Sohbetler (3 Mart 2017; 20:00)

Deşifresini okumakta olduğunuz videoyu izleyin" »

ASLI HANTAL: Yayınımıza devam ediyoruz.

ADNAN OKTAR: Ne güzel. Evet, dinliyorum.

ASLI HANTAL: Cumhurbaşkanı Erdoğan Milli Kültür Şurası’nda, “Çağımızın en büyük sorunlarından biri kültürel sığlaşmadır.” dedi. Şöyle devam etti, “Televizyonların, internetin özellikle sosyal medyanın kültürümüzü adeta yiyip bitirmesine izin veremeyiz. Medeniyetimizden koparsak her şeyimizi kaybederiz. Kimliğimizi, kişiliğimizi, özgürlüğümüzü terk edersek yılların içinde kaybolup gideriz. Benim sizden ricam, bize kültürel eğitim için 2023 vizyonumuza uygun, derinliği, gelecek vizyonu uygulanabilir bir yol haritası hazırlayın. Bunu çok iyi çalışın. Biz de bunu çok çalışalım ve uygulama alanına koyalım.” dedi.

ADNAN OKTAR: Tabii bunu sadece resmi görevlilerden beklemek olmaz. Bunu Tayyip Hocam’a bir rapor olarak hazırlayalım kitap halinde, kitap olarak hazırlayabiliriz. Nedenleriyle, niçinleriyle, gerekçeleriyle anlatalım. Bir kere Darwinizm’in ortadan kaldırılması lazım. Çünkü putperest bir din. Bilimle dalga geçmenin adıdır Darwinizm. Her şeyi tesadüflerle açıklayan bilimle dalga geçme felsefesine Darwinizm denir. Gerçek bilimin ortaya çıkması, sanat ve kalitenin ortaya çıkması. Sanat ve kalite olduktan sonra kültür çökmez. Darwinizm’in olmadığı yerde de zaten Allah inancının dışında bir inanç gelişmez. İnancın olduğu yerde de sefalet, perişanlık, terör, anarşi, komünizm şu bu falan olmaz. Yani şu anki başımıza gelen bütün belaların nedeni Darwinizm’dir, başka bir şey değil. Abdülhamit devrinde devreye kondu, Osmanlı mahvedildi. Yüzbinlerce, milyonlarca kitap dağıtıldı Osmanlı’ya ateist ve Darwinist. Abdülhamit devrinde devlet eliyle. Felaketin kaynağının tek sebebi budur, başka bir şey yok.

“Daima sevgi birliği” diyelim, bir etiket yapalım.

“Hocam, sizce PKK’nın şu an saldırılarını durdurmasının sebebi nedir? Neye göre başlayıp, neye göre durduruyorlar sizce?” Mustafa Akın. Hakikaten ne IŞİD saldırıyor, ne PKK saldırıyor. Hepsi sakinleşti, o da garip. Çıt yok, ufacık bir kıpırtı dahi yok. Talimat herhalde İngiltere’den, İngiliz derin devletinden. Muhtemelen referandumun sonucunu bekliyorlar. Hangi sonuca göre, nasıl tavır alacaklar onu da anlamadım. Ne yapmak istiyorlar, o da belli değil.

15 Temmuz darbe girişimi gecesi Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde yaşanan yeni görüntüler varmış. Var mı o video sende?

ASLI HANTAL: Evet.

ADNAN OKTAR: Göreyim. Şu deliliğe psikopatlığa. Bu kadar halkla sen nasıl baş edeceksin be hey akılsız? Hayret edilecek, sarhoş mu bunlar hap falan mı aldılar acaba? Bu kadar akılsızlık olur mu? Halk kabul etmiyor işte, görüyor. Bitmişsin, mağlup olmuşsun. Ne yapmak istiyorsun yani? Çelikten mi korkacak bu millet. Millet çelikten korksa köprünün üstüne çıkmaz zaten. Kabadayılık yapıyor güya, çocuk gibi koskoca adam namlu çevirerek bilmem ne. İyi ki o içeriye girip de seni ezmediler, kafanı gözünü darmadağın etmediler. Biz o gün çok uyardık halkı. Hepsini linç edeceklerdi. Linçi durdurduk yani. Kendini kabadayı zannediyor. Darmadağın ederler seni. Millet merhametli şefkatli, biz uyardık aman aman dedik sakın ellemeyin, kandırmışlar bunları çocuk bunlar falan dedik. Sahte dedim darbe. Oyun oynuyorlar, aman ha dedik. Her şey sahte.

Var mı başka bu darbe gecesi ile ilgili yeni video film falan?

GÖRKEM ERDOĞAN: Evet, bir şehit edilme anını gösteren bir video var.

ADNAN OKTAR: Göster aslanımızı. Ya kardeşim öyle bir şey ki ama bak bu sefer hiçbir bahanesi yok hiç kimsenin. Yani bilmiyordum diye bir şey olmaz. Yoksa orada onlara öyle bir karşılama merasimi olurdu ki, neye uğradıklarını şaşırırlardı o darbeciler. Ama millet imanlı olduğu için şefkatli, saygı duyuyor askere. Ama hakikaten birçoğu da bilmiyorduk diyorlar. Tam olayı bir an önce hükümet netleştirsin. Burada kim üçkağıtçılık yapmış, oyun oynamış? Hakikaten kandırılanlar var mı? Bir asker nasıl yapar namluyu çevire çevire halkın içinde? Belli ki bitmişsin. Bu kadar kalabalık halk varsa bitti konu yani. Ne yapabilirsin orada? Oturup çırpınıyorsun.

