Sayın Adnan Oktar'ın 20 Şubat 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar


A9 TV, 20 Şubat 2017

 

Münafıkların Nasıl Bir Bela Olduğunu Tüm Türkiye 15 Temmuz'da Yaşanan Olaylarla Net Olarak Gördü

Şu an hükümetin başının belada olmasının nedeni de yine münafıklar. Tayyip Hoca güvendi, Müslüman zannetti adamları. “Ne istediler vermedik?” dedi hakikaten muazzam destek sağladı. Adamlar azılı münafık çıktı. Herkesi kendi gibi dürüst zannediyor Tayyip Hoca, öyle değil dünya. Münafık kavramını da görmüş oldu.

 

(Cumhurbaşkanı Erdoğan dün yaptığı konuşmada, her partiye oy veren vatandaşları kucaklayan bir hitapta bulundu. Şunları söyledi; “Sadece AK Parti’ye gönül veren kardeşlerim değil, sadece Milliyetçi Hareket Partisi’ne gönül veren kardeşlerim değil, Cumhuriyet Halk Partisi ve HDP’ye gönül veren vatandaşlarımın da Cumhurbaşkanlığı sistemine ‘Evet’ demesini bekliyorum. Bu reform farklı. Burada bütünleşeceğiz, toplanacağız çünkü bu sistem şu veya bu partinin, şu veya bu şahsın değil, seksen milyonun tamamının geleceği içindir.”)

Tayyip Hocam güzel insan yani böyle söze, tavsiyeye açık bir insan. Şimdi kardeşim ben hayır’ı da düşündüm ama zaten bir karar netleşmesi olmamıştı bende. Sürekli herkesin de gördüğü gibi araştırıyordum. Bana bilgi getirsinler diyordum, Ankara’dakiler bilen varsa gelsin bana anlatsın. Günlerce bunun peşinden gittim, sürekli araştırdım, sürekli bilgi edinmeye çalıştım ondan, bundan, okuyarak, araştırarak. Ankara’dan bir ağabeyimiz geldi böyle değerli, önemli bir mevkide olan bir ağabeyimiz. O geldi anlattı. Baktım bayağı dürüst anlatıyor, bayağı samimi. Sayın Bahçeli çok aklı başında bir insan. Tayyip Hocam yine öyle dürüst bir insan. Bunlar Türkiye’nin aleyhine, anormal bir şeye ‘Evet’ demezler. Anayasayı da inceledim. Bölünme içinse bu mevcut anayasa da bölünmeye müsait. O anayasada da eğer zorlarsan, bölünme hırsı içinde olan adam varsa zaten bulur, nereden bulursa bulur onu. Adam anayasa dinlemez zaten.

 

Kararsız Kesime Konuyu Anlatmak İçin Sevgi, Şefkat, Sevecenlik Çok Önemli. Tedirginliklerine Anlayışla Yaklaşmak Lazım

İşte kararsız kesimi ikna için, sevgi, şefkat, merhamet çok önemli. Tek adam korkusu var herhalde anladığım kadarıyla. Tek adam ama Tayyip Hoca’nın vicdanı güzel. Merhametli, aklı başında bir insan. Zalim bir insan değil. Ayrıca tek adam olup da ne yapacak yani değil mi? Devleti hızlandırmak istiyor sadece, hükümetin icraatlarını hızlandırmak istiyor. Daha akılcı anlatılabilir, daha detaylı anlatılabilir. Hükümetin başı dertte yani böyle bir karmaşa ortamında fitneye kapı açmak doğru olmaz. “Fitne katilden beterdir” diyor. Onun için yatıştırıcı olması açısından ben ‘evet’ diyorum. Fitneye kapı açmamak için, hükümetin de zor durumda olduğunu gördüğüm için, yeni bir zor durumda olma hali de oluşturmak istemediğim için, hükümeti zora sokmak istemediğim için ‘evet’ diyorum. Hayır gözüyle bakıyorum. Uzun uzun düşündüm, son kararım bu şu an.

