Sayın Adnan Oktar'ın 10 Haziran 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar


A9 TV, 10 Haziran 2017

 

(Katar’ı tecrit eden ülkelerden biri olan Bahreyn’in Dışişleri Bakanı Şeyh Halit Bin Ahmet Türkiye’ye geldi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir ziyaret gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul’da görüştüğü Bahreyn Dışişleri Bakanı’na, Katar krizinin ramazan ayı bitmeden sonlanması gerektiğini söyledi.)

Doğru söylüyor. Hayırla bitmesi lazım. Hiç gerek yok böyle şeylere. Dedikoduyla falan hareket etmeye gerek yok. Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan. Birleşik Arap Emirlikleri bunlar muhteşem güzellikler, muhteşem insanlar, tertemiz Müslümanlar. Zengin ülkeler, Allah bereket vermiş. Kardeşiz sakın ha sakın. Kavga, gürültü, gerilim kesinlikle istemiyoruz. Bilakis birleşeceğiz kardeş olacağız. Nijerya’yı bile olayın içine dahil etmişler Katar’a karşı. Nijerya çok gariban ülke. İngiliz derin devleti bir telefon ediyor bitiyor olay. Tabii direkt telefon etmiyorlar birine telefon ettiriyorlar konu kapanıyor. Diyorlar ki işte “Tayyip Hoca’yı da beğenmiyoruz.” Kardeşim, sen ne yapıyorsun? Türkiye’nin böyle sıkışık döneminde, İslam aleminin sıkışık döneminde Müslümanlara sahip çıkan bir insan sen iftihar et, sevinç duy. Öyle kararlı bir insan var başında lider olmuş ne güzel Allah sana iyi bir lider vermiş. Artık seviyorum sevmiyorumu bırak. Devlet işinde bu konu böyle olmaz. Sevmeye sevmemeye göre değildir, devletin ali menfaatlerine göre seçersin sen cumhurbaşkanını. Sevmeyle ne alakası var? Mecbur değil ki o kendini sana sevdirmeye. Devletin ali menfaatlerine uygun mu değil mi? Uygun, bitti.

 

(Bahreyn Dışişleri Bakanı’yla görüşen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Katar’a kurulan askeri üs hakkında şunları söyledi: “Şunu özellikle vurgulamak isterim; Katar’da kuracağımız üssün amacı bütün körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarına katkı yapmaktır. Bu anlaşma herhangi bir körfez ülkesini de hedef almamaktadır. Bu süreç başladığında da zaten körfez içinde buna benzer sorunlar da yaşanmamıştır.”)

Özetle; Türkiye güçlü olursa hiçbir sorun çıkmaz. Türkiye çok iyi arabulucu. Güçlü olması için de güçlü, kararlı bir yönetim gerekiyor. Lideri bütün gücünle desteklersen hiçbir sorun çıkmaz. Hiçbir dünya ülkesi de yanaşamaz. Halk bir liderin etrafında birleştiyse oraya kimse yanaşmaz. Ama yok işte şu yok bu bahanelerle lideri yıpratmaya kalkarlarsa bu çok riskli olur. Böyle olmaz. Zaten yıpranmaz Allah’ın izniyle bir şey olmaz da. Bak tekrar rica ediyorum; sağ olsun, sol olsun dürüst davransınlar, vatanını milletini seven, bayrağını seven, Türkiye’nin bölünmesini istemeyen, FETÖ’ye karşı olan herkes tek bir kişide birleşmek durumunda. Öbür türlü Türkiye risk altına girer. Tayyip Hoca bayağı dürüst yaman bir delikanlı, dindar, vicdanlı da, halka son derece şefkatli davranıyor, mütevazı davranıyor hiç enaniyet kibir yapmadı mesela cumhurbaşkanı olduktan sonra. Hiç karakterinde değişiklik olmadı. Hep her zamanki Tayyip Hocamız. Öyle özel bir havaya falan hiç asla girmedi girmez de, tenezzül de etmez öyle bir şeye. Onun için öfkelenenler bir daha ellerini vicdanlarına koysunlar bu beladan kurtulsunlar. Bu öfke belasından kurtulsunlar dürüst karar versinler. Bir de hadi diyelim şeytan nefes aldırmıyor bir öfke duyuyorsun veyahut sevmiyorsun. Vatanı, milleti, devleti sevmiyor musun? “Seviyorum” diyor, bitti. Vatan, millet, devlet için bir kişinin yanında saf bağlayıp tek vücut olarak hareket etmek çok hayatidir. Ve vatanın milletin de hep lehine hareket ettiklerini de gördük.