Evet, dinliyorum.

GÖRKEM ERDOĞAN: Sayın Erdoğan, “Bir toplumu asıl çökerten savaşlar değil, maneviyatını kaybetmesidir” dedi ve işgal güçleri zamanında gençlere bedava içki dağıtıldığını hatırlatan şöyle bir konuşma yaptı. “Savaşlar sadece cephede olmaz. Asıl savaş manevi ve toplumsal alanda verilendir. Zira milleti çözen, devleti çökerten asıl saha burasıdır. Maneviyat kültür alanıdır. Bu değerleri kaybederseniz çökersiniz. Uğruna mücadele edecek kutsalı kalmayan bir milleti bir kez değil her zaman mağlup edersiniz. Bunun için işgal güçleri 1920 yılında İstanbul limanına demirledikleri gemilerden, gençlerimize bedava alkollü içki dağıtıyorlardı.”

ADNAN OKTAR: Kabadayıya bak. İngiliz derin devletine nasıl tokadı çakmış Tayyip Hocam, helal olsun. Günlerden beri anlatıyoruz biz bu konuyu. Bak hiçbir siyasi bu konuda konuşmadı. Gençleri, Osmanlı’yı alkolle çökerttiler dedik Abdülhamit döneminde. Ve İngiliz derin devleti kasalarla ama yüz binlerce kasa viski getirttirdi. Halka bedava dağıtıldı bu viski. Onu anlatıyor Tayyip Hocam. Evet, devam et.

GÖRKEM ERDOĞAN: “Kendileri bir gün çekilip gitse de en kalıcı zararın manevi tahribat olduğunu biliyorlardı. O gün bedava içki üzerinden kimliksiz hale getirilen gençlik şimdi ideolojiler üzerinden kişiliksiz hale getiriliyor.”

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam konuyu demek ki tam kökünden biliyor ve çok da güzel anlatmış. Ağzına diline sağlık. Biz de senin kılına zarar getirtirsek namerdiz. Kendi gücümüz, imkanımız dahilinde senin kılına zarar getirttirmeyeceğiz Tayyip Hocam. Bastır devam et. Allah senin yanında, Mehdi (as) senin yanında, İsa Mesih senin yanında, Hızır (as) senin yanında. Yara yara git Osmanlı donanması gibi, devam et evvelAllah. Kılına tüyüne zarar getirecek adamı Allah’ın izniyle mıh gibi çakarız kanunla hukukla, ilimle irfanla. Bütün memleket senin, istediğin gibi hareket et, ne yapıyorsan yap. Biz sana da güveniyoruz. Gayet güzel konuşmuşsun. Yedi ceddine rahmet. İngiliz derin devletine böyle meydan okuyan bir delikanlı olduğuna göre sana artık kimse laf edemez. Çünkü bunu İngilizler yaptı, İngiliz derin devleti yaptı. Acayip çakmış Tayyip Hocam helal olsun. Daha dur, Tayyip Hocam daha çok konuşacak. Bu ilk başlangıcı. Sayın Bahçeli de desteklediği için tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Tayyip Hoca’ya desteğe devam, sonuna kadar. Böyle evden almaya gelmek bilmem ne falan bundan sonra kolunu, bacağını kıracağız kanunla hukukla. Böyle densizlik, münasebetsizlik yapanların. Millet de bayağı iyi sahip çıkıyor, daha da sahip çıkacağız. Gençler de çok titiz olsunlar. Aslında gereksiz çekiniyorlar. Ufak da olsa milis gücü olsa çok iyi olur. Böyle şeylerde “ne istiyorsun lan?” dersin değil mi? “Çek git geri, işine bak” falan dersin olur biter. Gelmiş evine dayanıyor, kapısına dayanıyor. Polisi bir şekilde ekarte etmiş orada adam, nasıl olduysa bilmiyorum. Kafası kukuletalı şeytan gibi bir tip vardı hatırlıyor musunuz? Başbakanlık bürosunu basmıştı Taksim’de. Ben hiç unutmuyorum onu. Polise de saldırıyor. Orada onlara milis gücü olsa, hukuka kanuna dayalı olarak. “Sen halksan ben de halkım” der. “Sana nezaketiyle yolu göstereyim” der, hukuk kanun ölçüleri içerisinde. Derdeste hepsini yakalar, kodese atardılar. Polise yardımcı bir güce ihtiyaç var. Bunu yapacak çok fazla genç var.  

Genelkurmay katına genellikle silahsız giriliyor. Daha önce 28 Şubat döneminde komutanlar kabadayılık yapıp birbirlerine silah çekmişlerdi. O dönemden beri silah yasak. İçerideki tüm subaylar silahsızdı. FETÖ’cüler arka kapıdan silahlı adam alıyorlar, kimse karşılık vermedi. Genelkurmay binası düştü böylece. Kardeşim burada Osmanlı kabadayılarına ihtiyaç var işte. Onun için milis gücü olsun. “O öyle olmaz böyle olur” dersin değil mi? “Öyle kabadayılık olmaz böyle kabadayılık olur” dersin. Girersin içeriye hepsini toplar indirir çıkartırsın. Polis her yere yetişemeyebilir. Mesela o gece gördünüz polis her yere yetişemedi.

