktaları, şunu bunu kaldırın. Ben garantörüm” desin. “Türkiye’nin garantör olmasını da kabul ederiz” dediler. Ben onlarla konuştum burada. “Biz kabul ediyoruz” dediler. “Türkiye garanti versin, biz bütün sınırları açalım, her yeri açalım” dediler. Muazzam bir şey Türkiye’nin garanti vermesi. Yani Hristiyanlara da öyle bağrımıza basalım, kucaklayalım. Bütün Avrupa Hristiyan, bütün Amerika Hristiyan. Milyarlarca Hristiyan var. Yani onları yok hükmünde görmek çok anormal bir hareket. Musevilerde, Kuran’da yüzlerce ayet var Musevileri anlatan. Yani yok hükmünde görmek, onları yok etmeye çalışmak, hiçbir vicdanın kabul edeceği bir şey değil. Dehşet verici bir şey bir Müslüman için. Bas bas bağırıyorlar, her yeri hayber yapacağız. Bütün İsrail’i yerle bir edeceğiz. Böyle bir ortamda huzur olur mu? Hristiyan alemi yani göz göre göre İsrail’in yeryüzünden kazınmasına müsaade etmez. Yani, diğer vicdanı olan insanlarda buna aynı şekilde bakacaktır. Dolayısıyla olan Müslümanlara oluyor. Birkaç aklı evvel böyle akıl veriyorlar ve bütün Müslüman alemi şuan bereketsizlik, fitne ve acının içerisinde kıvranıyor. Konuyu hiç uzatmaya gerek yok. İsrail’le ahbap olalım, dost olalım, Hristiyanlarla da dost olalım sevecen bir yaklaşımımız olsun, İslam ülkeleri de laik anlamda birleşsin. İttihad-ı İslam oluşturalım. Ben Ortodoks Musevilerinde Ortodoks inançlarını yaşamasından yanayım. Çok şeker sevimliler. Canlarım benim öyle, kendilerini de eziyette ediyorlar. Mümkün mertebe tavsiye de ederiz ama elleme yaşasın. Mesela Ortodoks Müslümanlarda yaşasın adam. Yani kendisi zarar verdirtmedikten sonra, zarar olmadıktan sonra öyle mutlu oluyorsa yaşasın. O da bir renk yani aslında ilginç yani böyle değişik. Mesela Ortodoks Musevileri Kudüs’te o bölgede Lübnan’da istedikleri gibi yaşatmak lazım. Onları üzmek, çok büyük acımasızlık. Yazık yani nasıl katıla katıla ağlıyorlar, bayağı acı çekiyorlar. Bırak yaşasınlar. Mesela farz edelim, Mahmut Hocam’ın cemaati biraz tabii Ortodoks anlayıştalar. Ama öyle mutlu oluyorlar. Tamam yaşasın. Bütün inançlarını yapsın yaşasın. Niye baskı yapalım? Ama yönetim Mehdiyette olsun. Sevgiyi, şefkati, merhameti anlatan Mehdiyet olsun. 


DEVAMINI GÖSTER

Benzer Eserler