 

Tayyip Hocam’ın, Meclisin Ve Külliye’nin Savunmasını Çok İyi Yapalım

Tayyip Hocam’a Allah uzun ömür versin. Ama adamlar Tayyip Hocam’ın vefatına bel bağlamışlar. Onun için Tayyip Hocam’ın savunmasını çok iyi yapalım. Bunların niyeti bozuk. Meclisi çok iyi koruyalım, gazi meclisi. Sarayı iyi koruyalım, halkın sarayı, millet sarayı. Millet sarayı, saray demekten niye çekiniyor ki Tayyip Hocam? Saray orası. Millet sarayı, ne var yani? Millete ait bir saray. Tapusu Tayyip Hoca’nın üstüne değil oranın. Tamam, millete ait bir sarayda oturmasında niye acayiplik olsun? Topkapı’da da oturabilir, orası da saray, millete ait saray.

 

Milletimiz Vicdan Ve İrfan Sahibidir. En Güzel Kararı Verecektir. Referandumun Sonucu Ne Çıkarsa Çıksın Hayırdır

Türk milleti asil millettir, necip millettir. Ne yapacağını bilir. Allah onlara vahyeder, kalbine ilham eder, en doğrusunu onlara yaptırır. Hiç tedirgin olmaya gerek yok. Kaderde onlar zaten tercihini yaptı. Nereye oy vereceklerini, hangi kararı verecekleri Allah Katında belli. Bu dindar millet, imanlı millet, vicdanlı millet en doğru kararı verir. Hiç kimse tedirgin olmasın. Ama hayırcı görüş de galip gelirse bunu bir felaket olarak görmemek lazım. Referandumlardan bir referandum, yine referandum olabilir. Onda da başka türlü bir şey çıkabilir. Bu hükümeti etkilemez. Halkın görüşünü öğrenmek istiyor hükümet, bu kadar. Danışıyor halka. Halka göre de hareket eder zaten hükümet. Halk ne diyorsa o. O yüzden bunu bir felaket, çöküntü gibi göstermek ayrı bir fitne konusu olur. Bundan da şiddetle kaçınmak lazım. Nitekim de Tayyip Hocam’ın üslubu iyi şu an. Sayın Bahçeli’nin üslubu da iyi, Başbakan’ın üslubu da iyi. Hayır diyen kardeşlerimizi kazanmaya yönelik güzel bir üslupları var. İyi gidiyor yani.

 

İşgal Ve Darbe Tehlikesine Karşı Legal Bir Milis Gücü Oluşturulabilir, Ancak Mutlaka Kanuni Hukuka Uygun Bir Yapılanma Olmalıdır

Tekrar söylüyorum bir milis gücü oluşturulsun. Ama bu mutlaka kanun ve hukukla oluşturulsun. Kanuna, hukuka uygun olsun. Her yönü kanun, hukuk kontrolünde olsun.

 

Melania Trump'ın Dua Ederek Konuşmasına Başlaması Çok Güzel. Dinsizlerin Allah'sızların Alaylarına Hiç İtibar Etmesin

Melania Trump, Florida’da yaptığı konuşmada dua ile Allah’a şükrederek başlamış. O benim aslanım o. Hiç Allahsızların, dinsizlerin alaylarına hiç itibar etmesin. Onların alayı alayla gelse hiç etkisi olmaz. Alay edilmek müminin süsüdür. Müminin ihtişamını gösterir, kalitesini gösterir. Alay da küfrün küçüklüğünü ve ezikliğini gösterir.

Aferin benim aslanıma, aferin benim yiğidime, çok güzel olmuş. Ağzına diline sağlık, sonuna kadar da yanındayız. Yedi ceddine rahmet olsun. Allah seni hıfz-ı emanına alsın, imanını daha da güçlendirsin. Cesaretin, yiğitliğin tarihe geçiyorsun. Alay edenler ahirette senin karşına gelecekler. Sen de onların haline güleceksin. Alay edilecek değil; gurur duyulacak muhteşem bir tavır göstermişsin. Aferin sana. Allah sana uzun ömür versin, sağlık sıhhat versin. Ailene de bereket, sağlık, sıhhat versin, maşaAllah, elhamdülillah. Ne güzel bak, “Hükümdarlığın gelsin” yani dünya hakimiyeti. İslam’ın dünya hakimiyetinden bahsediyor. İsa Mesih’in nüzulü, Hz. Mehdi (as)’ın çıkışı ve dünya hakimiyeti, kastettiği bu. İsa Mesih’in güzel talebesi, soylu talebesi, maşaAllah sana, maşaAllah.