Bir de benim anlamadığım asker, piyade nasıl kafalandı bunlar? “Halka ateş et” diyor ediyor. Sen delirdin mi be adam? Nasıl yapıyorsun? İnanılır gibi değil. Hayır nasıl bir mantık, mahkemeler bunu bir sorgulayıp neticelendirsinler. Benim bunu kafam bir türlü almıyor. Manisa’dan, Kastamonu’ndan gelmiş asker “Vur” diyor “halkı” vuruyor. Sen delirdin mi be çocuk? Ne yapıyorsun sen? Terör mü zannettim diyor? Terör ne alaka halk gelmiş karşına terörle ne alakası var? Nasıl anlamazsın böyle bir şeyi?

Severim ben onun tatlılığını bak size şeker, bal, minik bir Adnancı gösteriyorum. İsmi Seren beni çok seviyormuş “Hocamız’a resmimi gönderin” demiş.

Hulusi Akar Paşamız’ın, Gazi Hulusi Akar Paşamız’ın ben Gazi diyorum. Gazi Hulusi Akar Paşamız’ın Genelkurmay’da rehin alınıp Akıncı Üssü’ne götürülmesi anı, fotoğrafı var mı sizde?

ASLI HANTAL: Görebiliriz.

ADNAN OKTAR: Şu terbiyesizliğe bak. Sen askersin, senin komutanın. Senin ne haddine bunu yapıyorsun? Nasıl büyük bir terbiyesizlik, saygısızlık, münasebetsizlik? Sen kim oluyorsun da Genelkurmay Başkanı’nı alıp götürüyorsun? Burada bir anormallik yok mu? Buna sen ne bahane bulabilirsin? Nerenin terörüyle mücadele? Terörist mi Genelkurmay Başkanı? Nereye götürüyorsun, nasıl yapıyorsun?

Mesela Erdoğan’a suikasta giden, Tayyip Hocam’a suikasta giden helikoptere havaalanında yakıt vermiyorlar bela çıkaracaklarını bildikleri için. Daha hala anlamıyor musun? Adam niye sana, askeri helikoptere benzin vermediğine göre bir fevkaladelik var işte, daha nasıl anlamazsın? Askerlerin kanunsuz emre uymama yönetmeliği var bütün herkes bilir, bütün memurlar bilir. Kanunsuz emre nasıl uyuyorsun? Mahkemede biraz bu konuları bir açıklığa kavuştursalar ben çünkü bayağı öfkelendim bu duruma, bir netleştirseler çok iyi olur.

Yine çok güzel bir kız arkadaşım, bak resmini göstereyim göndermiş. Onun da şahane bir kedisi var, bir görelim.

ASLI HANTAL: Görebiliriz.

ADNAN OKTAR: Nasıl? Çok güzel değil mi? Birgül’e de sevgilerimi iletiyorum, bayağı güzelleşmiş sevgisi çok artmış. Kedisi Hopidik’e de saygılarımı iletiyorum, sevgilerimi iletiyorum.

Evet, dinliyorum.

ASLI HANTAL: Türkiye, İran ve Pakistan’ın kurucularından olduğu Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Pakistan’da toplandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmada bölge ülkelerin arasındaki mezhep çatışmaları ve rekabetin yarattığı fitnenin söndürülmesi gerektiğini söyledi. “Bölgeye yabancı unsurların çıkarları için istikbalimizi tehlikeye atamayız. Öncelikli vazifemiz Suriye, Irak, Yemen, Libya gibi kardeş coğrafyalarda akan kanı durdurmak, fitne ateşini söndürmektir” dedi. Sayın Erdoğan toplantıda son zamanlarda bazı sorunlar yaşadığımız İran Cumhurbaşkanı ile de bir araya geldi. Hatta Sayın Erdoğan sağında İran Cumhurbaşkanı Ruhani solunda ise Kırgızistan Başbakanı ile bir aile fotoğrafı çektirdi. Fotoğrafı görebiliriz.

ADNAN OKTAR: İşte bu kadar. İngiliz derin devletine okkalı bir tokat. Çok iyi olmuş. Tayyip Hocam’dan bak rica ettik, dedik ki “İran’la arayı düzelt. İran bizim sevdiğimiz bir ülke. Onları bağrına bas” dedik. “Aleyhte propagandalara hiç aldırış etme o Pers milliyetçiği falan böyle bir olay yok” dedim. Bak Allah razı olsun gitti, düzeltti, konuyu yatıştırdı, fitne de böylece ortadan kalkmış oldu. İran’da Pers milliyetçiliği diye bir olay olmaz. Irkçılığa şiddetle karşıdır İran rejimi. İslam’da ırkçılık yok böyle bir şey mümkün değil. Dolayısıyla hepsi bizim kardeşimiz çok iyi yapmış Tayyip Hocam.

Size minik bir kedicik gönderiyorum Ağabeyini çok seven alenen kedi.

ASLI HANTAL: Görebiliriz.

ADNAN OKTAR: “Allah razı olsun Canım Hocam. Ahir zamanda doğan bir güneşsiniz, aydınlanıyor yüreğimiz, ısınıyor sevginizle kalbimiz.” İşte ben Mehdi (as)’nin talebesi olmak istiyorum. Sizlerin de Allah o şerefle şereflenmenizi nasip etsin, İsa Mesih’in de kapısında hizmetçilik nasip etsin Cenab-ı Allah bana da hepimize de.