 

Arda Turan Temiz Efendi Delikanlı. Her İnsan Bir Anlık Sinir Yaşayabilir, Hata Yapabilir.

Arda Turan, Arda çok temiz bir delikanlı, efendi bir delikanlı. Dindar olduğu için bazı kesimler onu oyuna getirmeye çalışıyorlar. Bir adam, bir arkadaş bir bey diyelim, Arda Turan’la karşılaşmış, herhalde onun bir şekilde damarına bastı yani onu sinirlendirecek bir şey yaptı. Ama bunu benim anladığım ustaca yapmış, o da herhalde yakışıksız sözler söylemiş. Boş bulunmuş olabilir delikanlı çocuk. Oruçlu ağzıyla belki uykusuzdu, belki yorgundu boş bulunup ağzından bazı sözler çıkmış olabilir. Bunu bu kadar büyütmenin alemi ne? Her insanda rastlanabiliyor ani bir sinir patlaması oluyor sonra pişman oluyor. Çok ayıp yapıyorlar. Bir anlık siniri bu derece büyütmek, tadını çıkartmak yakışık almıyor ayıp oluyor. Ya provokasyonsa bu, kasten sinirlendirildiyse. Mesela birisi önceden gitmiş sinirlendirmiştir, sonunda da o vatandaş esaslı şekilde sinirlendirmiştir, o da boş bulunup sinirlerine hakim olamamış olabilir. İnsanlık hali. Bu kadar büyük reaksiyon gösterilmesi yakışık almıyor. Önce göklere çıkarıyorlar sonra birden en aşağı tabakaya indirmeye kalkıyorlar. Bu, Türkiye’de adam harcama sistemi çok şiddetli ve güçlü çalışıyor. Bu yakışık almıyor. Arda gibi bir delikanlıyı bu memleket kolay kolay yetiştirmez. Dolayısıyla milli takımdan alınmasını ben doğru bulmuyorum, şahsım adına doğru bulmuyorum. Onun da ayrılmasına gerek yok. Meselenin tatlıya bağlanmasında fayda var diye görüyorum.

 

(Suudi Arabistan’ın haber kanallarından olan El-Arabiya’ya ait Twitter hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı terör destekçisi gibi göstermeye çalışılan bir haber yapıldı. Sayın Erdoğan’ın Hikmet Yar’ın dizinin önünde oturduğu fotoğrafı paylaşıldı. El-Arabiya fotoğraf için, “Erdoğan, bölgesel askeri diktatörler ve Hikmet Yar ve Gannuşi’yle İslami bir bağlantı kurarken” yorumunu yaptı. Suudi kanalı ilk paylaştığı fotoğrafı paylaştıktan üç saat sonra yeni bir fotoğraf daha paylaştı. O fotoğrafta “Erdoğan, Kabil kasabı Hikmet Yar ve Gannuşi’yle bir araya gelerek İslamist ideolojiyi anlatıyor” şeklinde bir ifade kullanıldı.)

