Sayın Adnan Oktar'ın 18 Şubat 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar


A9 TV, 18 Şubat 2017

 

(Dün gece Şanlıurfa’da hakim ve savcı lojmanlarının olduğu sokakta PKK tarafından bomba yüklü bir araç uzaktan kumandayla infilak ettirildi. Patlamada babası adliyede zabıt katibi olan 11 yaşındaki Ahmet Oktay Günak kardeşimiz ve mahalle bekçisi İbrahim Kete şehit oldu. On yedi kişi yaralandı.)

Minik Ahmet seni tebrik ediyoruz. Cennet kuzusu olmuşsun. İmrendik sana, Allah şehadetini makbul etsin, meşhur etsin, makbul etsin. Ne güzel bu yaşta şehit olmuşsun. Bak biz geldik 63 yaşımıza şehadeti bekliyoruz. Sen genç yaşta bu nimeti elde etmişsin. Allah yatak ölümü vermesin. Şehadet mükemmel bir nimettir. Çünkü o alemi görmek ayrı bir güzellik. Zer alemini gördük, dünyayı gördük ama şehadet alemini görmedik. Cennete gidersek sadece cenneti görmüş olacağız. Onun için Allah’tan niyazımız şehadet. Bütün müminler gibi biz de istiyoruz.

 

Hadiste Mehdi'nin Yerde Ve Gökte Gerçekleşecek Bazı Alametleri Olduğu Bildirilir. Bunlardan Biri De Depremlerin Artmasıdır

“Mehdi’nin gökyüzünde ve yeryüzünde gerçekleşecek parlak bazı alametleri vardır. Gökyüzünde de var yerde de var bazı alametler. “Bunların beş tanesi; yere batma, ateş, silinme, sarsıntı ve bir de depremdir ki Rab’bin kitabında Mehdi’ye ihanet edilince Allah bazı Türk beldelerini depremle yıkar.” Yani Mehdi’ye ihaneti kim yapar? Deccal yapar, Deccaliyet yapar. Yani kim yapar? İngiliz derin devleti yapar. Dolayısıyla Türk beldelerinde Allah uyarı meydana getiriyor. “Deccaliyet saldırıyor, dikkat edin” tarzında. Zaten bak helaktan bahsetmiyor. “Depremle yıkar” diyor. Bazı yıkımlar meydana getiriyor Allah. Böylece insanları uyarmış oluyor. Mesela bir taş yığını vardır onu devirir Allah. Veyahut bir kule gibi bir şey vardır, taştan yapılmış bir şey vardır onu devirir. Bu insanları tehlikeye karşı alarma etmiş oluyor, uyarmış oluyor. Yani “Büyük bir tehlike var, büyük bir olay var, buna hazır olun.” Zaten bak “Bazı Türk beldelerinde” diyor sırf Türkiye’yi içine almıyor bu. Çünkü Türk Türkiye’de sırf “Burada var” diyemeyiz. Türk her yerde var evet. “Türklük alemini Allah uyarır” diyor Deccaliyete karşı. “Saldırı var dikkatli olun” tarzında. Kitabu'l Cifr İmam Ali sayfa 350’de. Çünkü Mehdiyet’e saldırı demek doğrudan deccaliyet demektir. Dolayısıyla herkes hazırlıklı olması lazım. Allah bizi uyardığına göre Çanakkale bu kadar sallanması normal değil. Bak sürekli sarsıntı oluyor. Can kaybı yok ama sürekli sarsıntı var. Yıkımlar oluyor hakikaten hadislerde de o belirtiliyor, depremler yıkar. O bizi uyarıyor, deccaliyete karşı tetikte olmamızı sağlamak için Allah bizi uyarmış oluyor. Bediüzzaman söylüyor “Bazen de” diyor “çok şiddetli kar, bazen fırtınayla da uyarır” diyor “tehlikeye karşı.”  Büyük olaylarda bunlar hep oluyor. Mesela gökyüzü kararıyor. Oradan bir işaret alıyor Müslümanlar. Çünkü Allah yazılı, sözlü vahiy getirmeyeceğine göre bu tarzda uyarıyor. Bizim anlayacağımız, duyacağımız tarz bu olmuş oluyor.