 

(Dün gece Şırnak’ın Uludere ilçesi Şenoba beldesinde 4.0 ve 3.1, Hilal beldesinde ise 2.6 olmak üzere üç ayrı deprem meydana geldi. Depremin Şırnak ve Beytüşşebap’tan da hissedildiği öğrenildi.)

İşte deccal saldırıya geçti. Türk milleti Hz. Mehdi (as) ordusudur. Hükümet Mehdiyet’in şahs-ı manevisini temsil ediyor. Kahraman millet, imanlı ordu, kahraman ordu, necip Türk milleti ile güzel bir yol içerisinde, güzel bir hedefe doğru gidiyor. Deccaliyet her azdığında yer sürekli zemin titriyor. Yani Türk milletini uyarmış oluyor deccaliyete karşı. Ankara’daki azgın deccal ordusu, İngiliz derin devletinin ajanları bir oyun oynuyorlar demek ki. Tayyip Hocam çok dikkatli olsun, hükümet çok dikkatli olsun. Çok özenli bir koruma sistemi meydana getirsinler. Bunlar acele de edebilirler ahlaksızlık yapmak için. Bu uyarılar çok manidar. Bu mucize, bu kadar sık olmaz. Bak, peş peşe peş peşe sürekli deprem oluyor. Allah tehlikeye karşı milletimizi uyarıyor, devletimizi uyarıyor. Çok titiz olalım. Sarayın ve meclisin korunması çok önemli, hava savunması özellikle ona çok dikkat etsinler.

 

Hz Musa'nın Asasının Hz. İsa'nın Çamurdan Yaptığı Kuşun Bir Anda Canlanması Evrimle Yaratılış Olmadığının İspatlarındandır

Ali İmran Suresi 49. İsa Mesih diyor ki, “Ben size çamurdan kuş biçiminde bir şey oluşturur, içine üfürürüm, o da hemencecik Allah'ın izniyle kuş oluverir.” Yani Allah “ol” diyor oluyor, hemen. Hemen ne demek?  “Hemenden kasıt üç milyon yıldır” diyor yahut “altmış milyon yıl. Hemen deyince yanlış anlamayın” diyor. İsa Mesih başında bekliyor. Hemen demek anında. Hz. Musa (as) da asayı attığında, değnek yere vurduğunda direkt yılan olarak yere düşüyor. Yani değnek yere değer değmez, asa, derhal yılana dönüşüyor. Bildiğin yılan. Öbür sopaları, değnekleri hepsini yutuyor hayvan, tek tek yutuyor, ortada değnek, sopa kalmıyor. Bak şimdi olayın harikalığına bak. Sonra da asa olan aslında fakat yılana dönüşmüş olan bu varlık, o asaları yuttuktan sonra yeniden asa oluyor. Öbür asalar nerde? O asalar da onun içinde olmuş oluyor, yok olmuş oluyor. Çok büyük mucize bu. Herkesin gözü önünde, oradaki adamların hepsi iman ediyor. Firavun “büyücünüz” diyor “sizden daha büyükmüş” diyor “büyüsü” diyor. İnat ediyor.

 

Allah Virüs İçerisinde Farklı Durumlara Karşı Direnç Gösterecek Her Yapıyı Yaratmış. Bu Virüsü Başka Varlığa Dönüştürmez, Bu Evrim Değildir

Mikrop içerisinde Cenab-ı Allah onun her türlü yabancı maddeye karşı direnip yaşayabileceği şekilde sistem geliştirmiş Allah ama mikropluktan çıkmıyor o. Yani mesela altmış milyon yıl önce de mikrop şu anda da mikrop. Ama her şeye karşı Allah onu dirençli yaratmış. Bu evrim değil o mikrobun harika yapısını gösterir, Allah’ın onu harika yaratmasını gösterir. Mikroptan kaş göz çıkmıyor bir süre sonra. Bu mikrop bilim adamına dönüşmüyor. Yüz elli milyon, üç yüz milyon, beş yüz milyon yıl da geriye gidilse mikrop aynı mikrop hiçbir değişiklik yok. Ama direnç gücünü Allah harika olarak onun içine koymuş. Hangi ilaç, ne verilirse versin o mikrop yok olmuyor yani direnç gücüyle devam ediyor, soyunu devam ettiriyor.

