Sayın Adnan Oktar'ın 12 Nisan 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar


A9 TV, 12 Nisan 2017

 

Din İleri Yaşa Gelince Yaşanır Diye Yanlış Anlayış Var, Akıl Erdikten Sonra Din Yaşanır. Benim Arkadaşlarım Tüm Gençliklerini Allah'a Adadılar

Din altmış yaşına gelince yaşanır diye bir inanç var gençler arasında. Din insanın aklı yerine oturduğunda hemen başlanır. O yaşa kadar yaşayacağını nereden biliyorsun? Ve çok samimiyetsizce bir hareket. Akıl baliğ olduğunda dinden sorumlusun. Bak benim arkadaşlarımın hepsi on dokuz yaşında, yirmi, yirmi beş yaşındalar bütün ömürlerini Allah’a hasrediyorlar, Allah’a adıyorlar.

 

(Cumhurbaşkanı Erdoğan darbe gecesi uçakta bulunamamasının Hz. Muhammed (sav)’in mağara girişindeki örümcek ağı nedeniyle bulunamaması olayına benzetince bu konuşma tepki çekti. CHP’li Bülent Tezcan şunları söyledi; “Peygamberlik referandumla olmaz. Allah’ın gönderdiği vahiyle olur. Türkiye’de siyasetin dine alet edilmesinin en yakıcı en büyük felaketini 15 Temmuz’da yaşadık. Akılları başlarına gelmiştir sanıyorduk ama görüyoruz ki aynı gaflet aynı delalet devam ediyor. İnançlar üzerinden bu seçim kampanyasını yürütebileceğini sananlara diyorum ki Allah da millet de beni affetsin deme noktasına getirmesin” dedi.)

Canım oradan örnek veriyor. Dinden zaten örnek alınır, Kuran’dan örnek alınır. Mesela Hz. Muhammed (sav) ne yapıyordu? Mütevazıydı. Adam da diyor ki; sen mütevazı bir insansın. Peygamberimiz (sav) mütevazıydı ben de ona benziyorum der. Biz peygamberlere benzemekle mükellefiz. Olaylar benzediğinde de bu güzelliktir. Burada peygamberlik iddiası yok ki. Yanlış. Mesela farz edelim Hz. Ali (kv)’ye Peygamberimiz (sav) talimat veriyor diyor ki “benim yatağıma yat sen gece baskın olacak” Geliyorlar, Hz. Muhammed (sav)’i bulamıyorlar. Buna benzer bir olay olsa mesela bir evlat babasını kurtarmak için böyle bir şey yapsa aynı Peygamberimiz (sav) zamanında olduğu gibi bu benzeri bir olay dese diyebilir. O bir güzellik yani olayı yeniden yadetmiş oluyor. Peygamber olmadığını biliyoruz biz Tayyip Hoca’nın. Böyle bir iddiası olmayacağı da belli. Bence biraz güzel gözle bakılsa, samimi bakılsa meseleler hallolur. Abartıyorlar.  

Tayyip Hocam’a da kafa takmasınlar. Mesela hapishaneye girenler diyor ki Hz. Yusuf medresesi, Medrese-i Yusufiye’de yattım çıktım diyor. Hz. Yusuf mu olmuş oluyor, peygamber mi? Değil. Tayyip Hocam’a da hayır gözüyle bakmak lazım.

 

Temizlik Konusunda Vatandaşlarımızın Da Belediyelerimizin De Daha Titiz Olması Gerekir. Sokağa Çöp Atmama Konusunda Kampanya Olmalı

Temizlik konusunda daha titiz olması lazım vatandaşların da belediyelerin de. Yurtdışındaki fotoğraflara belgelere bakıyorum, her yer tertemiz. Türkiye’ye bakıyorum, kirli yer çok fazla. Ne bulursa atıyorlar sokağa. Elindeki çöpü sokağa atma olayında, geniş bir eğitim politikası yapılması gerekiyor. Her yer için. Yani her türlü malzemenin sokağa atılmaması. Aynen bu sigara kampanyası gibi mühim bir kampanya olarak bunun da gündeme getirilmesi gerekiyor. Resimler var Avrupa’daki temizliğe ait. Onları bir görelim.

(Fransa’dan bir resim)

Hem zevkli, hem sanatlı, hem kaliteli. Türkiye de en az böyle olsun.

(Hollanda’dan bir resim)

Yani hükümetin böyle bir politikası olsun. Yani çok rahat elde edeceğimiz bir kalite anlayışı bu. Bak her yer pırıl pırıl. Belediyelerimiz iyi çalışıyor ama birçok yer çok kirli. Ben gidip gelirken görüyorum.

