Sohbetler (6 Mart 2017; 20:00)

Deşifresini okumakta olduğunuz videoyu izleyin" »

ASLI HANTAL: Yayınımıza Hocamız’la birlikte devam ediyoruz.

ADNAN OKTAR: Ne güzel. Ne anlatalım? Bir şey söyleyin de konuya girelim.

ASLI HANTAL: Vatandaşlar 15 Temmuz gecesi Genelkurmay Silahlı Kuvvetler Komuta Harekat Merkezi’ni darbecilerden geri almaya çalışmıştı. Yeni ortaya çıkan bilgilere göre, vatandaşlar karargaha giremeyince başka çareler aramışlar ve tank tarafından ezilen bir polis aracının plastik aksamlarını ateşe verip, emici fanların olduğu havalandırmaya atmışlar. Havalandırmaya atılan parçalar, binanın dumanla dolmasını sağlayınca darbeciler burayı terk etmek zorunda kalmış.  

ADNAN OKTAR: Türk aklına bak, maşaAllah çok akıllılar. Ne kadar pratik çözümler buluyorlar, mucize bu maşaAllah. Ama işte eğitim verilmesi lazım. İşgale karşı, darbeye karşı, halk bilinçlendirilip eğitim verilmesi lazım. Ne olur darbeye karşı eğitim verilse? Asker de eğitilmesi lazım, polis de, halk da eğitilmesi lazım.

“Seni çok seviyorum. Bana senden kalıcı bir hatıra verirsen çok sevinirim inşaAllah.” Yani küçük bir hediye, tamam. Hediye çok güzel bir şey, genç kızlara özellikle. Kadına altın hediye vermek lazım, küçük de olsa altın, çünkü altın çürümez. Allah vermesin başı sıkıştığında da onu bozdurabilir. Onun için öyle boş şeyler değil de kalıcı o tip şeyler güzel olabilir. Çok küçük ufak yani.

“Zerdüşt gibi kültürün katkısıyla olan Mehdilik” diyor. Zerdüşt, Mehdi (as)’yi uzun uzun anlatıyor. Aynısı. Hazreti İbrahim (as) sayfalarında aynısı anlatılıyor. Buda aynısını anlatıyor. Mehdi (as)’yi aynısıyla anlatıyor, sakalını, saçından, boyu posu aynısıyla anlatıyor. Aztek yazıtlarına bakıyoruz, orada da Mehdi (as) anlatılıyor. Ölü Deniz yazıtlarına bakıyoruz orada da Mehdi (as) anlatılıyor. Yani hepsi ittifak halinde. Bu ne biliyor musun? Hepsi hak dinlerin bozulmuş hali. Zerdüştlük de hak bir dinin bozulmuş halidir. Mehdi (as)’yi çok kapsamlı anlatıyor. Ahir zamanda geleceğini, bütün dünyanın tek din olacağını, kardeşlik barış olacağını, silahların kalkacağını, savaşın kalkacağını Zerdüşt söylüyor. Buda da söylüyor. İnka yazıtlarında, Aztek yazıtlarında ne işi var? Orada da yazıyor. En eski yazıtlarda da var.

Anadolu’da biliyorsunuz on bin yıllık, on beş bin yıllık uygarlıklar bulundu. Onların resimleri var mı? “Nereden nereye?” diyeceksiniz.

ASLI HANTAL: İsteyelim.

ADNAN OKTAR: Doğal çalgı istiyoruz doğal, Çingene çalacak Çingene, biz de eğleneceğiz. Sanatın üstadı Çingenelerdir. Onlar candır. Onlar dünyanın en güzel insanları, çok güzeldirler Çingeneler. Huyu da güzeldir, kendi de güzeldir, ahlakı da güzeldir, sanatı da güzeldir candır onlar. “Çingene denmesin” diyor. Çingene Çingene. Benim o kardeşlerimin adı Çingene. Kanında Çingene kanı olmayan hiç kimse yoktur. Akla bak ya, sonra “Roman” diyecekmiş, sonra Roman’dan da utanacaksın. “Roman da deme” diyeceksin. “Zenci deme”  Zenci ne kadar güzel, Zenci. Zenci, dünya güzeli insanlar. Mükemmel insanlardır. Mütevazı, tertemiz insanlar. Niye denmesin Zenci yani? Akla bak, yok öyle şey.

Evet dinliyorum.