Müslüm Gürses’in bugün vefatının ölüm yıl dönümüymüş. Allah gani gani rahmet etsin. Nur annemize de Allah sağlık, sıhhat, afiyet versin, ömrünü uzun etsin, sabr-ı cemil nasip etsin, hidayet nasip etsin. Müslüm Baba veli tiynetliydi, o dünya tatlısıydı maşaAllah. Ben Müslüm Baba’ya film hazırlatmıştım onu anlatan canım benim gözleri dolmuştu. Onu hiç öyle öven pek olmuyordu, sahip çıkan. Sırf şarkısını dinliyorlar. Var da azdı. Ama seven tabii delikanlılardan falan, böyle kabadayılardan onu çok sevenleri de vardı cenazesinde de çok muhabbet göstermişlerdi. Müslüm Baba’nın o filmi vardı bizde gösterebiliyor muyuz?

GÖRKEM ERDOĞAN: Hazırlıyoruz.

ADNAN OKTAR: Evet.

Hz. Musa (as) asayla vurunca deniz böyle patates gibi parçalanmış değil. Asasını denize sokuyor dua ediyor. Bir süre sonra zaman geçtikten sonra deniz çekilmeye başlıyor. Aklın ihtiyarını alan hiçbir mucize olmaz bir kere bunu unutun. Hiçbir mucize insanı iman etmeye mecbur etmez. Hep makul karşılar insanlar.

“Selamun aleyküm Hocam, kadın erkek karşılıklı oynamak caiz midir evlinin ve bekarın durması? İsmim Hakan.” Kadın herkesle karşılıklı oynamaz. Gıcık olduğu, ahlakına, şahsiyetine, kişiliğine güvenmediği, imanına güvenmediği bir adamla bir Müslüman kadın niye oynasın? Siz kadınları anlamamışsınız. Kadınlar çok seçicidir, akılcı yaklaşırlar. Ufacık bir şeyden bile huylanırlar. Her yönden ahlakının mükemmel olması ve güvenilir olmasına önem verirler. Eğer öyleyse tabii ki oynar onunla muhabbet de eder, sohbet de eder. Ama işte “boyum 1.90” işte şöyle katır gibi olduğunu söylüyor. Bilmem “Şu kadar araba çekerim” efendim “şu kadar yolu koşabilirim” Kadın ne yapsın? Katır satın almıyor ki ne yapacak seni? Çok garip kafaları var. “İşim, gücüm de var” diyor. Kadının yiyeceği bir tabak yemek. Kadın huzur, iman, akıl, takva, kalite, güzellik, sevgi, merhamet, şefkat, dostluk, derinlik, tutku arar, aşk arar, Allah aşkı arar. E o yok bu yok. Ne yapsın seni adam yani?

PKK’nın ve IŞİD’in saldırıları durdurması garip. Bunda bir acayiplik var. Muhtemelen referandumu bekliyorlar. Referandumdan sonra olay çıkartmayı düşünüyor olabilirler. Hükümet ona göre tedbir alsın. Çünkü saldırırlarsa ‘evet’ oyları artar diye de çekiniyor olabilirler, değil mi? Yani halk mecbur kalır ‘evet’ demeye, onun için bir şey yapmıyor olabilirler. Burada bir oyun var gibi görünüyor. Ama Tayyip Hocam’a helal olsun. Bu İngiliz işgalinde, İngiliz derin devletinin taktiği olarak yüz binlerce kasa viski dağıtılması olayını, İngiliz derin devletinin olayını biz anlattıktan sonra -ki benden başka kimse anlatmadı, ben anlattım- böyle gündeme getirmesi, defalarca bunu yapması, her seferinde İngiliz derin devletine gereken dersi vermesi mükemmel bir şey. Biz ana kapıyı açtık caddeyi kübrayı, Allah’a çok şükür. Aydınlarımız da Cumhurbaşkanımız da gereğini yapıyor, bu çok güzel.

Bugün Kuzey Irak’ta, Barzani’nin peşmergesiyle PKK arasında çatışma çıkmış. “Peşmerge, PKK‘yı Sincar’dan çıkarmak istiyor.” Yakışır. Yalnız tabii Barzani’ye hem maddi yönden çok iyi desteklemek lazım çünkü onların bir gelirleri yok. Fakir bir ülke, yiyecek içecek şu bu falan. Bir de kabadayılara emanet yani silah sevkiyatı önemli. Biz Barzani’ye bir şey diyor muyuz? Demiyoruz. Orada dese ki Suriye ‘sen kardeşim bir devlet kur’ Rusya, Türkiye hepsi kabul etse Birleşik Milletler, iftihar ederiz. Koskoca bir devlet kursun. Başına geçsin. Dindar, efendi bir insan, Nakşibendi’dir muhterem, ayrıca Peygamberimiz (sav)’in soyundandır, seyittir. Kökeninde Musevilik de var. “Hocam bana Musevi dedi” diyor. Kardeşim iftihar et, benim de kökenimde Musevilik var, ne çekiniyorsun? “Hocam bana niye öyle dedi ki?” diyor. Aleyhine demiyorum ben senin, lehine diyorum. Seyitse zaten mecburen peygamberlere gidiyor soyun. Hazreti İbrahim (as)’e gidiyor soyun yani seyitsen mecburen peygamber soyusun.