Sırf belediyenin yapacağı şey değil bu. Mesela denizin kirletilmesi, yolların. Mesire yerlerinin kirletilmesi. Çok korkunç bir şey bu.

Şimdi burada, tabii hep belediyelerin üstüne bırakmakla alakası yok bunun. Vatandaşın titiz olması için gayret etmek lazım. Belediye nasıl baş etsin? Adam suyu içiyor, kaldırıp atıyor kabını. Yahut tatlı falan bir şey yiyor, kaldırıp atıyor. Yani onun durdurulması çok önemli. Belediye her saniye onun peşini takip edemez adamın. Yağmur gibi yağıyor çöp o zaman. Belediyeler de baş edemiyorlar. Vatandaşın eğitilmesi için yani ilgili vatandaşların eğitilmesi için yoğun bir kampanya rica ediyoruz hükümetten. Estetik, sanat ve kaliteye dikkat edilmesi, her yerin temiz olması. Çöp hiçbir şekilde atılmaması. Arabadan fırlatıp atıyor. Mesela sigara içiyor, kaldırıp atıyor caddeye. Bayağı tehlikeli şeyler ve kirli. Yakışıksız hareketler.

 

A9 TV, 12 Nisan 2017 Hoş Sohbetler

 

(Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı, Erdoğan’ı aşırı överek insanüstü özellikler atfeden “Erdoğanname” adlı şiir kitabının yayınevine bir ihtarname gönderdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu kitabın, inanç ve kültür değerleriyle bağdaşmayan birçok ifadeye yer verdiği ve kendisini insanüstü gösterdiği gerekçesiyle toplatılmasını istedi.)

İşte kasten de yapıyor olabilirler, iyi niyetle de yapıyor olabilirler. Tayyip Hocam mazlum bir Anadolu delikanlısı. Türk milletinin tam karakterine, kişiliğine, huzur anlayışına, aile anlayışına, sevgi anlayışına, kalite anlayışına uygun bir insan. Ve Müslümanlar çok rahat etti onun döneminde. Halk çok rahat etti. Doğrudan halka yönelik oldu. Hastaneler şunlar bunlar… Dün anlattılar bana, oho Amerika’nın yapamadığını yapmış sağlık konusunda. Her konuda yollar vs her şey bayağı güzel. Kendi halinde bir delikanlı Tayyip Hocam. Onu oturup böyle mahcup edecek şeyler yapmaya gerek yok. Onun ihtiyacı da yok öyle bir şeye ve bir derdi de yok. Yapanlar ayıp yapıyorlar. İyi yapmış uyarmakla. Tayyip Hocam bizden halktan bir insan. Türk Milleti onunla rahat ediyor. Kafasına göre yani. Her kesim rahat ediyor. Mesela dekolteyi yaşayan, müziği, eğlenceyi, hayatı yaşayan da, en mutaassıp ehli tarik de onun idaresinde rahat ediyor. ‘Tek adam…’ Tek adam olsun ne olur? Laf mı? Zaten hep her zaman tek adam oluyor. Bu çok münasebetsiz. Turgut Özal tek adam değil miydi? Demirel tek adam değil miydi? Ne uzatıyorsunuz, samimi olun. ‘Tek adam…’ Yani yüz bin adam olmaz tabii ki tek adam olur. Seçtiğine göre güveniyorsun işte “sen idare et” diyorsun. Ne yapacak yani? Bir şeye karar verecek bir de gidecek “yok olur mu öyle şey istemiyoruz” falan diyecek. “Ha öyle mi tamam senin dediğin olsun” diyecek. Biz niye seçtik o zaman? Tabii ki tek adam olacak. Hep tek adamdı. İnönü de tek adamdı, Atatürk de tek adamdı. Turgut Özal, Adnan Menderes hepsi tek adam. Mesut Yılmaz’ın dediğinin dışında bir şey oluyor muydu? Laf mı şu? Ama Müslümanlar rahat etti, herkes rahat etti.