ASLI HANTAL: Makaleleriniz hakkında bilgi vardı. İran’ın en büyük İngilizce günlük gazetelerinden Tehran Times’da; “İran ve Türkiye ne olursa olsun kardeş olarak kalacak” başlıklı makaleniz yayınlandı. Yazınızda, İran-Türkiye-Rusya ittifakını bozmak için oynanan tüm oyunlara rağmen, birlikteliklerin güçlendiğine değiniyorsunuz. Bu yazınızda, son zamanlarda İran ve Türkiye arasını açmak için yapılan provokasyonlara Sayın Erdoğan’ın “fitne ateşini söndürelim” mesajının, Sayın Ruhani’nin de “bölgenin istikrarı için siyasi farklılıkların bir kenara bırakılması gerektiği” mesajının tam bir cevap niteliğinde olduğunu vurguluyorsunuz.

Sol görüşlü, Amerika’nın bağımsız haber sitesi American Herald Tribune’de; “Trump-Putin işbirliği dünya için tarihi bir fırsat” başlıklı makaleniz yayınlandı. Yazınızda, Amerika ve Rusya yönetimlerinin, bu iki ülke arasını bozmak için uygulanan provokasyonlara karşı öfkeli tepkilerden, ani çıkışlardan kaçınmaları gerektiğini söylüyorsunuz. İki ülkenin dostluğunu engellemeye çalışanlara, en güzel cevabın karşılıklı görüşmeleri, bağlantıları hızlandırmak olduğunu belirtiyorsunuz.

Suudi Arabistan’ın önde gelen Arapça günlük gazetesi Makkah Newspaper’ın hem basılı hem internet yayınında “Mültecilere arşı umursuzluk” başlıklı makaleniz yayınlandı.

Katar’ın en büyük Arapça gazetelerinden Al-Raya’da “Komünizm Avrupa’yı hiç terk etmedi ki” başlıklı makaleniz yayınlandı.

Merkezi Almanya’da yer alan Burma ile ilgili gelişmelere yer veren haber veren Burma Times’da “Rohingya zulmü bitmiyor” başlıklı makaleniz yayınlandı. Bu yazınız aynı zamanda Hindistan’dan yayın yapan Caravan Daily haber sitesinde de yayınlandı.

Bangladeş’in basılı günlük İngilizce gazetesi News Today’de “Mültecilerle ilgili başkanlık kararnamesi acilen geri çekilmeli” başlıklı makaleniz yayınlandı.

Gayrimüslimlere İslam dinini tanıtmak amacıyla hizmet veren Kuveyt’ten Discover İslam Kuveyt Portal’da “ Bedeviler ve kirli kültürleri” başlıklı makaleniz yayınlandı.

ADNAN OKTAR: Ne güzel.

Ne diyelim? “Sevgide kararlıyız” diyelim etiket olarak.

Bir on beş dakika kadar ara verelim. Çünkü bugün sabahlar olmayacak inşaAllah.

VTR: Peygamberimiz (sav) Mehdi (as)’ın Zuhur Ettiği Zamanda Suriye’nin Guta Bölgesi’nde Savaş Olacağını ve Müslümanların Şehit Edileceğini Bildirmiştir

ASLI HANTAL: Yayınımıza devam ediyoruz. Buyurun Hocam.

ADNAN OKTAR: “Hocam size bir sorum olacak. Tayyip Erdoğan için Mehdi diyorlar, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?” Mehdi gibi bir nevi tabii, çok çile çekti, çok acı çekti. Aslan gibi delikanlıydı, baksana acayip yaşlandı, çok ızdırap sıkıntı. Son zamanlarda da acayip bunaltıyorlar, çok sıkıyorlar. Milletçe destek olalım da bir ferahça bu yollardan geçebilsin. Bunca sıkıntıya bir de tabandan da sıkıntı olursa, bu günah, ayıp, çirkin artık, hiçbir vicdan kabul etmez. Şevki güzel çünkü gayretli, bayağı aşkla gayret ediyor. Böyle bir insanı ayağına çelme takarak, hızını kesmeye kalkmak, vicdanlı bir davranış olmaz. Ahlaki bir tavır da olmaz. Ya sen kendin git yap, ya yapana destek ol, değil mi? Hayır, sen daha iyi biliyorsan gel tamam kabul. Bu şevk, bu heyecan, bu gayret varsa tamam. Tayyip Hoca da bir şey demez, gel. Kimse sana bir şey demez, seni seçelim. “Hayır, ben yapamam” o zaman konuşma. Yapamıyorsan konuşma. O zaman yapana, başarılı olana destek ol, ayağına çelme takma. Bir de Tayyip Hocam biraz daha sakin olsun. Sıkılmasın, kendini boş yere sıkmasın. Millet seviyor onu, öyle bir şey yok. Yanındayız da ayrıca. Bunalacağı bir şey yok, stresli olmasın. Tevekküllü olsun. Son derece rahat olsun. İşler tıkır tıkır gider, hiçbir şey olmaz. Bir de etrafındaki insanların bazıları daha usta olsun. Beceriksizlik günah, bu insanı çok sıkar yani, çok ızdırap verir. Bir lider için, etrafında beceriksiz insanlar olması çok bunaltıcıdır, çok zordur. Ne desin şimdi Cumhurbaşkanı adam, farz edelim mikrofonu açıyor çalışmıyor, araba bilmem ne, bu çok sıkıcı ne desin yani? Yahut bir görev veriyor, adam yapmamış. Yani herkes elinden geldiği kadar destekçi olsun, yardımcı olsun. Ama Tayyip Hoca da kendini sıkmasın, o onun sağlığına da zarar verir. “Almanya izin vermedi” vermesin Allah Allah gitmezsin. Almanya’yla bizim ne işimiz var? Telekonferans yaparız, değil mi? Olay biter yani. Televizyondan zaten bütün Türkler izliyorlar onu. Herkes de izliyor yani. Bir salon toplantısına gerek yok. Herkes evinde izliyor. “Almanya’daki vatandaşlarıma açıklama yapacağım” dersin, biter.