Evet dinliyorum.

ASLI HANTAL: Trump’ın büyük kızı Ivanka Trump, Amerikan Kongresi’ne giderken çok şık kırmızı bir kıyafet giydi ancak bu kıyafet nedeniyle büyük bir eleştiriye maruz kaldı. Özellikle moda eleştirmenleri, Ivanka’nın giydiği yaklaşık üç bin dolar değerindeki bu elbisenin, böylesine ciddi bir toplantı için hiçte uygun olmadığını ve çok açık olduğunu söylediler.

ADNAN OKTAR: Hadi oradan, hadi oradan, hadi oradan. Ivanka’ya çok yakışmış. O benim aslanım. Boyunu boşunu seveyim onun ben. Çok güzel yapmış. Nur gibi de kız, gayet güzel. Son derece makul, açık da değil. Süper yakışmış. Bak oradaki hanımınki de dekolte, gayet normal. Diğer hanım da dekolte, hepsi öyle. Amerikan kültürünün bir güzelliğidir bu. Ivanka’yı kıskanıyorlar, haset ediyorlar. Hiç muhatap olmasın. O benim aslanım. Bayağı güzel yapmış, eline sağlık yakıştırmış nur gibi de olmuş. Ailece kıskanıyorlar hepsini. Kıskananlara Allah hidayet versin. Nur gibi bir aile, daha ne istiyorsun? Gayet efendiler, çok terbiyeli, güzel, nezih insanlar. Hiç kaale almasınlar, çok güzel olmuş.

Said Nursi çok tatlı insandır. Bütün gençliğin, herkesin onu çok sevmesi lazım. Kitaplarını mutlaka okusunlar. Sıkılsalar da birkaç sayfa okusunlar, çok çok güzel. Oradaki ruh ve samimiyet çok güzeldir. “Türkçeye tercüme edemiyorum.” Kardeşim orada bir ruh ve felsefe var. Bir anlatım, bir mana var. O insanın ruh hali var. Sen onu anlayacaksın. Anlattıkları şeyler zaten birçoğu bilinen şeyler ama o kendi içindeki coşkuyu aşkı anlatıyor. Sen onu hissetmeye çalışacaksın, konu bu.

GÖRKEM ERDOĞAN: Adnan Bey, çok sevimli Japon kız çocuğu videosu var.

ADNAN OKTAR: Bakayım. Senin o dilini kırt diye ısırırım, sen dilsiz kalırsın sen. Ben bunu yutarım ben bunu ya. Evde ne büyük eğlence bu. Böyle bir şey olsa, çok büyük olay bu. İnsan şapur şupur öper bunu. Bir de on dakika rahat durmaz bu Allahualem.

Evet dinliyorum.

GÖRKEM ERDOĞAN: Baykuş resimlerimiz var.

ADNAN OKTAR: Nefis bir varlık, çok çok güzel.  

Rivayette var ki, “İsa (as) deccalı öldürür münasebetiyle, deccalın fevkalade büyük ve minareden daha yüksek bir azameti heykelde” yani genellikle büyük heykellerle kendilerini sembolize edeceğini söylüyor deccaliyetin, çok büyük heykeller, dev. Bu da çok önemli bir işaret, çünkü ahir zamanda çok büyük heykeller yapıldı, çok dev. Daha önce teknoloji ona müsait değildi. Bu kadar dev ve büyük heykellerin ahir zamanda yapılacağının söylenmesi de ayrı bir mucize. “Hz. İsa (as) ona nispeten çok küçük bulunduğunu gösterir” diyor. “La ya'lemü'l-gaybe illaAllah (Gaybı ancak Allah bilir) bunun bir tevili şu olmak gerektir ki; İsa aleyhisselamı nuru iman ile tanıyan” bak şahsını tanıyan. “ve İsa ibni Meryem’e tabi olan, cemaati ruhaniyi mücahidinin” yani o toplumun kemiyeti, o topluluğun sayısı, kalitesi “deccalın mektepçe ve askerce, ilmi ve maddi ordularına nispeten çok az ve küçük olmasına işaret ve kinayedir” diyor.

“Hocam evde köpek besleyeceğim, haram mı?” Şeker bir şeyse, evde de bahçen yerin varsa olur, niye olmasın? Ama evin tam içinde beraber yaşamak, bu sağlık açısından riskli olur.

“Tütün içmek haram mıdır?” Sağlığa zararlı bir şey. Sağlığa zararlı olan her şey haram olur tabii.

GÖRKEM ERDOĞAN: Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, eski Rusya Başbakanı Primakov’un hastalandığında tedavisi için, gereken ilacın sadece Amerika’da bulunduğunu, ancak Amerikan istihbaratının ilacı bilinçli olarak geciktirdiğini ve Primakov’un ölümüne sebep olduğunu iddia etti.

ADNAN OKTAR: Şimdi tamam doğrudur da yani Amerika’ya uçakla gidersin, inersin eczaneden alırsın, paketle geri dönersin. Amerika’dan göndermesini beklemeye ne gerek var? Ben bunu anlamadım. Çünkü Rusya’nın geniş imkanları var. Anlamadığım yönleri olabilir, onu anlat.