 

Bunca Yıldır Allah İçin Gençliğini Ortaya Koyan Bir İnsana Bu Derece Haksızlık Olması Normal Tutum Değil. Tayyip Hocam'a Vicdanla Baksınlar

Mesela bu referandum konusunda “sert üslup olmasın” dedik. Yani “hayırcılara karşı böyle bir üslup olmaz güzel bir üslup olsun.” Hemen yerine getirdi, ne desek yapıyor daha nasıl olsun? Yüzlerce sayarım böyle, örnek olarak veriyorum. Gayet makul bir insan, bizden bir insan. Enaniyet yapmıyor, büyüklüğe kapılmıyor, yere oturuyor yemek yiyor milletle, amcaların gidip elini öpüyor. Havaya girmedi. Eski Tayyip Hoca. Ben onu tanıyorum ta daha gençliğinden, görürdük televizyonlarda radyolarda falan, basında, aynı mutevazılığı. ‘Ben cumhurbaşkanı oldum havaya gireyim’ öyle bir şey de yok. Gayet mazlum. Tayyip Hoca’yla uğraşmaya gerek yok. Kadınlarla poz veriyor mesela, kapalı hanımlarla da, çarşaflılarla da poz veriyor, Nurcularla da. Hangi parti lideri Nurcularla poz vermiş? İlk defa ben onda gördüm. Fellik fellik kaçarlardı. Mesela dekolte hanımlar onları da yanına alıyor onlarla da poz veriyor. Beraber milletle şarkı söylüyor. Gidip Kuran da okuyor bağıra bağıra yüksek sesle, hafız da. Yazık-günah uğraşmayın. Bir de bir çıkarı da yok Allah rızası için yapıyor. Habire yakasına yapışıyorlar, yok “para kazanıyor” Kazansa ne olur? Kaç yaşına gelmiş bütün gençliği gitti, deli misiniz siz? Aklınızı başınıza alın. Bazı şahıslar için söylüyorum, bildiğim bazı kişiler için söylüyorum. Çok mantıksız. Bütün gençliğini verdi. Eğlencesi yok, gazinosu yok, bilmem nesi yok, bırakın çalışsın işte, şevkli güzel. Hangi adam yapabilir bunu? Bir düşünün, bir insanın takatinin üstünde. MaşaAllah, Allah sağlık sıhhat de veriyor.

Mesela dedik ki “Kanser hastalarından para alınmasın” dedik. Derhal hemen yaptı. “Kanser hastalarına güzel hastaneler yapılsın” dedik hemen yaptı yıldırım hızıyla.

Yani gereksiz laflar. Kime ne zulmü olmuş? Sen evine gidiyorsun elinde silahla şehit etmek için, kaldığı oteli basıyorsun, o da kendini koruyor. “Niye kendini koruyorsun ki?” diyor. Aklını başına al Allah aşkına sen neler konuştuğunun farkında mısın? Sen şehit etmeye gidiyorsun o da kendini koruyor, devleti koruyor. Kendini koruyor ne yapsın? “Yok gerek yok” diyor. Seyredelim o zaman. Tabii ki kendini koruyacak. Ki bayağı nezaketli davranıyor yine de. Başkası olsa Allahualem hallaç pamuğuna çevirirdi yani. Çok büyük olay bu.

“Suriyelilere vatandaşlık verelim” dedim, daha 48 saat geçmeden dedi ki “Suriyelilere vatandaşlık verelim” dedi. İlk defa bak ben söyledim bunu, kimse söylemedi. “Suriyelilere vatandaşlık verelim” dedim. Hemen “hepsine verelim” dedi. Sonra şamata yaptılar “bir kısmına verelim” dedi Tayyip Hoca. Ne yapsın yatıştırmaya çalışıyor. Hepsine, terörist olanın dışında hepsine.

Mesela “Yeni anayasadaki sakıncalı maddeleri değiştirelim” dedim, bölünmeye kapı açabilecek gibi maddeler, hemen değiştirdiler daha ne yapsın? “Mecliste kadın sayısını artırın” dedim artırdılar.

Mesela Darwinizm konusunda ne desin? Dedi ki “Biz Adem ile Havva’dan geliyoruz” dedi, Darwinistlerin bastırdığı dönemde. Çıkıp şimdi Darwin’in evrim teorisinin geçersizliğini anlatacak durumu yok. “Adem ile Havva’dan geliyoruz” bu kadar. Onun yapacağı o. Ondan gerisi bizde. Cumhurbaşkanı nasıl anlatsın? Gidip kara tahtada konuyu anlatacak hali yok. Bu kadar diyebilir. “Kuran’da ne geçiyorsa o” dedi. “Biz Adem ile Havva’dan geldik” dedi. Kuran’la Darwinizm’i bir araya getirmeye çalışanlara öyle bir cevap verdi ki adamlar suspus oldu bitti yani.

Mesela “Kültür ve sanata çok önem verin” dedim, defalarca söyledim “çok önemli bu” dedim. “Darbecilerin falan kullandığı bir taktik ve koz” dedim. “Kültür ve sanatı küçümseyen toplumlar kaybetmeye mahkumdur” dedi. Bitti.