Çok çok ayıp yapmışlar. Ne alakası var? Biz de her türlü insanla görüşüyoruz, onun fikrini kabul ediyoruz anlamına mı gelir? Ben Mesela Musevilerle görüşüyorum, Hristiyan’la da, masonla da görüşüyorum hatta HÜDAPAR mensuplarıyla da görüşüyorum, ne demek yani fikirlerinin hepsini kabul ediyorum anlamına mı geliyor? Görüşür fikir alır, onların hedeflerini anlar, yanlış yönleri varsa onları söyler, doğruları varsa onları tasdik eder. Siyasi lider tabii herkesi tanıyacak, bu ne demek? Çok büyük hata yapmışlar çok yanlış. O hatalarını dolaylı yoldan anlatan bir yazı yazalım, bunu da yayınlatalım. Çünkü bunun bir mantığı yok. Ben mesela gidip bir komünistle görüşürüm, ateistle de görüşürüm komünist mi olmuş oluyorum, ateist mi olmuş oluyorum ben? Peygamberimiz (sav) putperestlerle görüştüğünde putperest mi oluyordu? Hristiyan’la görüştüğünde Hristiyan mı oluyordu, Musevilerle görüştüğünde, Musevilerden birçok kişiyle görüştü Musevi mi oldu? Ateşe tapanlarla görüştü, ateşe tapan mı oldu Peygamber (sav)? Bütün Mekke müşrikleriyle görüşüyordu. O putların isimleri hepsi Kuran’da geçer. O putların müntesibi olan insanların hepsiyle gece-gündüz sohbet ediyordu, konuşuyordu, tebliğ yapıyordu. Konuşmak görüşmek demek o insanların fikirlerini olduğu gibi kabul etmek anlamına gelmez. Onların doğrularını alırsın yanlışlarına da katılmazsın veyahut uyarır anlatırsın.

 

İngiliz Derin Devleti Yancılarına Müslüman Ülkeleri Hedef Gösteren Haritalar Hazırlatıp Yayarak Kamuoyu Oluşturup İslam Alemine Saldırıyor

İngiliz derin devleti zaman zaman böyle bombalanacak yerlerin haritalarını kendi ajanlarına hazırlatıyorlar, halktan biri yapmış gibi yahut sıradan bir habermiş gibi onu aralarında yayıyorlar. Yani Müslümanların hassas gördükleri noktalar, mesela nerelerin vurulması gerektiğine dair harita. Onu ajanlarına hazırlatıp sanki sıradan bir olaymış gibi sunarak zemin hazırlıyorlar. Mesela bakıyoruz ki 20 yıl sonra o haritaya yönelik operasyon yapıyorlar. Buna çok dikkat etmek lazım.

Churchill Türklere karşı zehirli gaz kullanımının iyi olacağını söylüyor. Diyor ki haşa Türk milleti için: “Barbar bir kabileye karşı silahlarımızın bütün avantajlarından niçin yararlanmayalım ki?” diyor. Yani Türk milletine karşı kullanılması için. Ayrıca diyor ki Churchill: “Zehirli gaz medenileşmemiş kabilelere ve dik başlı Araplara karşı kullanılabilecek en iyi bir silahtır” diyor zehirli gaz için. Çanakkale Savaşı’nda beceremeyince bu sefer zehirli gaz denemesi yapmaya kalktılar. İngiliz askerlerine Çanakkale’de gaz maskesi dağıtıldı bütün askerlere gaz maskesi dağıttılar. Ama bizim aslanlar bastırınca silip-süpürdüler ne gaz kaldı ne toz kaldı hepsi dümdüz oldu.

 

(İngiltere’deki erken genel seçimin dikkat çekici bir diğer yanı da seçilen kadın milletvekili sayısındaki artış oldu. Resmi olmayan sonuçlara göre 196 kadın aday 650 sandalyeli parlamentoya girmeyi garantiledi. Böylece 2015 genel seçiminde ulaşan 191 kadın milletvekili sayısının da üstüne çıkılmış oldu.)

Kadın milletvekili sayısı artsın. İngiliz parlamentosunda kadın milletvekillerinin çoğalması bizim lehimize güzel. Fakat İngiliz derin devletinin kontrolü sorun. İngiliz derin devletinin yaptığı rezillikler ve deccaliyet problem. Yoksa kadın sayısı artsın diyoruz biz zaten, bütün dünyadaki parlamentolarda artsın çok çok güzel olur.

 

Sevgisizliğin Dünya Geneline Yayılmış Felaket Olduğu Görülüyor.

