Sayın Adnan Oktar'ın 11 Nisan 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar


A9 TV, 11 Nisan 2017

 

(Akşam saatlerinde, Almanya’da UEFA şampiyonlar ligi çeyrek finalinde oynayacak Borussia Dortmund – Monaco maçı öncesinde bir patlama yaşandı. Dev maç patlama nedeniyle ertelendi.)

İşte deccaliyet bütün dünyaya meydan okuyor. Terör, anarşi, İngiliz derin devletinin silahı. Son yüz elli yıldan beri özellikle. Bunu Osmanlı’ya karşı, dünyaya karşı, hizaya getirme yöntemi olarak kullanıyorlar. Kendi kafalarına göre, güya.

 

Kıbrıs'ta İngiliz Derin Devleti Çok Yoğun Faaliyet Yapıyor

Kıbrıs’ta da PKK’lı olması çok şaşırtıcı. PKK köpekleri kitap dağıttığımızda kudurdular. Acayip azdılar. Hakikaten ısırıyor adam ya. Vahşi, üstüne çıkmış tepiniyor kitabın. Kimi gitmiş çöpe atmış. Halk da gitmiş çöpten temizleyip böyle alıp evine götürmüş koymuşlar. Allah’ın adı var içinde. Kuran ayetleri var. Bre gafil. Ne yaptığının farkında mısın sen? Adamlar dine imana inanmıyor ki. Allah’a, Kitap’a inanmıyor yani. Onların kitaplarının nasibi de oradanmış. Bak onlar da, çöple ilgilenen kardeşlerimiz oradan kitaba sahip olmuş oldular.

Kıbrıs’ta İngiliz üstleri var ya, İngiliz derin devleti orada çok muazzam faaliyet yapıyor. Onun için bizim orada kitap dağıtmamız falan, İngiliz derin devletini çok acayip tahrik ediyor, rahatsız ediyor böyle. Orada da paralı elemanları var, uşakları var. Ne yapacaklarını şaşırdılar. Durduramıyorlar da. Bütün oyunlarınızı bozacağız, ey İngiliz derin devleti. Kıbrıs’ta gençleri dejenere etmeye çalışıyor İngiliz derin devleti. Acayip alkol dağıtıyorlar. Alkollü içki dağıtıyorlar Kıbrıs’ta gençlere, bedava. İngiliz derin devletinin oyunlarından biri bu. Kıbrıs’ı Türkiye’den ayırmayı düşünüyorlardı. Asla müsaade etmedik. Asla. Bütün oyunları bozduk.

 

(Diyarbakır’da polis atölyesinde bir patlama meydana geldi. Bir kişinin hayatını kaybettiği patlamanın panzer aracının tamiri sırasında yaşandığı açıklandı.)

Ama felaket bir patlama olmuş, ben anlayamadım bu işi. Bunu bir araştırsınlar, netleşsin. Panzerle manzerle açıklanacak gibi değil ki. Mahalle yok olmuş. Ne vardı da o panzerin içinde o nasıl öyle bir patlama oluyor? Ben bunu anlamadım.

 

Tayyip Erdoğan'ın İngiliz Derin Devleti'nin Etkisinde Olan Kişilerle İlgili Açıklaması

Tayyip Hocam diyor ki, “Bu ülke ve devlet, hem ekmeğini yiyip, hem kendisine ihanet edenleri, sırtında taşımak mecburiyetinde bırakılamaz. Biz milletimizle birlikte yürüttüğümüz istiklal ve istikbal mücadelemizi, bu tescilli Ali Kemal’lere rağmen zafere ulaştıracağız” diyor. Yani kendi içimizde diyor Ali Kemal’ler. Bunlara rağmen devam ettiririz. Yani “İngiliz derin devletine rağmen devam edeceğiz” diyor. Türkiye’yi şu an hedef yaptı İngiliz derin devleti. Bak Tayyip Hoca aslan gibi, tek başına mücadele ediyor. “Yalnız kaldım” diyor. Yalnız da kalmadı. Milyonlar var arkanda, yanında. Öyle bir şey yok.

 

(G7 Zirvesi sonrası konuşan ABD Dışişleri Bakanı Tillerson, Esad yönetiminin sona yaklaştığını ifade etti. Bakan Tillerson, “Suriye’de Esad yönetiminin sona yaklaştığı konusunda hemfikiriz. Suriye’de yeni kimyasal saldırıya izin vermeyeceğiz. Suriye ve Irak’ta önceliğimiz DEAŞ’ı yenmek” dedi.)

Alay eder gibi. “Kimyasal” diyor, bak kimyasal. Öbür, yangın bombası? “O serbest” diyor. Napalm? “O da serbest.” Üç bin dereceye çıkıyor sıcaklık. Cayır cayır yakıyor. İnsanın kemikleri kalmıyor. “Bunlar olur” diyor. Makinalı tüfek? “O da olur.” Havadan bombalama? “O da olur. Ama kimyasal olmaz” diyor. Kardeşim hiçbiri olmaz. Hiçbiri. Kimyasalı mimyasalı yok.

 

(Amerika’da Beyaz Saray’dan bir açıklama yapılmış. “Kimyasal silahla masum insanlara karşı varil bombasıyla saldırılırsa, Başkan” yani Trump “tekrar bir cevap verecek.” O zaman harekete herhalde geçecek.)

