Sohbetler (17 Şubat 2017; 10:00)

Deşifresini okumakta olduğunuz videoyu izleyin" »

GÜLEN BATURALP: Programımıza iman hakikatleriyle devam ediyoruz. Biraz sonra Hocamız da bizimle birlikte olacak, inşaAllah.

AYLİN KOCAMAN: Hoş geldiniz Hocam.

ADNAN OKTAR: Selam.

EBRU ALTAN: Aleykümselam.

ADNAN OKTAR: Muhabbet ne üstüne?

EBRU ALTAN: İman hakikatleri okuyorduk sizin kitaplarınızdan.

ADNAN OKTAR: Ne güzel ne güzel.

Evet, dinliyorum.

ASLI HANTAL: Sayın Kılıçdaroğlu, başörtülü genç kıza saldırı olayıyla ilgili de açıklamalar yaptı. Şöyle diyor: “Bir çocuğun kılığıyla kıyafetiyle başörtüsüyle uğraşmak asla doğru değil. Benim giydiğim elbiseye kravata pantolona nasıl kimse müdahale etmez ve doğru değilse sokakta yürüyen, okula giden, evine giden kadınların kılık-kıyafetiyle uğraşmak asla bizim kabul edeceğimiz bir şey değil. Bir kızımız şort giydi diye, bir kızımız da başörtüsü taktı diye saldırmaları doğru değil. Herkesin kılık-kıyafetine saygı göstermemiz lazım.”

ADNAN OKTAR: Bu çok isabetli oldu. Çünkü bunu Kılıçdaroğlu’na ve CHP’ye mal edebilirlerdi böyle bir eylemi. Yani “bak işte solcular böyle yapıyor, CHP böyle yapıyor, CHP zihniyeti budur” imajını vermek için yapabilirler. Onun için bu atağı kontra bir atakla Sayın Kılıçdaroğlu savuşturmuş oldu. Akılcı güzel bir hareket. Onun fikirlerini de kaale almamak olmaz. Anayasayla ilgili görüşlerini hükümetin cevaplaması lazım. Yani cevapsız bırakmaması lazım. Her iddiasına televizyona çıkıp madde madde makul bir açıklama getirmeleri gerekir. ‘Konuşursa konuşsun bize ne’ denmeyeceğine göre. Çünkü milyonlarca insanın oy verdiği büyük parti, yani dev bir muhalefet partisi. Kaale alınmaması olmaz. Bu Türkiye’nin huzuru için çok önemli. Her konuda güvence veren rahatlatan bir üslup olması gerekir.

Evet, dinliyorum.

ASLI HANTAL: Birçok ildeki faaliyet haberleri vardı Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Evet, dinliyorum.

ASLI HANTAL: Bursa’dan kardeşlerimiz geçtiğimiz akşam 100 adet Harun Yahya eserleri dağıttılar. Ardından müminler arasındaki güvenilirlik ile ilgili yazınızı okuyup sohbet ettiler. Bir diğer faaliyet 10 Şubat günü Balıkesir merkezde sizin 213 adet eserinizi halkımıza hediye eden kardeşlerimiz faaliyet sonrasında evde bir araya gelip yemek yiyip sohbet etmişler. Adapazarı’ndan kardeşlerimiz 29 Ocak ile 7 ve 10 Şubat günlerinde bir araya gelip sizin kitaplarınızdan bölümler okuyarak sohbet etmişler. Ayrıca 2000 adet A9 broşürü ve 95 kitabınızı dağıtmışlar. Kardeşlerimiz Ankara Elmadağ Çarşı’da 65 adet kitabınızın dağıtımını yapmışlar. Bir diğer faaliyet haberine geçiyorum Adapazarı’nda. 11 Şubat günü Adapazarı merkez civarıyla Sakarya’nın Serdivan İlçesi’nde A9 TV broşürü dağıtımı yapmış bir kardeşimiz. Pazartesi akşamı Alanya’da sizin eserlerinizi hediye etmiş kardeşlerimiz. Bu hafta içinde kardeşlerimiz Adana’da sizin “Münafığın Derin Karanlığı” ve “Rumilik Tehlike mi?” kitaplarınızı Adana Büyükşehir Belediye Başkanı’na ve Adana Gazeteciler Cemiyeti’ne hediye etmişler. İzmir’den kardeşlerimiz 8-12 ve 15 Şubat tarihlerinde Göztepe, Karabağ ve Karşıyaka çarşıdaki esnafa ve halka toplam 100 kitabınızı hediye etmiş. 8 ve 16 Şubat tarihleri arasında Ankara’da faaliyet yapan kardeşlerimiz Ziraat Mahallesi, Mustafa Kemal Mahallesi, Balgat 100. Yıl, Danıştay Blokları, Eskişehir yolu Yaşam Kent ve Konut Kent ile Etlik Aşağı Eğlence’de 265 adet Harun Yahya eseri dağıtımı yapmışlar. Diğer bir faaliyet haberimiz Mersin’de Asiye kardeşimiz kitap ve A9 broşürü dağıtımı yapmış.