Her yerde bir sevgisizlik var. Bütün Avrupa’da var, Amerika’da var, Türkiye’de var, Arap ülkelerinde var. Egoistlik, bencillik, sevgisizlik bütün dünyayı kasıp kavuruyor. Dolayısıyla yabancılara karşı da sevgisiz ve acımasız hatta tavırlar sergilendiğini görüyoruz. Buraya turistler geliyor, bir şey satacaksa adam en pahalı şekilde satmak istiyor. Bir yere götürecekse en pahalı şekilde götürmeye çalışıyor. Çirkin sözler ediyorlar, rahatsız ediyorlar. Ama bir tek o değil, Mısır’da falan da öyle, Arap ülkelerinde de öyle. Genellikle turistler hep gerilim içinde tedirginlik yaşıyor. İtalya’ya gidenler de öyle, “Aman cüzdanınıza dikkat edin” diyorlar, “aman şuna dikkat edin, aman buna dikkat edin.” İşte Darwinist eğitimin meydana getirdiği felaket.

 

Konuşturan Allah'tır. Samimi Olan Çok Hikmetli Konuşur.

Samimi olmamız gerekir, samimi. O anda aman samimi olayım diye uğraşacaksın. Samimiyetsiz böyle yalan söyleyerek konuşmalar, lafı kıvırmalar, sözü değiştirmeler bu olmaz. Ama tabii tehlikeli riskli bir insansa tabii ki siyaseten dikkatli konuşulur ayrı mesele. Ama dürüst samimi bir insanla konuşurken dürüst ve samimi bir üslup olması lazım. Hiçbir şeyi gizlemeden açık açık dostça, arkadaşça konuşmak lazım.

 

Dünya Hayatının Amacı Oyun ve Eğlence Değildir. Gerçek Eğlence Ahirettedir.

Allah dünya hayatına önem vermiyor. “Eğer” diyor “Oyun ve eğlence dilemiş olsaydık şanımıza uygun yapardık” diyor, cennette mükemmel yapıyor. “Buradaki gibi böyle yarım, eksik olmazdı” diyor Allah. Burada tamamen usulen “Ama adamlar, insanlar buna kapılıyorlar” diyor Allah. “Halbuki Benim rızamı arasalar Ben aslını en güzelini onlara zaten vereceğim cennette” diyor. “Ama burada kendilerine suni şeyler çıkarıp kendilerini avutuyorlar” diyor. Yanlış bir bakış açısıyla Allah’ı unutup eğlenceye dalıyorlar ama “Eğlenceleri de eğlenceye benzemiyor” diyor “böyle eğlence olmaz” diyor anlamı budur.

 

Varlığının Şuurunda Olan Bir İnsan, Allah'a Kesin Olarak İman Eder

Eğer şuurundaysa varlığının yani “Ben benim” diyebiliyorsa ki Tevrat’ta buna dikkat çekilir “Ben ben olduğum için benim, sen de sen olduğun için sensin.” Bu masonlukta da kullanılan bir açıklamadır. İnsanın kendini bilmesi hatta derler “Sen seni bilmezsen” derler değil mi? “Sen seni bil sen seni” derler. İnsanın kendini bilmesi yani şuurunda olması ruh sahibi olduğunu gösterir Allah’ın ona ruhundan üfürdüğünü, kutsal ruh, Ruh-ul Kudüs ile desteklendiğini gösterir. Böyle bir varlık zaten Allah’tan şiddetle korkar aksi hiçbir şekilde olmaz. Ruhunun varlığının farkında olan bir insan dünyada hiçbir insan Allah’ı inkar etmez bu tarzda bir insan. Mümkün değildir imkansızdır. Bilinci olup da şuurunun farkındaysa “Ben gördüğümü görüyorum, duyduğumu duyuyorum, hissettiğimin farkındayım” diyorsa dünyanın hiçbir döneminde, hiçbir tarihinde hiç kimse Allah’ı inkar edemez ve etmemiştir. Gücü takati yetmez mümkün değildir. Ama şuur kapalıysa benliğinin farkında değilse rahatça inkar edebilir. Aklı zayıftır, şuuru kapalı inkar eder çok rahat, diri diri adamın gözüne bakıyor adam inkar ediyor görmüşsünüzdür. Konuşma mantık örgüsü de çok çok bozuk oluyor. Müslümanlar da çok geriliyorlar konuşurken çok heyecanlanıyorlar kızarıyorlar falan öfkeleniyorlar. Halbuki adamın ruhu yok anlamıyorlar ölü olduğunun farkında değiller. Diri olan birisi asla Allah’ı inkar edemez. Allah’ı inkar edemediği için de mecbur olur samimi normal Müslüman olmaya. Dolayısıyla ruhu olan samimi bir insanın cehenneme gitmesi haramdır zaten böyle bir şey olmaz.

