Sayın Adnan Oktar'ın 1 Mart 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar


A9 TV, 1 Mart 2017

 

Vesveseyle Hiç Muhatap Olmamak Şeytana Uymamaktır, Muhatap Olmayınca İbadet Sevabı Almış Olursunuz

Vesveseye en güzel cevap hiç cevap vermemektir. Hadi oradan dersin, olur biter. Vesveseye cevap vermek çok büyük hatadır; uğraşmak, muhatap olmak. Vesvesenin hükmü sıfırdır. Hiçbir manevi sorumluluk yüklemez insana. Hiç telaş edilecek bir konu da yoktur. Şahsa ait bir şey değildir o. Şeytandan beyne gelen sinyaller onlar. Muhatap olmamak ibadet kısmını oluşturur. Muhatap olmazsanız bu ibadet sevabını almış olursunuz. Muhatap olursanız şeytana uymuş olursunuz. Şeytana uymamak için vesveseyle hiç muhatap olmamak lazım. Kaale almayacaksın.

 

(Ahmet Hakan, Hulusi Akar Paşamızı da öven bir yazı yazdı; "Sayın Hulusi Akar bu ülkenin büyük çoğunluğu sizin 15 Temmuz'a karşı yiğitçe bir duruş sergilediğinizin farkında. Ve sizi bu açıdan takdir ediyor. Bu ülkede büyük çoğunluk sizin sivil yönetimin emrinde olmanızı olması gereken çok doğal bir durum olarak görüp yorumluyor. Cumhurbaşkanı ile çıktığınız seyahatlere kafayı takanların sayısı ancak bir avuçtur. Sizin darbeyle marbeyle hiçbir işinizin olmadığının hemen herkes farkında. Lütfen kalbinizi ferah tutun." dedi.)

Benim konuşmalarımın olumlu etkisini görüyor musun? O mübarek insanı hep böyle darbeci gibi falan göstermeye çalışıyorlardı. İşte FETÖ’cü şu bu falan gibi göstermeye çalışıyorlardı. Ben ısrarla savununca benim kullandığım kelimelerin aynısını, mantığın aynısını savunan birçok yazı çıkmaya başladı. Çünkü aleyhte adam harcama sistemi biraz hızlı çalışıyor Türkiye'de bazı yerlerde. Halbuki tertemiz insan, belli efendi bir insan. Ne kadar zor bir şey. Adam geliyor zorla Genelkurmay Başkan'ını kaçırıyor, boğazına kemer takıyor sıkıyor sonra o kahramanca direniyor, geliyor aslan gibi vatana milletine sahip çıkıyor. Adam da diyor ki, "Yok, sen FETÖ’cüsün." diyor. Sen deli misin mübarek? Aklını başına al. Ne istiyorsun? Bu ne sevgisizlik, bu ne saygısızlık, ne münasebetsizlik. Hulusi Akar Paşamızı kendi haline bıraksınlar. Uğraşmasınlar. Vicdanlı davransınlar.

 

Zer Alemi Şu An Halen Hayatta Olan Bir Sistemdir

Zer alemi, zannediyorlar ki oldu, geçti, bitti. Zer alemi, şu an yaşayan paralel evrendir. Paralel bir dünya şu an var, elan vardır. Kuran'da bu açık açık anlatılıyor. Oradan sürekli sevkiyat var dünyaya, insan gönderiliyor sürekli.

Paralel evren Yunus Suresi 10’da Allah ona dikkat çekiyor. Şeytandan Allah'a sığınırım, "Gerçekten, hamd alemlerin Rabbi olan Allah'ındır." (Yunus Suresi, 10) Alemler. Demek ki bir tane alem yok. Mesela yine Enam Suresi 162’de “De ki: "Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah'ındır." (Enam Suresi, 162) Birçok ayette alemlerden bahseder Cenab-ı Allah. Mesela yine “sizi çift çift yarattık” (Nebe Suresi, 8) diyor “Ve Biz, her şeyi iki çift yarattık. Umulur ki, öğüt alıp-düşünürsünüz.” (Zariyat Suresi, 49) İnsanın bir kopyası da vardır. O da işte zer alemindedir.

 

(Amerikan Merkez Komutanlığı’nın resmi Twitter hesabından yayınladığı YPG’li militan kız resimlerine “bunlar çocuk” eleştirisi gelince bir Pentagon yetkilisi bu iddiaya cevap verdi. Ve Suriye’de SDG şemsiyesi altındaki gruplara destek vermesi karşılığında "istihdam edilecek savaşçıların belirli bir yaşta olması" gibi bir koşul olduğunu hatırlamadığını ifade etti.)