ADNAN OKTAR: Evet, en güzel tebliğ metodu, en akılcı tebliğ metodu ve en kalıcı tebliğ metodu. Kitabın ömrü en az 100 yıl olur iyi bakılırsa. Çok çok iyi bakılırsa 300-500 sene de durur. Dünyanın ömrü de o kadar olmadığına göre kıyamete kadar bizim kitaplarımız etkili olacak demektir. Ama tabii insanların bir kısmı kabul edecek bir kısmı kabul etmeyecek.

Şimdi, hükümetin tedirgin olması için çok neden var. Bir kere FETÖ’cü sayısı umulanın tahminin üstünde, çok fazla üstünde. Bu imtihanlarda işte soruları vermek suretiyle veyahut başka yöntemlerle akıl almaz insan devlet kadrolarına yerleşmiş. Ama tabii bunlar militan FETÖ’cü mü? Yani böyle şuurlu bilgili mi yoksa sadece iş edinmek için, bir menfaat için mi bu işin içine girmişler bunu tespit etmek de çok zor. Onun için hükümete FETÖ konusunda muhalefetin müthiş destek sağlaması lazım. Yani üç partinin de ittifak etmesi gerekiyor. Hükümet, kendini güvende görmesi lazım. Ama iktidar da muhalefete kendini güvende göreceği bir sistem kurması lazım. İki taraf birbirine güvence vermesi lazım. O yüzden de iki tarafın bir araya gelip konuşması gerekiyor. Yalnız bu bir siyasi tartışma, siyasi yenişme havasında değil de kardeşçe gerçekten rahatlamak, huzur bulmak, güven ortamı sağlamak için olması lazım. Siyasi tartışma yapılır o ayrı, onu sonra yine yapsınlar. Ama ilk planda karşılıklı bir güvence vermek çok önemli.

Evet bir şeyler konuşalım.

ASLI HANTAL: Adnan Bey, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından bir bölüm vardı. “Allah inşaAllah bizlere de şehitlik nasip eder. Dün ülkemizi işgale gelen İngilizlerin, Fransız’ın maşaları olanların işbirlikleri karşısında dünyanın en modern silahlarıyla değil sadece bileğimizle yüreğimizle karşı çıkmıştık. 15 Temmuz’da da günümüzün işgalcilerinin FETÖ ve yandaşlarının onların maşası, kölesi olarak halkıma silah çekenlerin karşısında aynı mücadeleyi verdik. Rabbim inşaAllah bize o makam-ı İlahi’yi şehitliği nasip eder. İnşaAllah bizler bu ülkeyi muasır devlet sırrının üstüne çıkaracağız. İsteseler de istemeseler de çıkaracağız.”

ADNAN OKTAR: Güzel, ikisi de çok güzel. Yani muasır dediği modern, kaliteli. Sanatın, bilimin, güzelliğin hakim olduğu ülkelerin daha üstüne çıkaracağız diyor. Özetle anlamı bu. Şehitlik istemesi de, daha önce cumhuriyet tarihinde hiçbir devlet reisi, hiçbir siyasetçi “şehitlik isterim” diye söylemedi. Hiçbir hoca alimden de duymadık televizyonda. Ne zaman ki ben şehitliği Cenab-ı Allah’tan sürekli istedim Tayyip Hocam da istedi, Başbakan da istedi, bakanlar da istedi herkes istedi yayıldı. Daha önceden hiç duyulmayan bir üsluptur bu. Bakın basına gazetelere bakın hiçbir yerde göremezsiniz. Benim şehitliğe olan özlemimi ifade eden konuşmalarımdan sonra bu bir güzellik olarak Türkiye’de çok ifade edilmeye başlandı.

Evet, dinliyorum.

GÜLEN BATURALP: Çok güzel çocuk resimlerimiz vardı. Görebiliriz ekranda.