 

Zer Aleminde İnsanların Tamamı Bir Anda Yaratılmıştır ve Tüm İnsanlar Orada Allah'a Söz Vermişlerdir.

Kuran’ın başka ayetlerinde de var o “Sizi ilk yarattığımız gibi” diyor Allah. İlk yaratma zer alemindeki yaratmadır. Bütün insanlık tek bir kerede bir anda yaratılmıştır bütün kainatta yaşayan insanlar. Gelmiş geçmiş bütün insanlar Adem (as)’den kıyamette son canını verecek kişiye kadar. Kıyamette biliyorsunuz son olarak canını verecek birisi daha var. Bir de Hz. Adem (as) vardır biliyorsunuz ilk baştaki. Bu insanların tamamı bir anda Allah tarafından zer aleminde yaratılmıştır. Allah hepsine hitap etti, topladı, bir araya getirdi. “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” dedi “Evet -Bele” dediler “evet Rabbimizsin” dedi bütün insanlık. Sonra Allah müstakil sözler aldı. Mesela peygamberleri topladı bütün peygamberleri hepsi var peygamberlerin tamamı. “Ben size” dedi “bir elçi göndereceğim. Ona yardım edeceksiniz, destek olacaksınız” dedi. Peygamberimiz (sav)’e de Allah hatırlatıyor “Bak sen de vardın” diyor “seni de çağırdım, Musa’yı, İsa’yı da çağırdım. Nuh da hepsi ordaydılar” diyor peygamberlerin ulul azm peygamberler. “Ve sizden bir söz aldım Ben büyük bir söz” diyor “ve ‘bu sözümü alıp kabul ettiniz mi?’ diye sordum” diyor Allah “siz de ‘evet, aldım kabul ettim’ dediniz” diyor. Bu sözü Allah açıklıyor diyor ki “Ben bir elçi göndereceğim siz de ona yardım edeceksiniz” Peygamberimiz (sav)’e Allah bir elçi o zamanlar göndermedi kendi zamanında. Sonra kimi gönderiyor? Elçi derken nezir, dini tebliğ eden, anlatan olarak Mehdi.

 

Dinsiz İnsanların Yaşadığı Hayatın Boşluğu ve Dehşeti Müminlerin Anlayabileceği Bir Boyut Değildir.

Dinsiz için hayat çok boştur. Dinsizi biz tahayyül dahi edemiyoruz. Dinsizi de Allah konuşturur. Dinsizin açık şuuru bizim anladığımız anlamda olmaz. Açık şuur, bilincini kendi şuurunu bilir tarzda bir şuur olmuyor. O yüzden rahatça inkar ediyor. Yoksa inkar edecek gücü olmaz. Bir insan buna takat getiremez. Açık şuurla nasıl inkar etsin akıl almaz korkar, tahayyül dahi edemez. “Nasıl olur acaba?” diye düşünecek takati bile olmaz. Dolayısıyla dinsiz insanları Allah özel olarak ikinci benle konuşturur. İkinci bendedir onlar birinci bende olmazlar.

“Sadece et ve kemik kitlesi halindedirler” diyor Allah, onun görünümündedirler. Şuuru kapalı olur. Bizim anladığımız anlamda bir şuura sahip olmuyorlar. Sorduğunda tabii “Tıbben bilinci açık” derler. Ama varlığının farkında değildir. “Gördüğümü görüyorum. Benim içimde bir iç göz benim gördüğümü görüyor” tarzında bilemez. Zaten anlatılsa da dikkat ederseniz o kişiler onu kavrayamıyorlar. “Ya ne demek istiyorsun?” diyorlar. Çok ilginç “Ne demek?” diyor. Mesela “Karşıda cisim var ben de onu görüyorum” diyor “nasıl konuşuyorsun ki?” diyor “ne demek istiyorsun?” diyor. “Beyninin içinde şu an” diyorum “olur mu canım?” diyor “tamam, o karşıda sen de beynimin içinde görüntü olarak görüyorsun ama karşıdasın sen” diyor. Anlamadığı anlaşılıyor oradan, oradan da rahatça anlaşılır.