 

15 Temmuz'da Deccaliyetin En Çok Nereye Öfkeli Olduğunu Gördük: Meclis, Özel Harekat Ve Külliye. Buraların Çok İyi Korunması Önemlidir

Mesela İngiliz derin devletinin en kinlendiği yerleri 15 Temmuz’da gördük. Bir; meclis, iki; polis dolayısıyla polise ait her yer. İki öfkelendiği nokta. Onun için gazi meclis, gazi polis. Deccalin hedeflerini çok iyi korumamız lazım. Bir; meclisi çok iyi koruyacağız, iki; polisi çok iyi koruyacağız. Çünkü deccal, nereyi hedeflendiğini bize göstermiş oluyor. Şu anda da bütün azgınlığıyla hazırlık içerisinde. Bu tehditler de normal değil. Hükümete çok dikkat etmek lazım hükümet üyelerine, Tayyip Hocam’a çok dikkat etmek lazım koruyup kollamak lazım ve meclisi koruyup kollamak lazım. Çünkü oradaki ifadede “Havadan da gelir” diyor, “karadan da gelir” diyor bir şeyler söylüyor yani. Bir de “Topluca da olabilir” diyor. İfadesini okusana Fethullah Gülen’in varsa sizde.

Bak, “Devlet-i aliyenin başının yeneceğini beklemeye durun bence” diyor. Devlet-i aliyenin başı kim? Tayyip Hoca. “Başının yeneceğini” ne demek? Şehit edileceğini. “Bekleyedurun bu olacak” diyor. “Evet, darmaduman olacağını beklemeye durun” demek ki bir bombalama falan bir şey düşünüyorlar. Bak darmaduman demek bu. Büyük bir operasyon düşünüyor olabilirler. “Başınızın çaresine bakın. Bulun birer tane merkup. Bulunduğunuz yerden sağa sola kaçmaya durun” diyor ki “Kim nerede, ne yapabilir mevzuunu belirlemek çok önemlidir. Belki bunda bile yine o kolektif şuura, ortak akla müracaat etmek lazım” yani “toplu bir saldırı da yapılması uygun olur” diyor. “Kolektif bir saldırı da uygun olur” diyor. “Kim nerede, ne yapılır bunun da planlanması gerekir” diyor. “Kim nerede, ne yapabilir?” Bak diyor ki “Günümüzde çok meşhurmuş. Neyli araba? Zırhlı araba”, “zırhlı” diyor. Tayyip Hoca zırhlı arabada gidiyor ya. “Çoklarının peylendiği zırhlı araba” yani arabanın havaya uçurulmasından bahsediyor benim gördüğüm, arabanın. Onun için Tayyip Hocam’ın arabasının geçeceği yollarda bomba araması çok önemli. Yahut bombalı araçla da bir saldırı yapılabilir. Buna çok dikkat etsinler. Bu ifadeler hiç normal değil.

 

Çanakkale’de Ardı Ardına Beş Yüzden Fazla Deprem Oldu. Bu Çok Olağanüstü Bir Durum. Bunu Normal Karşılamak Hiç Doğru Değil