 

Hz. Süleyman'ın Mescidini İnşaAllah Yeniden İnşa Edeceğiz. Müslümanlar, Museviler, Hristiyanlar Hep Birlikte Mescid'de Dua Edeceğiz

İnşaAllah Hz. Süleyman (as)’ın mescidini yeniden inşa edeceğiz. Bu mescidin yeri konusunda bir çalışma talebinde bulunalım. İki mescidin arası çok müsait, orası uygun. Oraya Hz. Süleyman (as)’ın mescidini yine aynı orijinaline uygun inşa edelim. O konuda ileri gelenlerle bir görüşme yapalım, Filistinlilerle, Musevi hahamlarla. Bir an önce olsun.

 

Karmaşık Günler Çalkantılı Olaylar Yaşanacak Güzel Bir İmtihanla İmtihan Olup Eğitileceğiz Sonunda İsa Mesih Ve Mehdi'yi Göreceğiz İnşaAllah

“Halimler dünyayı miras alacaklar.” (Tevrat Mezmurlar, 37/11) Halimler dediği işte Hz. Mehdi Moşiyah ve talebeleri. İsa Mesih. Karmaşık günler olacak, karmaşık olaylar olacak, çalkantılar olacak. Sonunda güzel bir imtihanla imtihan olacağız, eğitileceğiz. Hz. Mehdi (as)’ı göreceğiz, İsa Mesih’i göreceğiz. Darwinizm’in tarihe karıştığını, tarih kitaplarında yer aldığını göreceğiz. Bir daha da Darwinizm’i ağızlarına almayacaklar kıyametten önceki vakte kadar. Yani kıyametin kopmasına on saniye kalıncaya kadar bir daha Darwinizm’i ağızlarına almayacaklar. Bilimsel olarak tamamen imha olacak Darwinizm.

 

(Akit Yazarı Hasan Aksay, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bahreyn’de Müslümanlara hitap ederek birlik çağrısı yaptığını yazdı. Cumhurbaşkanımızın Bahreyn’deki konuşması şöyle. “Tüm İslam aleminin hatta insanlığın geleceği için birlik olma, birlikte hareket etme zamanı çoktan gelmiştir. Komşuları zillet içinde yaşarken, aynı kıbleye yöneldiği kardeşleri zulüm görürken hiçbir toplum sadece kendi konforunu düşünemez.” Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da da benzer bir konuşma yapmış ve “kimse tamamen kardeşlik esasına dayalı bu yakınlaşmadan kaygılanmasın. Bu işbirliğini bölgedeki tüm ülkelere yaymak istiyoruz” demiş.)

İşte Tayyip Hocam’ın dışında Mehdiyet’i temsil eden kimse yok. Mehdilik ruhuyla, Mehdiyet ruhuyla, Mehdiyet’in zıl ve gölgesi altında hareket ediyor şu an. Bakın dikkat ederseniz Allah hiçbir lidere nasip etmiyor bir tek ona nasip ediyor İttihat-ı İslam’ı savunmayı, İslam Birliği’ni savunmayı. Bu Mehdiyet’in zıl ve gölgesi altında olduğunu gösteriyor.

 

Tevrat'ta Ve Musevi Kaynaklarda Hz Mehdi'nin Ruhunun Kainat Yaratılmadan Önce Yaratıldığı Bildirilir