ASLI HANTAL: “İlacın temini için Amerika’daki Rus diplomatımızı görevlendirdik, ancak Rus diplomat ilacı almak için gittiği yerde, Amerikan istihbarat elemanları tarafından bir bodrum kata indirildi, kendisine ajanlık teklif edildi. Kabul etmezse, yasadışı ilaç ticareti yapmakla suçlanacağı söylendi ve ilaçla, ilacın parası elinden alındı. Bu durum tedavide çok zaman kaybettirdi ve ölüm gerçekleşti” dedi.

ADNAN OKTAR: Hemen anında bütün dünyaya haber verselerdi. Rezil rüsva ederdik. Ayıca bir tane mi Rusya’da görevli insan var? Diplomat var? On kişiyi, yirmi kişiyi görevlendirsinler, değil mi? Gece gündüz uçak kalkıyor oraya yani ortalığı velveleye versinler. Hayır, doğrudur da ama orada bir basiret kapanması olmuş. Bunlar gizli kapaklı yapılacak şeyler değil ki. Bütün dünyayı ayağa kaldır. Hemen anında naklen yayın yapılır, bayağı etkileyici olurdu. Böyle şeyleri hemen bütün kamuoyuna duyurmak lazım.

Azerbaycan’dan beni çok seven Ali, resmini göndermiş. Ali’ye “En çok kimi seviyorsun?” diye soruyorlarmış. “En çok Allah’ı” diyormuş. “Peki insan olarak kimi çok seviyorsun dünyada?” “Adnan ağabeyimi” diyormuş. Şeker bal.

Yeni arkadaşlarınızla sohbet ediyorsunuz. Allah hepsine hidayet versin. Gösterebiliyor muyuz?

ASLI HANTAL: Görebiliriz. Allah nurunuzu artırsın, kalbinize inşirah ferahlık versin.

“Canımın içi Hocam, her akşam evimizi nurunla aydınlatıyorsun. Gözümüzü senden alamıyoruz, seni Allah için çok seviyoruz.”

“Hocam, sizi çok seviyorum” diyor. Aylin. Dünyalar tatlısı ben de seni çok seviyorum. Allah sana nur versin, hidayet versin, uzun ömür versin.

“Canım Adnan Hocam, sen benim bir tanemsin” diyor.

Dinliyorum.

ASLI HANTAL: İstanbul barosunun bir dönem önceki Başkanı Ümit Kocasakal, -resmini görebiliriz- Başkanlık sistemine hayır diyeceğini belirterek şunları söyledi: “Anayasa değişikliği ile getirilmek istenen sistemin ismen ve cismen sahibi cemaat görünümlü çetenin elebaşı Gülen’dir. Bütün terör örgütleri bu sistemi istiyor. İmralı’daki terörist başı da İmralı tutanaklarında açık bir vaziyette Başkanlık sistemini desteklediğini kendi söylüyor. Onun uzantısı HDP Milletvekili Altan Tan, “Apo da gerilla da Başkanlık sistemiyle Diyarbakır’ın özerk bir eyalet olacağının farkındadır. Biz niye karşı çıkalım?” dedi” açıklaması yaptı.   

ADNAN OKTAR: İşte tartışılsın, konuşulsun herkes fikirlerini söylesin hayırlı bir sonuç bekliyoruz.

“Hocam, mahşer yeriyle zer alemi aynı yer midir Hocam?” Hayır zer alemi şu an duruyor zaten var, Kuran’da da ikinci bir paralel evrenden bahsediyor. “Benzerini de yarattım” diyor bak “dünya ve benzerini yarattım” diyor. Benzeri, benzeri nedir? “Aynısını yarattım” diyor. Oradaki insanlar buraya gönderiliyor ve arada bak “her gün sevkiyat vardır” diyor Allah. “Her gün bir hareketlilik vardır” diyor. “Sürekli devam eder” diyor. “İki evren arasında hareketlilik devam eder” diyor. İşte doğum görünümü altında sürekli buraya Allah insan gönderiyor. Buradan da ölümle ahirete sürekli insan gönderiyor, zincirleme ama öyle evrim, mevrim falan yok yani zer aleminde zaten mükemmel yaratılmış insan. En başta blok olarak yaratılmış tamamı, hiç lafı evirip çevirmelerine gerek yok. Bak dikkat ederseniz hiç bu konuya girmiyorlar. Halbuki ayet var zer alemiyle ilgili anlatmıyorlar. Niye daraldınız anlatın işte? Paralel evrenden bahsediyor Allah. Orda her şey pozitif oluyor, hadislerde de anlatılmış. Bak “bir Nuh (as) da orada vardır” diyor Allah. “Hz. Musa (as) vardır, İbrahim (as) vardır” diyor “aynısı bir kopya aynısı vardır” diyor. Var olan oradan buraya gönderiliyor o kadar. Ama zaman olmadığı için şu an hepsi ordalar aynı zamanda Peygamberimiz (sav)’in dediği o. Hz. İbrahim (as) orda şu an. Nuh (as), Resulullah (sav) hepsi. Bizler de oradayız paralel evrendeyiz şu an aynı zamanda ama zaman mekan oynaması olduğu için biz kendimizi şimdi burada görüyoruz ama aynı zamanda ordayız, hem aynı zamanda da ahiretteyiz inşaAllah cennetteyizdir. Bizim anlayacağımız gibi bir şey değil bu.