Canım olur mu? El kadar çocukları sen cepheye sürüyorsan. Nerede görülmüş böyle bir şey. Uluslararası hukuka aykırı. On yaşında, on bir yaşında, on iki yaşında adama silah verip eline oraya götürmenin alemi ne? Bunda mantık yok. Bir Amerikan vatandaşına sen on iki yaşında, on bir yaşında silah verip cepheye gönderirsen ne olur? Amerika da bu ağır suçtur. Anlamazdan gelmesinler. Ayrıca komünist eğitimden geçen insanlar onlar. O fitneye karşı da oradaki insanların eğitilmeleri gerekiyor.

 

Kedilere, Köpeklere, Hayvanlara Eziyet Verecek Şeyden Şiddetle Kaçınmak Lazım

Onların rahatlığı çok önemli, huzuru. Kedinin huzuru insanların huzuru demektir. Bir evde kedi huzur içinde yaşıyorsa o insanlara da o huzur yansır. Bir evde köpek huzur içinde yaşıyorsa insanlara da o huzur yansır. Hayvanlar huzursuz olursa insanlar da huzursuz olur. Yazık günah yani ona çok dikkat etmek lazım.

 

(ODTÜ, Boğaziçi, Bilkent gibi üniversitelerin akademisyenleri yeni müfredatta evrim konusunun yer almamasına ilişkin görüşlerini Milli Eğitim Bakanlığı’na raporla bildirdi. Raporda “Canlıların ortak kökeni ve evrim konusu ilköğretimin ilk aşamalarından itibaren müfredata girmeli. İlköğretimde öğrencilere evrimsel bir bakış açısını sağlayacak ve ileride görecekleri konuları bütünleştirecek bir perspektifle sunulmalı. İngiltere, Finlandiya, İran, Gürcistan gibi ülkelerde evrim ilköğretimde okutulmaya başlanıyor” denildi.)

Utanç duymaları lazım şu laftan. İngiliz derin devletinin dayatmasıyla İran gibi şeriatla idare edilen bir ülkede ilkokuldan itibaren müfredatta yüzlerce saat Darwinizm propagandası yapılıyor. Allah inkar ediliyor. Darwinizm bütün kainatın tesadüfen yaratıldığı iddiasını savunan bir pagan inancıdır. Putperest bir inançtır. Göğüslerini gere gere bilim diyor. Tesadüfün adı nasıl bilim olur? “Şu nasıl oldu?” diyorsun “tesadüfen oldu” diyor. “Bu nasıl oluyor?” “Bu da tesadüfen oluyor.” Bunun adı nasıl bilim oluyor? Jeoloji bilimdir. Biyoloji bilimdir. Fizik, kimya, astronomi hepsi bilimdir. Darwinizm hurafedir. Putperest inancıdır. Okutulması da PKK’nın gelişmesine sebep oluyor. Devrimci Halk Kurtuluş Partisi Cephesi’nin gelişmesine sebep oluyor. Teröristlerin gelişmesine sebep olur. Zemin hazırlar. Komünizmin temel inancıdır Darwinizm. Bu beladan bizim milletimizin kurtulmasının sebebi bizleriz. Halkın yüzde sekseninin, yüzde doksanının Darwinizm’e inanmamasının sebebi bizleriz. Bizim gayretimizle oluyor. Buna rağmen daha hala gayet rahat bir üslupla Darwinizm’in anlatılmasını istemek çok çok yanlış. Bilim olmadığını bildiğin halde. Öyle bilim olur mu? Paleontoloji bilim. Niye paleontolojiyi savunmuyorsun? Devlet paleontolojiyi öğretsin, niye öğretmiyor? Hükümet anlatsın paleontolojik deliller. Fosiller, fosil bilim bir ders kitabı olarak okutulsun. Okutulmuyor, gösterilmiyor. Çünkü fosil devreye girdi mi evrim biter. Yedi yüz milyonun üstünde fosil var. Sen bunları ortaya koydun mu anında Darwinizm biter. Çünkü hiçbir ara fosil yok. Darwinizm’i ispatlayacak tek bir delil yoktur. Tek bir tane fosil yoktur. “Varsa on trilyon vereceğim” dedim. Bak yıllardan beri gelmiyorlar. Çok ayıp. Demagojiyle, hükümeti köşeye sıkıştırarak devam ettirebileceklerini zannediyorlar. Bu olmaz. Ama hükümetin tabii elemanı yok. Yani bu adamlara direnebilecek elemanları yok. Bilim adamları yok. Bizim dışımızda da bu konuda tavır alan olmadığı için hükümetin ancak bu kadar gücü yetiyor. Hükümetin Darwinizm’e tavır almasının tek nedeni biziz. Benim tavsiyelerim. Yoksa hükümet hiçbir şekilde Darwinizm’e tavır almaz. Hiçbir İslam ülkesinde Darwinizm’e tavır alınmıyor. Bir tek Türkiye’de alınmaya çalışılıyor. Daha alınmış da değil. Ama alınacak bu utanç verici teoriyi ortadan kaldıracağız. Bu pagan dinini, bu putperest dini kabul etmiyoruz.