Ve depremler hep 4.5 civarında. Allah istese yıkıcı deprem de getirebilir. Uyarı depremi olduğu için yıkmıyor. Çünkü bir de cezalandırma felaket depremi vardır. Mesela o yerle bir eder Allah. Mesela bir olay olur yerle bir eder. Ama bunda tabii insanlar yine uyarılmış olur, yine uyarılmış olur. Yine vefat edenler şehit hükmündedir. Efendim malları da zekat hükmünde olur. Kalanlar da gazi hükmünde olurlar. Ama şiddetli bir olayda bunlar olur genellikle, çok şiddetli. Bu uyarı depremi bunlar. Türk milletini Allah uyarıyor. Bu hadiste belirtilen olay bu tarz işte uyarıdan yana. Sadece yıkım meydana getiren depremler. Ama bazen de kitlevi olarak çok büyük şehitler meydana geliyor. Cenab-ı Allah şehit almak istiyordur öyle de yapabilir. İlla savaşla şehit almaz Allah. Bazen de depremle şehit alır. Bazen depremle gazi yapar. Çünkü bu bir imtihan. İmtihanın gereği olarak böyle yapabilir Allah. İki türlü oluyor. Bazen zalimlerin olduğu yeri Allah yıkar bazen de sırf şehit almak için de Allah deprem meydana getirebilir. Müslüman beldesidir, Allah imtihan eder. Nasıl durduk yere bir insana hastalık, bela geliyor değil mi durduk yere hastalık geliyor, ölüyor adam. Veyahut sakat kalıyor hastalık gelip. Bu nedir? Onun imtihanıdır. Bazen de işte toplu imtihan da olabilir. Allah hepsini şehit eder, büyük bölümünü de gazi olarak alır, gazilik makamına eriştirir.

“Suda boğulan, yangında ölen, duvar ve enkaz altında kalarak ölen şehittir” diyor Peygamberimiz (sav). Bak “Suda boğulan, yangında ölen, duvar ve enkaz altında kalarak ölen şehittir” diyor. Dolayısıyla depremlerde kaybettiğimiz kardeşlerimizin hepsi şehittir. “Ümmetimde depremler olur” diyor Peygamberimiz (sav), “binlerce kişi ölür. Allah bunu iyilere öğüt” yani şehadet makamına eriştirmek, rahmet ve imtihan olarak yapıyor, kalanlar gazi oluyor onlara da imtihan oluyor. Bak, “iyilere öğüt, müminlere rahmet” rahmet olmuş oluyor Allah’tan çünkü. Adam zor hayat şartlarında yaşarken Allah onu şehit ediyor, bir nimet. Mesela gazilik makamı yine cennete kapı açan bir yoldur. “Kafirlere ise azap kılar.” Mesela bazen de küfür beldesini Allah yerle bir eder, kafirlere azap olur tarih içinde mesela o çok geçer. Lut kavmine mesela bela olarak gelmiştir ama müminlere geldiğinde de rahmet olarak gelir, kim söylüyor bunu? Resulullah (sav) söylüyor. Bak “Ümmetimde depremler olur, binlerce kişi ölür. Allah bunu iyilere öğüt, müminlere rahmet” bak müminlere rahmet olarak geliyor çünkü şehadet makamına ulaşıyor, “kafirlere ise azap kılar” diyor Allah. İşte bu Lut kavmi gibi kavimlere. İbni Asakir’de. Mesela Türkiye’de de oldu depremler nur gibi mümin muttaki insanlar şehadet makamına ulaştılar, onlara rahmet olmuş oldu, yaralananlar oldu onlar gazilik hükmünde olmuş oldu, evleri de sadaka hükmünde olmuş oldu, zekat, sadaka hükmünde olmuş oldu, onun sevabını almış oldular.

 

Tayyip Hocam CHP'ye Israrla Şefkatle Yaklaşsın, CHP'ye Sevecenlikle Yaklaşsın. Muhalefetin Endişe Ettiği Noktaları Açıklasın. Güzellik Olur

Tayyip Hocam CHP’yi kucaklasın. Sayın Kılıçdaroğlu çok efendi nur gibi bir insan, mümin bir insan, vicdanlı güzel bir insan. Tedirginlikler olabilir, şüpheler olabilir. Birebir konuşsun, “ben” desin “Allah’ın mazlum bir kuluyum, iki günlük dünya” zaten her zaman konuşuyor bunu da bir daha tekrar etsin. “Ne diyorsanız o” dersin, “ben hayır için istiyorum, güzellik için istiyorum” desin ama anayasaya keşke Tayyip Hoca’nın ömür boyu yargılanamayacağı maddesini de koysaydık, o da rahat ederdi, insanlar da rahat ederdi hiçbir mahsuru da yoktu tertemiz insan, hiçbir mahsuru yoktu.