 

Müslümanların Bir Manevi Önderi Olmadığında Nasıl Büyük Sıkıntılar Yaşandığını Şu Anda Tüm Dünya Görüyor

Halk aydınlandıkça şuuruna olayın daha çok varacaklar. İslam aleminin birleşmemesinin bir felaket olduğunu mesela bak şu anda da görüyorlar Allah onu özellikle yapıyor şu an. Gördünüz, adamlar İslam ülkeleri İslam ülkelerine karşı birleşiyor birbirlerini ezmek için. Bütün İslam ülkelerinde bu şiddetli reaksiyona sebep oluyor. Şu an yer yerinden oynuyor. Mesela önce Allah, Irak ve Suriye’de Müslümanların birleşmesi için Müslümanlara işaret verdi şimdi bu işareti verdi. Bu sürekli devam edecek ve sürekli insanlar bilinçlenmeye devam edecekler. Bir süre sonra büyük olayların arkasından birleşmenin mantıklı ve doğru olacağını kabul edecekler. Dolayısıyla da bir şahıs etrafında sevgiyi anlatan, sevgiyi seven güvenecekleri bir şahıs etrafında Müslüman alemi birleşecek ittifak edecek. Bunun içinde Birleşmiş Milletler de olacak, NATO’nun da desteklediği bir kişi olacak bütün İslam ülkeleri Suudi Arabistan, Pakistan, Hindistan hepsi destekleyecek. Masonluğun desteklediği bir insan olacak, tapınak şövalyeleri de destekleyecek. Yani bütün uluslararası herkesin desteklediği bir insan olacak.

 

(Katar’a ambargo uygulayan tüm ülkelere ambargo uygulayarak hava sahasını bu ülkelere kapattığını duyuran Fas Kralı Altıncı Muhammet, “Diğerleri gibi boynuna Amerikan tasması geçirmeyen Katar’ı zalimlere yem etmeyeceğiz” açıklamasında bulundu.)

Kabadayının, yiğidin hasıymış. Tebrik ediyoruz kabadayı böyle olur. Güzel, Tayyip Hocam misali yani güzel. Amerika’nın da alakası yok Amerika zaten gariban adamın üstüne çöktüler şu anda Trump’ın. Bilmiyorum olayları takip ediyorsunuzdur şimdi onu görevden almaya hazırlanıyorlar. İngiliz derin devletinin istediklerinin birçoğunu yaptı hatta kızına homoseksüelleri bile destekletti ama adamlar bir kere kafayı taktılar ona. Onu görevden alırlar gibi görünüyor.

 

Affedici Olmak Mühim Bir İbadettir. Allah O Olayı Affetmen İçin Özel Yaratıyor

Af mühim bir ibadettir. Senin canını yakan, o insanları aksi hale getiren, seni kızdıran Cenab-ı Allah’tır zaten. Allah yaratıyor. Affetmen için yaratılıyor o olay özel meydana geliyor. O zannediyor ki rastlantı olarak, rastlantı olmuyor o. Özel yaratılır o insanlar sen de onu affettiğinde sana Allah affettirir. “Sen af yolunu benimse” diyor Allah ayette. Çünkü o zaman cennet ahlakını alamamış oluyor. Cennette rahat yaşayamaz olmaz öyle.

 

Mümin Pis Bakışı Ayırt Edecek Gibi Yaratılmıştır

Bozuk bakış; nefret dolu, kin dolu, rahatsız etmeye yönelik, sevgisiz bakış. Allah “gözlerin hain bakışını bilir” diyor. Gözünde açıkça hissedilir o nefret dolu bakış. Bunu insan bilebilir mi? Bilecek şekilde yaratılmıştır. Biz nasıl gül kokusunu, et kokusunu nasıl ayırt ediyorsak, pis bakışı da ayırt edecek şekilde yaratıldık. Hemen biliriz. Yani “Ne yapmamız gerekiyor?” dememize gerek yok. Allah hemen kalbimize onu hissettirir. Zaten münafık bir yere geldiğinde, her yer elektriklenir. O şeytanla beraber geldiği için, şeytanın ağırlığı her yeri kaplar. Müslümanlar hemen hissederler.