 

15 Temmuz'da Halkı Tankla Ezen Katiller Tek Bir Hapisaneye Toplansın, Başkalarını Zehirlemelerine İzin Verilmesin ve Hepsi Halka Tanıtılsın

Ben böyle bir pislik, ahlaksızlık görmedim. Vatan haini, ahlaksız, haysiyetsiz, namussuz aynı zamanda da homoseksüel olan it kopuğu doldurmuşlar bir yerlere. Gidip halkı vurdurtturdular bunlara. Bunları halka teşhir etsin hükümet. Ben bunları görmek istiyorum bu adamları. Hatta mümkünse bunların hepsini bir hapishaneye toplasınlar. Bunları halka sürekli gösterelim. Bunları çeşitli hapishanelere dağıtmasınlar bu pislikleri, ahlaksızları, bu haysiyetsizleri. Tek bir hapishaneye toplansın bunlar. Ve canlı yayında da millete gösterilsin bu ahlaksızlar. Her gün bunların yüzüne tükürülsün. Millet bunlara olan nefretini ifade etsin bu alçaklara. Bunlar bilinmiyor. Sen adamı vurmuşsun kafadan ahlaksız. Koma halinde yatıyor o çocuk. Öyle kıpırdamadan yatıyor. Bu namussuz da ceza evinde yan gelmiş geğirerek yemek yiyip uyuyor. Daha hala kafa tutuyor millete. Böyle bir şey olmaz. Biz bu adamları görmek istiyoruz. Bu alçakların hepsini bir hapishaneye toplasınlar tek bir hapishanede olsunlar. Çünkü öbür hapishanedekilere de bunlar zarar verirler. Haysiyetsiz bunlar. Onları da o pis emellerine doğru çekmek isteyebilirler. Oraların da bereketini kaçırır bu uğursuzlar. Cinayet işlemiş bu alçakları, kendi vatandaşını vurmuş olan bu kahpeleri biz görmek istiyoruz. Bunlar zamanında hep ırzına geçilmiş, namussuzluğa alıştırılmış, kendine saygısını kaybetmiş Allahsız, Kitapsız, alçak, kahpe adamlar. İngiliz derin devletinin köpekleri bunlar. Bunların insanlıkla alakası yok. Askerlerin arasına bunlar serpiştirilmiş.  Asker de değil bunlar. Bunlar haysiyetsiz, namussuz, iblis takımı. Bunların halka gösterilmesi, bunların durumunun iyice halk tarafından bilinmesi gerekiyor. Bunların böyle göğsünü gere gere hapishanelerde volta atması bilmem ne diye bir konu olmaz. Burada bir yanlışlık var. Bunun düzeltilmesi lazım. Hepsini tek bir hapishaneye alsınlar. Çünkü mesela Malatya’ya gidiyor oradaki insanların başına bela. Eskişehir’e gidiyor oradaki insanların başına bela. Mikrop bunlar. Bunları her yere yayıp bu mikrobu pisliği her tarafa bulaştırmanın bir alemi yok. Tek bir yere toplasınlar hepsini. Ve bunları da göreceğiz biz de. Her okuduğumda kan tepeme çıkıyor. Acayip kızdırıcı bir şey.  Çok fazla insan vurmuşlar. Birçoğu komada. Daha hala komadalar. Hiç yerinden kıpırdamadan yatıyorlar. Bu alçaklar herifler keçi gibi sakal bırakmış keyfinde, zevkinde, işinde gücünde. Keçi sakalına bir şey dediğimiz yok da o dert değil de adamın keyfi açısından diyorum. Bunlar kimdir teker teker teker bize göstersinler. Benim bu anlattıklarımın büyük bölümü doğru. Bunlar özel olarak İngiliz derin devleti tarafından yetiştirilmiş. Irzına geçilmiş, haysiyetsiz, şerefsiz, namussuz yetiştirilmiş adamlar. Bunları biz göreceğiz. Bir kısmını da korkaklığından, kahpeliğinden orada o vatandaşları vurdular. Bir kısmının da niye niçin bu belanın içine girdiğini biliyor değiliz anlayamadık. Bu ahlaksızlığı neden yaptıklarını bilmiyoruz. Bizim için bir sır. Ama böyle bir ekip var dediğim tarza yetiştirilmiş. Alçak, haysiyetsiz, namussuzlardan oluşturulmuş bir ekip var. Ama diğerlerinin mesela Kayseri’den gelmiş asker. Sen vatandaşı nasıl vurursun? Buna bir açıklık getirttirmek lazım. Bu bizim için bir sır.