 

Türkiye'yi Sanatla Estetikle Kaliteyle Güzelleştirelim. Kimsenin Korku Ve Gerilim İçinde Olmadığı Bir Türkiye İnşa Edelim

Bu gerginlik bize gitmiyor. Türkiye’yi güzelleştirelim sanatla, estetikle, kaliteyle bir araya getirelim Türkiye’yi maddi manevi hemen güzelleştirelim. Niye korku içinde yaşasın insanlar? Niye gerilim içinde yaşasın? Niye huzursuz olalım? Hepimiz iyiyiz, hepimiz iyi olduğumuza göre hepimiz mutlu olmamız lazım. O zaman tanışalım, görüşelim, anlaşalım, huzurlu olalım. Her yeri süsleyelim sokakları, bahçeleri tertemiz yapalım, cennet gibi yapalım memleketi de huzur içinde yaşayalım, dünyada da huzur içinde olalım, ahirette de huzur içinde olalım.

 

(Michael Flynn'in istifasından sonra adı Trump’ın ulusal güvenlik danışmanı adayları arasında geçen eski CIA Direktörü David Petraeus PYD için, “ABD’nin terör örgütü olarak kabul ettiği PKK’nın kuzeni.” dedi.) 

Helal, aslan işte bunlar görüyor musun? İsa Mesih’in talebelerini görüyor musun? Nasıl deccalin kafasına kafasına vurmaya başladılar, helal olsun. Flynn, efendi delikanlı. Biz onu destekliyoruz, seviyoruz, güveniyoruz. Allah ona güç kuvvet versin, Allah onu korusun. Doğru yolda o. İsa Mesih’in talebesidir, güvenilir bir insandır. Türkiye olarak da destekleyelim. Onun yapacağı çok iş var, çok görevi var. Görevinden istifa etmesi de iyi oldu, sivil hale geldi. Şimdi daha güzel çalışır. Üçkağıtçıların, sahtekarların iftiralarına aldırmasın, hiç kaale almasın. Sonuna kadar yanındayız. İsa Mesih’in duası ona yeter inşaAllah. Gönlü rahat olsun, daha da bastırsın.

 

Referandumdan "Hayır" Çıkmasını Bir Felaketmiş Gibi Göstermek Doğru Olmaz. Hayır Da Çıksa Evet De Çıksa Kaderde Hayırlı Olandır

Bunu felaket gibi göstermesinler. Bir de ‘Hayır’ çıkar. Ön yargı meydana getirmiş olacaksınız. ‘Hayır’ çıkarsa hayırdır, tamam. Bunu milli felaket gibi göstermeye gerek yok. Referandum yapıyoruz. Yine yaparız, yine yaparız. Birçok konuda yaparız. Birinde ‘evet’ çıkar birinde ‘hayır’ çıkar. Birinde ‘evet’ çıkar birinde ‘hayır’ çıkar. Aksini felaket gibi göstermek bilinçaltını olumsuz yönde yönlendirmek olur. Bu çok büyük bir hata. Buna hiç girmeyelim. Buna hiç gerek yok. Ne alaka? ‘Hayır’ çıkarıyorsa Allah ‘hayır’ demiştir. Ama ben fitne olmaması için, ayette fitne katilden beterdir diyor, o yüzden ‘evet’ diyorum.