ADNAN OKTAR: Ne şeker şeyler bunlar. Arkadaşı da çok şeker kendi de çok şeker. Şu tatlılığa bak patileri falan da boyamış tek tek.

Şimdi, Tayyip Hocam diyor ki; “Bu sistemi şahsım için isteyecek kadar karaktersiz değilim.” Niye? Şahsın için de iste. Bu bir karaktersizlik olmaz ki. Sen bunu vatan-millet için istiyorsun, Allah için istiyorsun. Lider kendini Allah için korur. Çünkü lider yok olduğunda memleket de yok olabilir. Memleketi korumak için kendini korur lider. Dolayısıyla böyle demesin Tayyip Hocam. Biz onu korumakta kararlıyız. Anayasanın da bir vasfı da onu koruyucu olmasıdır. Yani ne yapalım? İngiliz derin devletinin eline mi bırakalım? Tabii ki koruyacağız. Dolayısıyla kendini koruması, bizim onu korumamız son derece güzel. O kendini koruyorsa Allah, vatan-millet, bayrak için koruyor, nefsi için korumuyor. O makama niçin geldi nefsi için mi geldi? Allah için geldi. Vatan-millet, bayrak için geldi. Kendini koruyorsa da Allah için, vatan için, millet için, bayrak için korur. Şahsı için korumaz, yani nefsini kurtarmak için yapmaz. Değil mi? Mesela lider sağlıklı olmaya dikkat ediyor, sıhhatli olmaya dikkat ediyor. Bu nedir? Küfrü kızdırır, münafıkları kızdırır, vatana millete de bir güzellik olur. Biz Tayyip Hocamızı sağlıklı sıhhatli başta görmek isteriz. Dolayısıyla onu devirmek isteyenlere karşı devlet tedbir alıyorsa bu da meşrudur legaldir. Etrafında koruma polisleri var niçin yapılıyor? Korumak için yapıyoruz işte. Koruma tedbirlerini artırdık niye artırdık? Onu korumak için yaptık. Sırf şahsını koruma değil bu, devleti korumadır. Yani cumhurbaşkanını koruma demek devleti koruma demektir. Anayasa cumhurbaşkanını koruyacak tedbir alıyorsa devleti korumak için tedbir alır. Dolayısıyla devlet millet korunduğu için Tayyip Hocam’ın bundan tedirgin olmasına gerek yok.

Ne diyelim? “Aklımız sevgi birliğinde” diyelim.

Evet, dinliyorum.

ASLI HANTAL: Irak’ın başkenti Bağdat’ta çoğunlukla Şiilerin yaşadığı bir mahallede düzenlenen bombalı araç saldırısında en az 45 kişi hayatını kaybetti 56 kişi yaralandı. Bu, Irak’ta üç günde üçüncü saldırı. Resmi olarak üstlenen olmasa da saldırıların Şiilerin çoğunlukla yaşadığı mahallelerde gerçekleşmesinden dolayı “IŞİD yaptı” deniliyor.

ADNAN OKTAR: İngiliz derin devletinin eylemi. Profesyonel SAS komandoları var IŞİD görünümlü, binlerce orada görevli. Zaten kullanılan patlayıcılar İngiliz yapımı patlayıcılar. IŞİD’in bomba imal edecek malzemeleri aldığı yer İngiltere’dir. Çünkü o tip patlayıcıların yapılması için çok gelişmiş laboratuvarlara gerek var. Onların öyle bir imkanı yok. Yani Irak’ta bu bombayı yapacak bir teknoloji yok. Bu patlayıcıyı yapacak teknoloji yok. Bu patlayıcılar son dönemde geliştirilmiş özel formüllerle elde edilen patlayıcılar. Özel laboratuvar şartlarında elde ediliyor. Dolayısıyla hazır getiriliyor. Genellikle de işte İngilizler Kıbrıs’ın güney kısmına getiriyorlar oradan tevzi ediyorlar. Mavnalarla takalarla falan dağıtıyorlar patlayıcıları. Patlamaların kökeni İngiliz derin devletinin elemanlarıdır başka yerde aramasınlar. Ha IŞİD elemanı diye sorduğumuzda tabii IŞİD elemanı çıkar. Ama MI6 elemanı yani MI6’in görevlendirdiği adamlar.

EBRU ALTAN: Siz daha önce, 50 tane canlı bomba düzeneği için kullanılan yeleklerden bulunduğunu söylemiştiniz yine bir İngiliz subayın üstünde.