“Görevini yerine getirmesi için ona Allah katından güç bahşedilecektir.” (Arba Meot Shekel Kesef, s. 241; Zohar II, 7b-8b, Matok Midvash, ibid.; Zohar HaRakia, Shemot s. 56b) “Görevini yerine getirmesi için Moşiyah’a” yani Hz. Mehdi (as)’a “Allah katından güç bahşedilecektir. “Moşiyah (Mehdi) herhangi bir insan gibi anne ve babadan doğacaktır.” Zohar’dan, Tevrat’tan. “Son derece takva olacak. Birçok üstün hizmetler gerçekleştirecek.” Tabii bunlar imani hizmetler, Kurani hizmetler gerçekleştirecek. “Ve böylelikle kendisini sürekli yükseltecektir.” Manevi yönden sürekli yükselecektir. “Çabaları nihayetinde onu çok yüce bir seviyeye çıkartacak.” Çabalarından dolayı müthiş bir makam yükselmesi olacak. “Ve bu noktada kendisi için yaratılış öncesinde hazırlanan eşsiz ruhu” daha kainat yaratılmadan hazırlanan eşsiz ruhu bak, onun ruhu daha kainat yaratılmadan yaratılmış. “Eşsiz ruhu Yehidah’ı” ruhun en üst seviyesini “alacaktır.” Yani en yüksek makama çıkacaktır. İşte hadislerde geçen hateme veli, akmeli velayet denilen bu. Velayetin en yükseğine çıkıyor. 3500 yıl önce de Tevrat’ta bu şekilde anlatıyor. Ruhun en üst seviyesine çıkacak diyor.

 

(Ahmet Hakan AK Parti’nin meclisteki çoğunluğu kaybettiği 7 Haziran seçimlerinden sonra durup dururken PKK saldırıları yaşandığını hatırlattı.)

PKK'nın Felsefesine İlmi Cevap Vermeden Sadece Şikayet Eden Konuşmalar Yapmak Olmaz. Darwinist Materyalist Felsefe Kalktığında Terör Biter

Yalnız şimdi bunu anlatmaktan ziyade buna çözüm araması lazım. PKK’yı besleyen nedir? Felsefedir. Bu felsefe hangi felsefedir? PKK’nın oturduğu felsefe hangi felsefe? Darwinist, materyalist felsefe. O zaman Darwinist, materyalist felsefenin ortadan kaldırılması gerekiyor. Yani şunu yaptılar, bunu yaptılar değil. Buna önlemden bahsetmesi lazım. Darwinist, materyalist felsefe kalktığında bunların azgınlığı da duracaktır.

 

Suriyeli Kardeşlerimizi Sevmeyenler Şefkati Merhameti Bilmeyen İnsanlar. Onlar Allah'ın Bize Lütfu, Kendi Vatanında Gibi Rahat Edecekler

Suriyelileri sevmeyenler şefkat merhamet sahibi insanlar değiller. Suriyelileri korumak istemeyenler şefkat merhamet sahibi insanlar değiller. Suriyelileri sevmeyenler sevgiyi bilmeyen insanlar. Suriyeliler bizim başımızın tacı. Onlar bizim canımız bereketimiz, güzelliğimiz, Allah'ın lütfu. Misafir bereketi ile gelir. Hoş geldiler, sefa geldiler. Başımızın üstünde yerleri var. İstedikleri gibi de kalırlar. Kendi vatanındalar, kendi kardeşlerimiz onlar. Onlar bizim nurumuz. Söylenenlere hiç aldırmasınlar. Gönül huzuru içerisinde yanımızda yaşasınlar. Onu söyleyenler değişik adamlar. Onlara hiç itibar etmesinler.

 

Bazen Müslümanlar İmani Konular Üzerinde Yeterinde Düşünmüyorlar. Kadere, Meleklere, Ahirete İmanın Hepsini Detaylı Düşünmek Önemlidir

İman konularını Müslümanlar bazen unutuyorlar. Sadece Allah'a imanı yeterli zannediyorlar. Öyle olmaz. Cennete cehenneme iman edecek onu tek tek düşünecek. İman ettiğine kanaati gelecek. Melekleri de düşünecek. Ona da iman edip kanaati gelecek. Melekler şu an aramızda. Burada da çok mebzul miktarda, çok fazla sayıda melek var şu an. Bizi dinliyorlar. Görsek aklımız durur. Herkesin omuzunda da var. Sağında solunda da var. Dolu burası şu an. Yüzeysel iman olmaz. Mesela kadere iman. Kaderin dışında bir şey olmaz. Mesela bugün anlattığımız konular daha ben doğmadan anlatılmıştı. Daha ben doğmadan anlatmıştım.