ASLI HANTAL: Almanya konusunda Sayın Devlet Bahçeli de Cumhurbaşkanımıza destek veren konuşması oldu.

ADNAN OKTAR: Ne diyor?

ASLI HANTAL: Sayın Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’ya yönelik sözlerine destek veren bir açıklama yaptı. “Sayın Cumhurbaşkanı dört milyon Türk’ün yaşadığı Avrupa’yla ilgili olarak; “Ben istersem gelirim. Kapıdan sokmadığınız zaman da, dünyayı ayağa kaldırırım” demiştir. Sayın Cumhurbaşkanı eğer Avrupa’ya gitme kararındaysa yalnız değildir. MHP Genel Başkanı olarak ben de kendisiyle birlikte Avrupa’ya gelirim. Türk dünyasının önemli bir parçasını oluşturan Avrupa’da, yeni bir Türk ruhunu ortaya koymak üzere Sayın Cumhurbaşkanı’yla birlikteyim” dedi.

ADNAN OKTAR: Allah razı olsun. O zamanlar istirham etmiştim, dedim “Tayyip Hoca’yı yalnız bırakma.” Vicdanlı bir insan, ehli vicdan tabii. Olay parti marti meselesi değil. Hakikaten çok güçlü şekilde sahip çıkıyor. Sevabı çok, sevabı çok. Yalnız bırakmaması… Çünkü devletin sırlarını bildiği için olayın fevkaladeliğini anladı Sayın Bahçeli. Şimdi halkın bilmediği birçok şey var. Yani kepazeliğin boyutu anlatılır gibi değil. Bu NATO’da işin içinde, İngiliz derin devleti de işin içinde. Yani olay büyük. Tek başına bir insanı onlarla baş başa bırakırsan artık insaf yani. Bunu hangi vicdan kabul eder? Olay siyaset meselesi falan değil. AK Partili olmasın bir şey olmaz. Hangi partiden olursa olsun ama bu Türkiye’nin bir tane Cumhurbaşkanı var, Türkiye’yi temsil ediyor. Sahip çıkmak lazım.

Bingöl’de beni çok seven hanım arkadaşlarım var. Allah hepsine sağlık, sıhhat, hidayet versin. Hakikaten çok çok güzeller maşaAllah.

“Adnan Bey, sizin ve çevrenizin temizliği çok dikkat çekici. Nereye gitsek birçok yerde, bazı yerlerde bir kokuşmuşluk ve müthiş bir pislik var, siz pırıl pırılsınız maşaAllah.” Zerrin Genç.

“Hocam dün annem pazarda cüzdanını çaldırmış. Bu tarz hırsızlık olayları iyice arttı, yorumunuz nedir?” Elifnur Mercan. Geçen gün de yine bir kız arkadaşımız beş dakika diyor bir yere şey bırakmış gelmiş, anında çalmışlar. Nasıl olur? Cüzdanını iple bağlayacak. Cüzdanına deri cüzdansa ona kancalı bir şey takıp bir zincirle cebine bağlarsın. Yoksa çekip alıyorlar demek ki. Başka yolu yok.

