Alevi kardeşlerimizin evlerinin işaretlenmesi provokasyondur.

ETİKETLER:

Adnan Oktar’ın 2 Aralık 2013 tarihli A9 TV röportajından


DİDEM ÜRER: Adıyaman'da Alevi vatandaşların ikamet ettiği mahallede, on üç evin kapısı, bir araçla, bir sokak lambası direği keçeli kalemle çarpı işaretiyle çizildi.

ADNAN OKTAR: Onları bıraksınlar. Onlar çok ayıp, onun modası geçti. Çok bayat, gıcık numaralar. Ne alakası var? Hitler zamanında yaparlar, Musevilere falan. Onlar Türkiye'yi karıştırmak istiyorlar falan. Hiçbir Alevi onu kaile almaz. Bu oyun otuz kere ispat edildi. Hatta sol bazı grupların yaptığı anlaşıldı. Provokasyon için yapılan bu kadar ilkel, yani bu kadar sırıtan olaylara, haber olarak dahi itibar etmemek lazım. Yani artık sırıtıyor, bağırıyor provokasyonum diye. Evi işaretlemenin ne alakası var? Mesela sen Sünni evi de işaretlersin, evin ahalisinden yarısından çoğu Alevi olur. Binayla ne alakası var? Binanın içine Alevi de girer, Sünni de girer, ateist de girer, Musevi de girer, Hıristiyan da girer, her inançtan adam girer. Evin imanı mı olur? Evin inancı mı olur? O bina yani oradaki insanlar ayrı. Her türlü insan olur. Ayrıca bu eski, bayat numaralar bunlar. Alevi kardeşlerimiz, baş tacı zaten Türkiye'de. Hükümetin politikası da açık. Hangi Alevi'ye kim laf söyleyebilir? Musevilere karşıdır aslında, İsrail çok tedirgin amma. Baya saygı duyuluyor Türkiye’de Musevilere. Hiçbir sorun çıkmıyor benim bildiğim, değil mi?

DİDEM ÜRER: Evet, Hocam.

ADNAN OKTAR: Türkiye'nin en iyi semtlerin de kalıyorlar, en iyi saygıyı görüyorlar. Öyle bir konu yok. Aleviler, eskiden hakikaten mağdur durumda kalıyorlardı. Ben biliyorum yani çocukluğum da öyleydi, çok zordu yani. Benim iki eniştem de Alevi’ydi, gayet efendiler, her ikisi de nur gibi insanlardı.


DEVAMINI GÖSTER

Benzer Eserler