 

Sevmek Ve Sevgiyi Samimi Yaşamak İçin Allah Korkusu Gerekir. Allah Korkusu Olmadan Candan Sevgi Olmaz

Sevmek için, sevgiyi yaşamak için Allah korkusu gerekir. Allah korkusu olmadan sevgi olmaz. Seviyorum diyen doğru söylemez. Mutlaka Allah korkusu gerekir. Et, kemik sevilmez. Etin, kemiğin neyini sevecek adam? Allah sevilir, Allah'ın tecellisi sevilir. Bunları çok iyi akılda tutmak lazım. Mesela şeytanın varlığı gerekiyor. Nefsin varlığı gerekiyor. Aksilikler, terslikler gibi görünen imtihanlar, olaylar gerekiyor. Öbür türlü biz ne eğitilebiliriz, ne tevekkülümüz oturur, ne aklımız oturur. Hiçbir şey oturmaz. Bunların hepsi gerekli. İnsanlar diyor ki biz hiç imtihan olmadan gidelim. Kardeşim bomboş birisi olursun. Olmaz. Müslüman kendini cehenneme hazırlamaz. Cennete hazırlar. Cehennemi hiç istemeyecek Müslüman, katiyen istemeyecek. Mutlaka cenneti. Cennete göre kendini ayarlayacak. Orada ne yaparım, nasıl yaparım ona göre olacak.

 

Hadislere Göre Mehdi Zahir Olmadan Önce De Mehdi'nin Olumlu Etkisi Tüm Dünyada Görülecek Ve Hissedilecek

Mehdi görünmese de insanlar Mehdi (as)’dan çok istifade edecekler. Dünyanın her tarafında Mehdiyet etkisini gösterecek. Hükümetlere, insanlara, halklara her yere etkisini gösterecek. Hatta Peygamberimiz (sav) diyor ki, “Bulutlar güneşin yüzünü örttüğü zaman insanlar güneşten nasıl yararlanıyorlarsa” bulut örtmesine rağmen pırıl pırıl aydınlık oluyor yansımalarla. O yansımalar çok mükemmel Peygamberimiz (sav)’in anlatımıyla tarif edilmiş. “Bulutlar güneşin yüzünü örttüğü zaman insanlar güneşten nasıl yararlanıyorlarsa Mehdi (as)’dan da insanlar öyle yararlanırlar.” Mehdi (as)’dan mesela insanlar direkt görüşerek de istifade edebiliyor. Ama yansımayla da etki ediyor. Çünkü nasıl oluyor? Güneş buluta geliyor. Değil mi? Bulutu aydınlatıyor. Bulut da ortalığı aydınlatıyor. Karşılıklı yansımalarla o bulut o bulutu, o bulut o bulutu o başka bir şeyi yansımalar sonucunda. Adama sorduğunda nasıl aydınlanıyor diye ben buluttan aydınlanıyorum diyor. Güneşten aydınlandığının farkına varmıyor. Mehdi (as)’dan aydınlanan da farkına varmaz. O yansımalardan dolayı farkına varmaz. Mesela evinde müthiş bir iman vardır anlamaz nereden geldiğini. Mesela bir devlet, bir hükümet müthiş bereketli olur. Sebebini bilmez. Mehdiyet’ten kaynaklandığını bilmez. Şu an Amerika'daki bereketin vesilesi Mehdiyet’tir. Türkiye’deki bereketin, Rusya'daki bereketin vesilesi Mehdiyet’tir. Yoksa dünya çöker giderdi. Mehdi (as)’ın ve İsa Mesih’in bereketi.

 

Mehdi Devrinde Tabut-u Sekine Bulunacaktır. Tabut-u Sekine'nin İnsanlara Huzur Ve Sakinlik Verecek Metafizik Bir Yönü Olacaktır