“Hocam, kızım liseye başlayacak İmam Hatip’e mi göndersek ya da Anadolu Lisesi’ne mi acaba kafası karışır mı dini bilgisi? Her ikisi de olur canım fark etmez ama İmam Hatip bilmiyorum daha şey gibi geliyor bana, daha dindar olduğunu hisseder gibi geliyor İmam Hatipte. Ama eğitim açısından bir fark yok bence Anadolu Lisesi falan ama tabii takdir sizin. Şu an bu şartlarda ne yapılır? En akılcısı o gibi görünüyor, İmam Hatip gibi görünüyor ama Anadolu Liseleri de çok güzel eğitim veriyor.

“Hocam, maşaAllah sen yıllara meydan okuyorsun, hiç yaşlanmıyorsun.”

“Hocam, Malatya’dan izliyoruz sizi çok seviyoruz, hayırlı akşamlar, iyi yayınlar. Duayla” diyor.

Evet dinliyorum.

ASLI HANTAL: Bu gün açıklanan 15 Temmuz iddianamesine göre Yurtta Sulh Konseyi otuz sekiz kişiden oluşuyor. 1960 darbe girişiminde bulunan Milli Birlik Komitesi de otuz sekiz kişiden oluşuyordu. Darbe girişimi için hazırlıklar 27 Aralık 2015’te başlamış. Yurtta Sulh Konseyi bildirisinde imzası bulunan Tuğgeneral Mehmet Partigöç’ün eşine yazdığı notlar da iddianamede yer aldı. Partigöç’ün eşine, “Memleketin gidişatı kötü, bunu yapmak bize düştü, eğer biz yapmasaydık zaten ömür boyu hapis yatacaktık” diye yazdığı belirtildi.                

ADNAN OKTAR: Çok münasebetsiz izahlar. Adam öldürüyorsun sen, cinayet işliyorsun, birçok insan bitkisel hayatta, yüzlerce aslanı yerle bir ettiniz, mahvettiniz ee? Müebbet, keşke müebbet yazsaydın da bu ahlaksızlığı yapmasaydın ne kadar münasebetsizlik bir şey bu. Nasıl olsa müebbet yatacağız, gidip adamı öldürmen mi gerekiyor? Milleti şehit etmen mi gerekiyor insanları? Ne kadar acayip bir izah. Sonra da çok akıllıyız diye ortaya çıkıyorlar, nerde burada akıl? Feraset, basiret tamamen gitmiş, İngiliz derin devleti mahvetmiş bu adamları.

Kısa bir ara verelim, devam edeceğiz.

ASLI HANTAL: Yayınımıza kısa videolarla devam ediyoruz.

VTR: Münafığın Küfürle Kirli İttifakı: Ajanlık ve Casusluk

ADNAN OKTAR: Bugün 15 Temmuz’da başından vurulan Emniyet Genel Müdürlüğü Terör Daire Başkanı Turgut Aslan’ı arkadaşlarımız ziyarete gitti. Doktorlar da yanındaymış, ailesi ve çocuklarıyla sohbet etti arkadaşlarımız. MaşaAllah Turgut Hocam gittikçe iyi oluyor. Fizik tedavisi devam ediyor, aslan gibi imanlı ve milliyetçi. Çocukları da hiç başından ayrılmıyorlar Allah şifa versin. Dua etsin kardeşlerimiz. Ama bu alçakların kahpeliği tarif edilecek gibi değil. Bak kaç kişiyi başından vurmuş bu alçaklar. İngiliz derin devletinin uşakları tam manyaklar, tam klasik manyaklar.

Çankırı’da kitaplarımız dağıtılmış ne güzel maşaAllah. Her yer nurlanıyor Allah ilmi irfanı bütün dünyaya yaymayı nasip etsin.

Rusya’ya biz kardeşlerimizi gönderelim de Rusya’ya çok fazla oyun oynanıyor sürekli seri cinayetler işleniyor. Bu tip şeyleri bir internet siteleri olsun orada gündeme getirelim. Mesela ilaç Amerika, istemeye gittik şu an almaya gittik arkadaşımıza şunu yaptılar bütün dünyayı ayağa kaldıralım. Rusya’ya göz göre bunlar pislik yapmasın İngiliz derin devletinin ajanları.

Özel Harekat Şube Müdürlüğü’nde elli iki kabadayıyı alçakça saldırıda yakarak şehit etti bu kahpeler. Ne kadar haysiyetsizmiş bunlar. Gözlerime inanamıyorum düşündükçe kan tepeme çıkıyor. Bayağı şerefsiz bunlar. İngiliz derin devleti bu köpekleri iblise çevirmiş. Gayet de sakinler. Bugün görüntüleri yayınlandı bu yiğitlerin, şehitlerin ama tabii yayında gösteremeyiz. Hayır öküz gibi bazı tipler diyor ki “Ben ne bileyim” diyor “ateş et dedi ateş ettim” alçak adam vuruyorsun ahmak. Müslüman vuruyorsun deli misin sen? Sen nasıl bir insansın? “Ateş et dedi ne bileyim ben öyle deyince ateş ettim” diyor. Kendine niye ateş etmiyorsun o zaman beş kulak? Ahmağa bak. Böyle savunma mı olur? Lafa bak.  