 

(15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı’na operasyon yapmak ve polislere ateş ederek şehit etmekten yargılanan darbeci eski Özel Kuvvetler TİM Komutanı Yüzbaşı İsmail Yiğit “Eğer isteseydim içeriye el bombası atardım ve hepsi şehit olurdu. Ancak ben öyle yapmadım” şeklinde savunma yaptı. Ayrıca darbeci asker Sayın Erdoğan Marmaris’ten ayrıldıktan üç buçuk saat sonra Cumhurbaşkanı’nı o bölgeden almak için gittiklerini kendilerinden önce birilerinin gelip Cumhurbaşkanı’na suikast yapmış ve polisleri şehit etmiş olabileceğini, bunların kim olduğunu bilmediklerini iddia etti.)

Bu adamın görüntüsü değil mi o? Evet böyle bunları biz tanıyalım. Bunlar tek tek tanıtılsın topluma. Özellikle katiller tanıtılsın. Bu katil değil herhalde cinayete teşebbüs etmiş sadece bu. Yok, fiili katilleri tanıtsınlar tek tek ben onları göreceğim. Bir de hepsini bir araya getirsinler, tek bir hapishanede olsun bunlar. Orayı burayı zehirleyecek şekilde bunları dağıtmasınlar.

 

(Trump ilk kez Amerikan Kongresi’ne hitap etti. Yaptığı konuşmada “IŞİD’i yeryüzünden temizlemek için İslam dünyasındaki dostlarımız ve müttefiklerimiz de dahil tüm müttefiklerimizle beraber çalışacağız. Müslüman ve Hristiyan her din ve her inançtan kadın, erkek ve çocukları katleden IŞİD’i ortadan kaldırma planı hazırlaması için Savunma Bakanlığı’na talimat verdim” ifadesini kullandı. Pentagon bütçesi için Amerikan tarihindeki en büyük bütçe artışının hazırlanması talimatını verdiğini söyledi. Ayrıca İran için de bir açıklama yaptı ve İran’ın füze programını destekleyen kişi ve kurumlara yeni yaptırımlar getirdiğini belirtti.)

Trump’ın, İran’ın silahsızlanmasını istemesi boş olur. Çünkü Şii inancına göre Mehdi (as) çıkacak ve Mehdi (as)’nin ordusu olacak. O inancın gereği olarak zaten onlar büyük bir ordunun farz olduğuna inanıyorlar. İnançlarıyla çelişir. Yani bütün dünya ordularla baş edebilecek bir askeri güce sahip olmaları gerektiğinin farz olduğu kanaatindeler. İnanç olarak o düşüncedeler. Mehdiyet’in şefkat merhamet yönünü esas alsın Trump. Onu gündeme getirerek yaklaşabilir. İran’ın ikna edilmesi Mehdiyet’le olur. Mehdi (as)’nin şefkati, merhameti silahları ortadan kaldıracağı, kan dökmeyeceği o konuyu ön plana getirirse Trump oradan netice alır. Yoksa “İran silahsızlansın” falan derse İran bunu dinlemez. Bir de İran’a gücü de yetmez Amerika’nın. Çünkü İran tek başına değil ki. Nasıl Suriye’ye gücü yetmiyor? Niye etmiyor? Çünkü Rusya var. İran’a niye yetmez? Çünkü Rusya’dan dolayı yetmez. Çünkü Rusya’yı da yenmesi gerekiyor İran’ı yenmesi için. Rusya’yı İran ezdirmez. Çok önemli bir imkan, çok önemli bir koza sahip Amerika. Mehdiyet’i gündeme getirsin. Mehdiyet’in şefkati, merhameti silahları ortadan kaldıracağı, savaşların o devirde duracağı konusunu ısrarla hadislerle gündeme getirirse mesele hallolur. Bir de aralarını bulalım. Yani İran’a sürekli düşman gibi görüntü pek iç açıcı olmayacak. Bu bayağı sıkıntı meydana getirir, gerilim devam eder. Rusya’yla da aralarını çok iyi tutsunlar. Rusya’yla silahsızlanma anlaşması yapılsın, konuyu kökten halledelim. İngiliz derin devletinin oyununa kimse gelmesin.