“Allah’ın yakınlık ruhu sekine gökten yukardan inecektir ve bir bedenin içinde ruhun var olduğu gibi fiziksel Süleyman mabedine ruhani bir varlık olarak girecektir.” Süleyman mabedinde kutsal sandık var. Oraya giden alenen ve açıkça vücudunda bir hafifleme, üzerinden bir sıkıntı gitmesi, kafasında bir huzur hissediyor. Onun için sekine sandığı deniyor. Mesela çok sinirli adam müthiş sakinleşiyor. O büyük bir mucize. Bunu da göreceğiz. Mehdi (as)’ın zuhuru nasıl harikaysa bu sekine sandığı da ayrı bir harikadır mucizedir. Mehdi (as)’ın varlığının ve gerçek Mehdi (as) olduğunun delillerinden. Çünkü sekine sandığı onun sayesinde bulunuyor. O tereddüdü ortadan kaldıran bir şey. Tabii yine bir zannı galiple kabul edeceğiz ama zannı galibi çok güçlendiren bir delil. Adam böyle annesinden doğmuş gibi ferahlıyor. Hayret edecek şekilde orada var yalnız sadece orada. Oradan gitti mi yine geliyor üstüne o sıkıntı. Oraya geldi mi gidiyor. Hiçbir açıklaması yok. Mesela merdivenden iniyor çıkıyor gidiyor. Sıkıntı yine var. Geliyor, gidiyor yani çok büyük mucize.

 

Tesadüf Tamamen Hurafedir, Olabilecek En Kötü Açıklamadır. Evrim Her Şeyin Tesadüflerle Olduğunu İddia Eden Putperest Düşüncedir Bilim Değil

Darwinizm imanı zayıf olanların ortaya attığı, iman etmekte zorlananların ortaya attığı bir safsata, hurafe. Bak Allah yarattı diyorsun bu mantıksız diyor. Tesadüf yarattı diyor bu çok mantıklı diyor. Bunca sanatı, güzelliği, bu kadar insanı, bu kadar hayvanı, bu kadar bitkiyi, sebzeleri, meyveleri her şeyi bir yaratan var demek var, bir de bunlar tesadüfen oldu demek var. İki inanç var “tesadüfen oldu” demeyi bilimsel olarak görüyor, “Allah yarattı” demeyi bilime aykırı görüyor. Tesadüf tamamen hurafe değil mi? Olabilecek en kötü açıklama, en berbat açıklama.

 

Şeytanın En Çok Karşı Olduğu Konu Sevgidir. Sevgiyi Ve Güzelliği Yok Etmek Hedefindedir. Nefret Ve Şiddet Filmleri Bilmeden Buna Hizmet Eder

Dünyada şeytan sevgiye saldırıyor. Şeytanın en büyük karşı olduğu olay sevgidir. Filmleriyle saldırır, tiyatrosuyla saldırır, terörüyle saldırır, faşizmle saldırır, komünizmle saldırır, PKK ile saldırır. Hep sevgiyi, sanatı ve güzelliği yok etmektir hedefi şeytanın. Nefret ve şiddet filmleri de bilmeden şeytanın bu sevgiye düşmanlığına hizmet olur. Bilmeden yapar birçok insan. Savaşlar hep sevgiyi öldürmek içindir. Fakat İslam’da sevgi alabildiğine gelişecek şekilde dizayn edilmiştir Allah tarafından. Sevgi dört koldan gelişecek gibidir. Hem zemini oluşturulur hem yanları oluşturulur hem üst tavanı oluşturulur. Her yönden sevgi hem teşvik edilir hem de rahatça yaşayacağı gelişeceği yollar sonuna kadar açılır. Bir tek İslam ahlakının özelliğidir bu. Sevgi olmadığında şehir bile kapkaranlık olur. Kötü şehrin görüntüsünün kavruk olduğunu söylüyor Allah iman olmadığında. Ama iman olduğunda o şehir güzelleşiyor, zenginleşiyor, gürbüzleşiyor. Öbür türlü eskiyip çöküyor. Mesela imansızlığın olduğu yerler Rusya’da o zamanlar öyle oluyordu korkunç bir soğukluk, insanların suratı soğuk. Çin’de de öyle insanların suratı soğuk binalar soğuk fabrikalar soğuk. Sevgiden tek kelime bahsedilmiyor. Merhamet şefkat hiç duyulmuyor sadece yaşanıyor. Daha da azgın olan yerlerde artık lağım gibi oluyor ortalık her şey pis, her şey kirli ve her şey karanlık oluyor. Bazı filmlerde de bu çok vurgulanıyor. Daha da teşvik ediliyor her yer karanlık insanlar ölüyor kan revan içinde sevgisizlik her yerde.