Mesela Baykal da Almanya gezisini iptal etmiş. Güzel bak, partiler üstü destek. Şimdi Cumhurbaşkanı konuşmuyor, o gidip konuşacak, olmaz. Ama Merkel ayıp yapıyor, çok ayıp yani çok çirkin olaylar bunlar. Ama hiç ihtiyaç yok. Herhalde biraz ortalı anladığım kadarıyla “evet-hayır” Tayyip Hoca ona rahatsız oldu benim anladığım. O Almanya’ya gitse hakikaten coşturur etrafı. Yok ya oluruna bıraksın hayır vardır bir şey olmaz “hayır” da çıksa hayır var, “evet” de çıksa hayır var. Biz seni başta tutarız senin neyine lazım, sen işine bak devam et. Yetki istiyorsan daha da geniş yetki de veririz. Hadi “hayır” çıktığını düşünelim. E çıksın hayır var bir şey olmaz. Daha yetkini genişletiriz. Sıkıldığın, daraldığın yerler varsa açarız önünü istediğin gibi gidersin bir şey olmaz. Getir meclise kararı hemen onaylatalım Allah’ın izniyle. Bir şey olmaz sen iste yeter ki. Yok ya bu itibar konusu yapılacak yahut prestij konusu yapılacak bir mesele değil. Bir şey yok. “Hayır” da çıkabilir, “evet” de çıkabilir yahut ucu ucuna evet de olabilir, olsun hiçbir şey olmaz.

Ayn-ul hadra gözlerini sevdiğim neredesin?” diyor.

“Sizlere yaptığım yakışıksız üsluptan dolayı özür diliyorum. Atatürk ve de Türk askerlerinden dolayı övgüleriniz için teşekkürlerimi iletir başarılar dilerim.” Herhalde bir şeyler mi konuştu, biz dava mı açtık ne oldu? Bilmiyorum.

“Hocam cehennemden çıkış var mıdır?” Normalde cehennemden çıkış yok. Ama Cenab-ı Allah diyor ki yani çok açık diyor “deve” diyor “iğne deliğinden geçerse cehennemden çıkarsınız” diyor yani çıkamazsınız anlamında diyor. Ama “Ben dilersem” diyor. Fakat cehennemdekiler için niye kafa takıyorsunuz? Onlar zaten oraya uygun tipler başka yerde rahat edemez onlar gerçekten. Onlara en uygun yer orası. Bunalır onlar başka yerde, adamı cennete koysan yaşayamaz onlar. O ahlaksızlık yapacak birbiriyle uğraşacak, pislik yapacak, laf sokacak. Zaten Allah’ı inkar ediyor, orada da inkar ediyor.

AYLİN KOCAMAN: Ama cenneti görmekten zulüm duyar mı yine de? Cennete özenerek bir pişmanlık ve zulüm duyar mı kendi içinde?

ADNAN OKTAR: Şimdi hayrettir, zannettiğimiz gibi değil onlar, etkilenmiyorlar yani mahluk. İnkar ediyor Allah’ı daha hala. Bir garipler yani.

BEYZA BAYRAKTAR: Ayette “pişmanlıklarını gizlerler” diye geçiyor.

ADNAN OKTAR: Yani kaşarın kaşarı yani, azılı kaşar etkilenmiyor yani. Bir de cehennem ateşi diyoruz ama tabii bir azap var da cehennem ateşinde adam konuşuyor. Yani züppelik yapmaya yine devam ediyor, eli yüzü yanıyor, derileri dökülüyor yine konuşuyor. Yani bir kabus gibi bir yer öyle düşünün. Bizim tam anlayabileceğimiz gibi bir yer değil.

“Canımın içi seni çok özledim. En yakın zamanda seni görmek istiyorum” diyor.

Tayyip Hocam hiçbir şeye kendini sıkmasın. Bak milletçe yanındayız hiçbir sorun da çıkmaz. Biraz son zamanlarda sinirli bir görünüm arz ettiğini söylüyorlar. Bunu sakın yapmasın. Ehli tevekkül, ehli iman bir insan, hal ehlidir de Tayyip Hocam manayı bilir yani tevekkül yakışır Tayyip Hocam’a. Daha sakin. Rahat olsun yani ne istiyorsa yaparız. Yeter ki bu vatana millete hizmet etsin. Önüne bir engel bırakmayız. Söylesin şu tak, şu desin anında yani. Hiç fark etmez “evet” “hayır” değişecek bir şey olmaz ben söyleyeyim.

Kadir Demir, “Hocam büyük Ortadoğu Projesi hakkında fikriniz nedir?” İşte İslam alemini küçük küçük parçalara ayırmak ve İngiliz derin devleti tarafından yönetilmesi. Kolayca yönetmek başka bir şey değil.