 

Kuran'da ve Peygamberimiz (sav)'in Hadislerinde Zer Alemi

Talak Suresi 12 “Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı” bak “Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı” yerin benzeri olan bir alem. “Dünya gibi bir alem daha yarattım” diyor Allah, dünyanın aynı benzeri bir alem. “Emir, bunların arasında durmadan iner” Yani “O dünyayla bu dünya arasında emir sürekli Allah’ın emri akar, devam eder” diyor. “Sizin gerçekten Allah'ın her şeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için” Burada anlatılan ne? Dünyaya benzeyen bir dünya daha var. İşte zer alemi denilen alem bu Kuran’da Talak Suresi 12’de geçiyor. Bak “Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı” “yerin” bak “aynısı dünyanın benzerini yarattım” diyor. “Bir alem daha var” diyor Allah. “Oradan Allah’ın emri sürekli akar” diyor. Dünyaya sürekli insan gönderiliyor oradan, doğma görüntüsünde, anneden babadan olmuş görüntüsünde o alemde, zer aleminde hazır olan insanlar gönderiliyor. Bak o alemi de Allah anlatıyor Kuran’da ve hadislerde de anlatılıyor. İbn-i Abbas’ın şunları söylediği nakledilir. “Yedi yer vardır” hadis “her yerde sizin Peygamberiniz gibi bir peygamber, Adem gibi bir Adem, Nuh gibi bir Nuh, İbrahim gibi bir İbrahim, İsa gibi bir İsa vardır.” İşte peygamberlerden söz aldım diyor ya Cenab-ı Allah, zer aleminde işte sayıyor bak bütün peygamberleri sayıyor. “Bütün peygamberler orada” diyor. Aynı zamanda dünyadalar, işte o alemden gönderiliyorlar peygamberler. Bütün insanlar o alemden gönderiliyor. Resulullah Efendimiz ashabın yanına varmış, onlar sessizce duruyor konuşmuyorlarmış, “Niçin konuşmuyorsunuz?” Diyor Peygamberimiz (sav). “Allah azze ve cellenin mahlukatını tefekkür ediyoruz” demişler. Efendimiz (sav) şöyle buyuruyor: “Öyle yapın, Allah’ın yarattıklarını düşünün, Kendisi’ni düşünmeyin çünkü batıda bembeyaz bir toprak vardır, onun aydınlık olan sahası, aydınlanmış olan alanı güneş yürüyüşüyle kırk gündür.” İşte o alemi anlatıyor, “beyazdır sahası” diyor. Mesela bak dünyada yeşil, mavi hakimiyeti var, orada da beyaz hakimiyeti var. “Orada Allah’ın yarattıkları vardır ki, bir göz kırpacak an bile Allah’a asla isyan etmezler.” Zer aleminde herkese Allah’a itaat etmiş durumda. Bak hiç kimse Allah’a isyan etmiyor o alemde. Kuran’da da öyle diyor zaten, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” Diyor. Müminler ne diyorlar? Herkes “sen bizim Rabbimizsin” diyorlar. İsyan yok, onu anlatıyor hadis. “Onların arasında şeytan var mı?” dediklerinde, Peygamberimiz (sav) diyor ki: “Onlar şeytanın yaratılıp yaratılmadığını bilmezler.” “Bunların arasında Adem (as)’ın çocukları var mıdır?” dediklerinde, “Onlar Adem (as)’ın yaratılıp, yaratılmadığını bilmezler.” Adem (as) zaten orada, aynı zamanda dünyaya gönderiliyor.