Kardeşim bomba çeşitlerini sayıp durmasınlar. Alay mı ediyorlar? Yani varil bombasının özelliği, içine çivi cıvata falan koyuyorlar. Öbür bombada da, paramparça ediyor. Ciğerlerini falan da parçalıyor. Kökten tahrip ediyor. Bütün binayı yakıp adamları un ufak ediyor. Varil bombası, daha ilkel bir bomba. Aradaki fark bu. Öbürü daha vahşice öldüren bir bomba. Bomba çeşitlerine göre durum değerlendirmesi olmaz. Hiçbir bomba, hiçbir mermi olmaz. Hiçbir silah olmaz. Hiçbirini kullanmaması lazım. Bu sefer de ona geçtiler. “Böyle şey olur mu?” dedim. “Ha o zaman varil bombası da olmasın.” Kardeşim bütün bomba çeşitleri olmaz. Bombanın güzeli çirkini olmaz. Hepsi kötü.

 

Halk Arasında İngiliz Derin Devletinin Paralı Uşakları Var

İngiltere’de kitap dağıttık. Onlar acayip feryat figan. Bunlar çok ucuza çalışan adamlar. Üç yüz lira falan veriyorsun, köpek gibi hizmet ediyor bir ay. İngiliz derin devletine köpek gibi hizmet ediyor, bir ay. Aylık üç yüz liraya her türlü adiliği yapıyorlar yani.

 

(FETÖ’nün darbe girişiminde nizamiyede nöbet tutan Er Müslüm Uzun’un, Tümgeneral Ali Doğan İnce’yi almaya gelen dört cuntacıyla tek başına çatıştığı ortaya çıktı. Nizamiyedeki bir uzman çavuşu ağır yaralayan cuntacılar, kurşun yağdıran erle baş edemeyince geldikleri aracı bırakarak kaçmışlar. İddianamede yer alan bilgide, bazı şüphelilerin nöbet tutan erlere, kapılara gelen polislere ve “Sivil halkı vurun. Siz onları vurmazsanız, biz sizi vururuz” emri verdikleri ancak nöbetçiler çatışmaya hazır vaziyette beklerken kimsenin kışlaya gelmemiş olması nedeniyle herhangi bir çatışma yaşanmadığı ifade edildi.)

 

“Seni vururum” deyince, ayağından vurarak veyahut bir şekilde tutuklayarak, kolunu bacağını falan tutuklaması gerekiyordu. Çünkü artık orada o asker olmaktan çıkmış, katil olmuş. Yani azmettirici katil olmuş. Hemen indirmesi gerekir. Askere bu talimatın verilmesi lazım. Askerin bu hakkı olduğunu bilmesi gerekiyor. Bilmiyorum, anlatıyorlar mı?

 

(Ceviz hakkında bilgi vereceğiz. Ceviz; topraktan azot, fosfor, potasyum, magnezyum, demir, bakır, çinko, bor, molibden, mangan elementlerini kökleri yoluyla alıyor. Ceviz ağacı, bu elementlere aşırı duyarlı. Bunların eksikliği, ceviz ağacını ve ceviz meyvesinin oluşumunu olumsuz etkiliyor. Örneğin potasyum ceviz ağacının hastalıklara karşı direncini artırıyor. Ayrıca su dengesinin korunmasında görev alıyor. Ceviz ağacında potasyum yetersiz olursa, ilkbahardaki soğuklara karşı direnç gösteremiyor. Yüz gram cevizde günlük ihtiyacımızın iki katı manganez bulunuyor. Manganez; kalsiyumu emilimi, proteinlerin sentezlenmesi, besinlerin enerjiye dönüştürülmesi için gerekli olan bir mineral. Ayrıca kanın pıhtılaşmasını sağlıyor ve kan şekerini düzenliyor.)

İşte bu Allah’ın bir harikası. Cevizin içinde, bir de kabuk da son derece sert ve düzgün bir kabuk. Yani hiçbir şey etki etmiyor. Onun içinde, bir insanın vücudunun ihtiyacı olan her şey var. Omega yağlar, sentetik yapılamıyor. Şeker, sentetik yapılamıyor. Vitaminler, sentetik yapılamayan vitaminler. Omega yağı yapılamıyor mesela sentetik. Şeker de yapılamıyor sentetik. Bazı maddeler yapılabiliyor sentetik. Yani bazı vitamin türleri yapılabiliyor. Ama bunu cevizin bilmesi, zehirli bir şey yapmayıp sadece insan vücuduna faydalı şeyler yapması çok harika. Ve bütün vücudun ihtiyacı olan mineraller. O kök, saç kılından daha ince. Torağın altında, en girift yerlerde, çamurun içinde ilerliyor. O kadar kirli suyun yani alabildiğine kirli mikropla dolu suyun içinden mikrobu, virüsü hiçbir şekilde almıyor. Tertemiz saf suyu alıyor. Sadece demir atomunu alıyor. Mangan, kobalt, çinko, bakır, faydalı mineralleri alıyor. Onları götürüyor, yerleştiriyor cevizin içine. Tek tek. Tam ilgili yerlere yayıyor ve miktarı kadar. Fazla da koymuyor. Mesela istese arsenik de var yerde, arseniği de doldurabilir, yapmıyor. Mesela, arseniği ayırıyor. Zararlı madde, cıva var mesela, cıvayı almıyor. Faydalı maddeleri alıyor. Çok miktarda var cıva. İstese alır ama almıyor. Sadece insana faydalı olan maddeleri alıyor. İnsan aklının, milyonlarca misli akla sahip ceviz ağacı.