“Hocam zaman zaman ülfet gelişiyor ve Allah’ı gereği gibi takdir edemiyorum ülfete karşı nasıl telkin vermemiz gerekiyor?” Ahmet Han. Ülfet gelişecek gibi mi Allah’a iman, Allah’ın varlığı? Gökyüzünde bir taş parçasının üstünde baş döndürücü bir hızla gidiyoruz her yer taş dolu. Yanan sönen bin bir türlü kitlenin arasından geçiyoruz üstelik onun görüntüsüyüz. Sen de ferah ferah Allah’ı unutacaksın olacak iş değil. Hiç düşünmüyor olman lazım Allah bir saniye bile unutulacak gibi değildir. Normal bir akılda mümkün değil. Sürekli Allah korkusu mecburen oluşur insanda. Azmederek değil mecburen oluşur. İman mecburen oluşur ikinci ihtimal olmadığı için oluşur. Seçenek de değildir Müslüman için.

Bu minik ağlarken eğer beni gösterirlerse hemen susuyormuş ve bayağı dikkatli de izliyormuş. Minik Adnancıların şekerlerinden bir tanesi. Program başladı mı beni görüp anında kesiyormuş ağlamayı.

“Allah aşkıyla sevdiğim, ruhum, nefesim yakışıklılığına, aklına, şefkatine hayran olduğum” Rana, çok sevdiğini söylemiş evet.

Şerife “Dünyada eşi benzeri olmayanım, kıymetlim, canım Hocam seni Allah için çok seviyorum” diyor. Şerife’yi göster bakayım, bayağı şekermiş Şerife. Ben de Şerife’yi çok seviyorum.

Trump’ın ailesi Amerika’ya güzel bir insan modeli, kaliteli kıyafet, kaliteli konuşma, yeme, içme, güzel ev, temizlik, bakım, klaslık, efendilik, nezaket konusunda mükemmel örnek olup Amerikan halkını eski Amerika’nın o zenginliğine, güzelliğine, dindarlığına çevirmeye gayret ediyorlar. Bir kısım homoseksüeli, iti kopuğu, komünisti, efendim kıskancı, hasedi ortaya çıkmış bu aileye veryansın ediyor, kendi kafalarına çevirmek istiyorlar. Onlar gibi berbat giyinecekler, bakımsız olacaklar, sevgisiz olacak, komünist olacak, homoseksüel destekçisi olacak; yok öyle şey. Bundan sonra Amerika eski güzel Amerika olacak. Amerikan rüyası yeniden oluşacak. Tamam kısa bir dönem de olsa bu olacak.

Evet, dinliyorum.

GÖRKEM ERDOĞAN: Trump’ın aile resimleri vardı.

ADNAN OKTAR: Baksana ne kadar güzel. Amerikan rüyasının tam güzel bir yansıması tertemizler. Aferin çocuklar güzel, hanımlar güzel. Bu Obama’nın karısı, o da Trump’ın karısı düşünün aradaki farkı. Görgü anlayışını görüyor musun aradaki?

GÖRKEM ERDOĞAN: Bu kadardı.

ADNAN OKTAR: Evet, yavaş yavaş göster. Yine göster.

GÖRKEM ERDOĞAN: Gösterebiliriz.

ADNAN OKTAR: Bayağı zevkli bak muhteşem evi, çok güzel. Çocukları güzel, kendisi güzel, hanımı güzel, evi güzel tebrik ediyorum. 70 yaşında olmasına rağmen gayet güzel kendine bakıyor, nezaket gösteriyor değil mi?

Peygamberimiz (sav) diyor bak diyor “Tef düğünün vazgeçilmezi” diyor “tef” yeri göğü yıkıyor o tefler böyle. Bir tane değil o zamanlar tef yirmi, yirmi beş tef aynı anda çalıyor yıkılıyor ortalık böyle. Bir gün öyle bir çalışma yapalım inşaAllah.

Mehmet Atagül, “Huzur İslam’da. Yav ortamın güzelliğine bak. Kendimi bildim bileli ateistim böyle ortam görmedim” diyor. Tabii İslam böyle ama siz boş yere ateist oldunuz. İslam bundan çok çok daha da güzel. İmkanlar olursa daha da güzel olacak göreceksiniz.

Evet, dinliyorum.

GÖRKEM ERDOĞAN: Bitki resimlerimiz vardı, ilginç bitki resimleri.

ADNAN OKTAR: Bitki. Severim ben onların süslerini, şekerliklerini. Hayret ne kadar çok çeşit renk, güzellik var maşaAllah. Hepsi simetrik, hepsinde altın oran, hepsi mühendislik harikası, hepsi tatlı, renkler mükemmel, biçim mükemmel ve hepsi iç açıcı. Şu tatlılığa bak insan bakmaya doyamıyor.

Şimdi kısa bir ara verelim, devam edelim.

ASLI HANTAL: Yayınımıza kısa videolarla devam ediyoruz. 


Bu sayfada Sohbetler (3 Mart 2017; 20:00) videosunu izleyebilir, sn. Adnan Oktar'ın A9 TV ve yerli-yabancı diğer televizyon kanalları ve tanınmış medya organları ile yaptığı röportaj videolarını veya en son sohbet programlarına ait görüntüleri seyredebilirsiniz. Sohbet videolarını bilgisayarınıza veya cep telefonunuza indirebilir, Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlar üzerinden arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.