 

(Hürriyet Gazetesi’nde uzun süredir Washington muhabiri olarak görev yapan Tolga Tanış gazeteyle ilişiğinin kesildiğini çalışma arkadaşlarına duyurdu. Tolga Tanış son olarak büyük tepki toplayan “IŞİD’in Türk malı potasyum nitratları" başlıklı yazıya imza atmıştı. IŞİD’in patlayıcı yapımında kullandığı potasyum nitratları Türkiye'den aldığını öne sürmüştü.)

Çok anormal bir şey. Her ülkede var. Irak’ta, Suriye’de zibil gibi potasyum nitrat. Ayrıca potasyum nitratla yapılmıyor ki bomba. Asıl İngiliz menşeili patlayıcılar kullanılıyor. Potasyum nitrat patlayıcı bir şey değil. Potasyum nitratla hiçbir şey yapamazsın. O şiddetli patlamalar onunla elde edilemez. O yan etki yapabilir. Ne olur? Patlamanın etkisiyle oradaki oksijen açığa çıkıyor. Yanıcı etkiyi biraz daha artırır o. Patlamayla alakası yok potasyum nitratın. Patlayıcı bir madde değildir o. Çok fazla oksijen ortaya çıkmasına sebep olur.

 

(Sincar İlçe Kaymakamı Mehma Halil, PKK'nın bölgedeki varlığını güçlendirip, DEAŞ gibi tüneller kazmaya başladığını söyledi. PKK'nın bölgeden çekilmeyeceğine dönük sinyaller verdiğini aktaran Halil, “PKK militanları son dönemlerde Şengal'deki kamplarını genişletip güçlendirmeye başladı. Bu gelişme de örgütün öyle kolay bir şekilde bölgeden çekilmeyeceğine işaret ediyor. PKK Şengal Dağı başta olmak üzere elinde tuttuğu bazı bölgelerde tüneller kazmaya başladı. DEAŞ gibi tünel kazıp, olası bir hava saldırısından kendilerini korumayı amaçlıyorlar” dedi.)

Tünel kazıyorsa tünel koruyucu bir yönü yok. Tünel çok tehlikeli bir şey. Tünelin içine bir basınç uygulanırsa adam top mermisi gibi fırlar öbür taraftan. Tehlikeli bir şey. Onun için tünel tavsiye etmem hiç kimseye. Tünelle münelle de kurtulamazlar ayrıca. Tünel iki taraftan sıkıştırabilecek bir sistem. Hepsi teslim alınır o zaman.

 

Her gün deccal nefret, kinden bahsediyor. Biz de her gün sevgiden bahsediyoruz. Onun pis elektriğini biz pozitif auraya çeviriyoruz. Onun şeytani elektriğini pozitif, güzel Rahmani elektriğe çeviriyoruz.

 

Kadınlar Çok Şahane Varlıklar. İnsan Bakmaya Doyamıyor, Sevmeye Doyamıyor

Müthiş zevk alıyorum ben kadınlardan. İnsanlar nasıl bunu anlayamıyorlar, hayret ediyorum. Yani çok nefis varlıklar, çok şahane varlıklar. İnsan bakmaya doyamıyor, sevmeye doyamıyor, konuşmaya doyamıyor. Her yönden mükemmel varlıklar. Dünyadaki en büyük süs, üstüne yok yani kadınların üstüne. Bunu nasıl anlamazlar? Yani onu hissedememelerine şaşıyorum ben. Mesela gül kokusundan bir insan hoşlanmıyorsa bir insan buna şaşırmaz mı? Ne diyeceksin adama? “Gül kokusu çok güzel” diyorsun. “Aa nasıl oluyor ki?” diyor. “Kadın çok güzel bir varlık” diyorsun. “Aa nasıl oluyor?” diyor. Allah vermemişse bilmez tabii insan. Ben çok haz duyuyorum kadınlardan, çok seviyorum kadınları.

 

İnsan Hayret Gücünü Nasıl Artırabilir, Ülfetten Nasıl Korunabilir?

Düşünerek elde edilir yani biraz değil, ciddi bir hırs yapılması lazım. Mesela bak şimdi ben bahar ya, yavaş yavaş tomurcuklar açıyor. Kuru dal tahta, takır takır. Tak diye kırılıyor. Renkli çok düzgün çiçek. Mesela o onun görevini bilmiyor, o onu bilmiyor. Çok hayret verici bir şey ama dikkatlice düşünülmesi lazım. Ama köfte ekmek yiyip, atom forvet zıplayarak yürüyorsa adam onu düşünemez. Derin düşünmek için derin düşünmeye vakit ayırmak lazım.