 

İncil'de Hz. İsa'nın Haşa Allah'ın Oğlu Olmadığını İfade Eden, Uyuduğunu, Yemek Yediğini, İnsan Olduğunu Vurgulayan Bir Çok Açıklama Vardır

“Hz. İsa insanoğludur. Buna şaşmayın. Mezarda olanların hepsinin Allah’ın sesini işitecekleri saat geliyor. Ve onlar mezarlarından çıkacaklar. İyilik yapmış olanlar yaşamak, kötülük yapmış olanlar yargılanmak üzere dirilecekler.” “Ey gençler” diyor İncil’de “Hepiniz birbirinize karşı alçakgönüllülüğü kuşanın.” yani mütevazı olun, bak ama gençlere hitap ediyor. “Ey gençler hepiniz birbirinize karşı alçakgönüllülüğü kuşanın” mütevazı olun. “Çünkü Allah kibirlilere karşıdır ama alçakgönüllü” yani mütevazı “olanlara lütfeder.” (Petrus’un Birinci Mektubu 5/5)

“Sevinçten hala inanamayan, şaşkınlık içindeki öğrencilerine Hz. İsa (as), “Sizde yiyecek bir şey var mı?” diye sordu. Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler. İsa onu alıp gözlerinin önünde yedi.” (Luka 24/41-43)

“Akşam olunca İsa, on iki öğrencisiyle yemeğe oturdu. Yemek yerlerken, “Size doğrusunu söyleyeyim, sizden birisi bana ihanet edecek” dedi.” (Matta 26/20-21)

İşte gayb, Allah bildiriyor. Gayb bilgisi. Yani diyorlar ki gaybı insan bilmez. İşte biliyor, Allah bildirince bildiriyor. Evet, devam et.

Markos 4/38, “İsa, kayığın iç tarafında bir yastığa yaslanmış uyuyordu.”

Allah uyumaz. İnsan olduğunu buradan görüyoruz. Peygamber Hz. İsa (as). Allahlık iddia edenler buradan artık çok net kanaat getirmeleri lazım. Bak, uyuyor, yemek yiyor ve insan.

Yuhanna 4/6, “İsa, yolculuktan yorulmuş olduğu için kuyunun yanına oturmuştu.”

İşte Allah yorulmaz. Bak orada yoruluyor. İnsan vasıfları bunlar.

 

(Amerikalı güreşçiler daha önce vize yasağı nedeniyle gidemedikleri İran’a gittiler. İran halkı Amerikalı sporcuları büyük bir sevgiyle karşıladı, güller verildi, fotoğraflar çekildi.)

İran sevgi doludur, Anadolu insanı gibidir İran. Pers milliyetçiliği falan diye bir şey yok İran’da, bayağı sevgi dolu Müslüman mümin, ırkçılığa karşı olan, mümin kardeşliği düşüncesini esas kılan insanlar. İran ırkçılığa şiddetle karşı, her zaman karşıdır.

 

Bir Fitne Ve Kargaşa Ortamı Olduğu Görülüyor. Türkiye Zor Durumdan Geçiyor. Böyle Bir Dönemde Kendi Adıma Evet Demeyi Doğru Buluyorum

Demek ki bir rahatsızlık var ama hakikaten bir fitne olduğu, bir karmaşa olduğu anlaşılıyor yani devlet üstünde bir baskı olduğu, hükümet üstünde bir baskı olduğu anlaşılıyor, zor bir dönemden geçiyoruz. Ben hükümetin zor durumda kalmasını istemem. ‘Hayır’ hükümete yarayacak bir şey değil. Fitneye sebep olabilir diye düşünüyorum. Kendi adıma ben ‘Evet’ diyorum ama ilaveler olabilirdi, anayasa daha güçlendirilebilirdi, yapılabiliyorsa yine yapılsın. Söylüyorum, mesela Tayyip Hoca’nın ömür boyu yargılanması ortadan kaldırılabilir. Bir kişi, ne var bunda? Bunun benzeri çok olay var yani ömür boyu yargılanmaktan muaf tutuluyor. Cumhurbaşkanı artık devletin başı, niye onu da yargılamamız gerekiyor? Herkesi yargılamak niye gerekiyor? O da yargılanmasın.