O adamın kafası bulanmış, ona detaylı bilgi verelim de yani birçok şeyi birbirine karıştırmış. Mesela doğrular da var dediği, kadının dövülmesi yok. Adam ne diyecek? Ama savunmayı çirkin göstermek çok anormal bir hareket ona da saldırsalar kendini korur.

EBRU ALTAN: Peygamberimiz (sav) on üç yıl hiçbir savunmada bulunmadı diye anlatmıştınız.

ADNAN OKTAR: Tabii ki. Hayır ne yapsın adam saldırıyor ne yapılabilir? Mesela bak o Musevi hanım Peygamber (sav)’i zehirledi, sahabe vefat etti. Peygamberimiz (sav)’i zehirledi. “Dişlerimde vefat edinceye kadar acısını hissettim” diyor. Sürekli zonklama meydana gelmiş acayip zehir vermiş yani çok güçlü zehir vermiş. Ne yapılması gerekiyor? Yani bir yol varsa ikinci bir çözüm yolu söylesin onu yapsınlar.

İsa Mesih on iki kişiyle geldi. O da büyük bir yapı içerisinde olsaydı Hz. Musa (as) gibi o da kendini koruyacaktı. Hz. Musa (as) onların peygamberi değil mi? Hz. Musa (as) döneminde sel gibi kan akmıştır. Oluk oluk kan aktı.

Evet dinliyorum.

ASLI HANTAL: Kristallerden oluşan mağara resimleri vardı. Meksika’da yerin üç yüz metre altındaki bu beyaz uzantılar aslında dünyadaki en büyük kristaller. Büyüklükleri on bir metreye ağırlıkları ise elli beş tona kadar ulaşabiliyor. Tam altı yüz bin yaşında olan bu mağara yüz yetmişten fazla ışıl ışıl kristal dikit ve sarkıtlarla dolu. Milyonlarca yıl önce zemindeki yoğun kalsiyum sülfat içeren suyun mağaranın çatlaklarından sızmasıyla oluşan dikitler 1985’e kadar büyümeyi sürdürmüş. Buz beyazı kristaller mağaranın buz gibi olduğu izlenimini oluşturuyorsa da aslında kırk beş derecelik sıcaklık ve yüzde yüze varan nem oranı nedeniyle son derece de tehlikeli bir yer.

ADNAN OKTAR: Onlardan satsalar da alsak çok güzelmiş.

Evet dinliyorum.

ASLI HANTAL: Sabah Gazetesi’nden Ersin Ramoğlu, Güney illerimizin adeta casus beldesi olduğunu, Amerikan ve Alman kuruluşların insani yardım adı altında aldıkları çalışma izniyle insanların gözünün içine baka baka casusluk yaptığını, PKK’ya milyon dolarlar aktardığını söyledi. Ancak hükümetin bu durumu fark ettiğini, İngiliz ajanlarının ve bu tip kuruluşların izinlerini yavaş yavaş iptal etmeye başladığını, hatta Avrupa’da referandum için yapılacak toplantıların izinlerinin iptal edilmesinin bu durumla ilgili olduğunu söyledi.

ADNAN OKTAR: Canım devletin çok fazla elemanı var. Varsa öyle adam direkt sınır dışı edilir daha başlangıcında. Hiç vakit kaybetmeden halletsinler. Adamlara malzeme vermenin bir alemi yok.

Evet dinliyorum.

ASLI HANTAL: Necati Özfatura, Türkiye Gazetesi’ndeki yazısında Osmanlı’ya karşı ayaklanan halkların İngilizlerin oyunları sonucu isyan ettiklerini ve bu oyunların hala devam ettiğini anlattı.

ADNAN OKTAR: Necati Hoca açtığımız yoldan kır atıyla büyük bir süratle yalın kılıç geçmiş, ilim kılıcıyla. Çok güzel. Çok hayırlı bir çığır açtık.

Bu kitabı tavsiye ediyorum. Bence her evde bulunsun bir tane. Ve her aydının evinde bulunsun. Baştan sona belgesel, belgesiz hiçbir konu yok. Hepsinin kaynağı verilmiş. Israrlarla tavsiye ederim.

Şimdi kısa bir ara verelim devam edelim.

ASLI HANTAL: Yayınımıza kısa videolarla devam ediyoruz. 


Bu sayfada Sohbetler (6 Mart 2017; 20:00) videosunu izleyebilir, sn. Adnan Oktar'ın A9 TV ve yerli-yabancı diğer televizyon kanalları ve tanınmış medya organları ile yaptığı röportaj videolarını veya en son sohbet programlarına ait görüntüleri seyredebilirsiniz. Sohbet videolarını bilgisayarınıza veya cep telefonunuza indirebilir, Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlar üzerinden arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.