ADNAN OKTAR: Tabii aynı. IŞİD’in kullandığı bombalar İngiliz subayın üstünden çıktı. Yani bulunduğu yerde çıktı. Bir tane, iki tane, on tane de değil yani zibil gibi. 50 tane kullanmaya hazır. O da tevafuken bulundu normalde onu buldurtmazlar. Bazen öyle bir aksilik oluyor bulunuyor. Yoksa zaten polis bulduğunda yabancı ülkelerde de örtbas ettiriyor İngiltere. Yani İngiliz derin devleti.

Evet, dinliyorum.

ASLI HANTAL: Pakistan’ın Sind Eyaleti’nde de bombalı bir terör saldırısı gerçekleşti. Saldırıyı terör örgütü DEAŞ üstlenirken ilk gelen bilgilere göre 70’ten fazla ölü olduğu öğrenildi. Sufi alimlerinden Lal Şahbaz Kalender’in türbesinde meydana gelen patlama esnasında yaralan 150 kişinin çoğunun durumu kritik.

ADNAN OKTAR: Yani yine İngiliz derin devletinin en yoğun etkili olduğu yerlerden birisi Pakistan, Hindistan. Böylece işte nüfus kıyımı yapıyorlar kendi kafalarına göre. Ve bunu daha da genişletmeyi düşünüyorlar.

Şimdi, hükümeti ben muhalefetle iç içe olmaya davet ediyorum istirham ediyorum. Muhalefeti de hükümete karşı şefkatli olmaya davet ediyorum, çok ılımlı olmaya davet ediyorum. Çünkü vatan-millet meselesi. Hükümet-devlet tehlikedeyse hükümet-devlet kendini korur. Sayın Kılıçdaroğlu aklı başında bir insan, makul bir insan. Devletin hükümetin kendini koruma refleksine yardımcı olacağını düşünüyorum. Ama kendi endişelerini de dile getirsin, hükümet de ona garanti versin ortalık yatışsın. Mutlaka bir araya gelmeleri gerekiyor. Ama bu bir siyasi toplantı olmasın, bu bir rekabet toplantısı değil. Vatan-millet için samimi arkadaşça bir toplantı, kardeşçe bir toplantı olsun.

Evet, dinliyorum.

ASLI HANTAL: Almanya’nın Diyanet İşleri Türk İslam Birliği Vakfı’nda görev yapan dört vatandaşımızın evinde casusluk şüphesiyle arama yapmasına AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk -resmini görebiliriz- tepki gösterdi. Ve Türkiye’deki Alman vakıflarının incelenmesi çağrısında bulundu.

ADNAN OKTAR: Karşılıklı gerilimi artırmanın bir alemi yok. Herkesle zıtlaşmayalım. Herkesle muhalif bir pozisyona girmeyelim. Sürekli misillemeler, sürekli çatışmalar olmasın. Nezaketli bir kınama yeterlidir. Sürekli karşılık vermeler falan bunlar iç açıcı değil. Etrafı yatıştıralım. Yani herkese haddini bildiren bir üslup içinde değil de herkese şefkatle yaklaşan, şefkati esas alan akılcı bir tavır içinde olalım. Bu gerilim meydana getirir. Muhalefetle de iktidar iç içe olsun sakin bir ortam meydana getirelim. Bir tansiyonu düşürelim sakinleştirelim herkesi.

Bir de hayırcıları çok korkunç insanlar gibi göstermek çok yanlış. Bunu tekrar tekrar vurgulasınlar. Allah razı olsun biz söyledikten sonra hakikaten o konuda çok fazla konuşma yapıldı, çok fazla demeç verildi. “Hayırcılar da kardeşimizdir, onlar da başımızın tacıdır” dediler. Aynı istediğimiz gibi söylediler. Ama bu yeterli değil. Hükümetle muhalefetin uzlaşması çok hayati. Türkiye için lüks muhalefet olması. Gerçek klasik muhalefet olması lüks. Bizim şimdi bunu yapacak durumumuz yok. Ancak kardeşlik bağı içerisinde birbirimizi samimi eleştirebiliriz. Klasik siyasette kıyasıya bir rekabet vardır, biz onu şu an yapamayız. Türkiye’nin konumu buna müsait değil.

Evet, dinliyorum.

GÜLEN BATURALP: Gökkuşağı okaliptüs ağacının çok güzel resimleri vardı. Ekranda görebiliriz.

ASLI HANTAL: Sadece kuzey yarımkürede yaşayan bir okaliptüs ağacı türü, gökkuşağı okaliptüsü. Yüksekliği 80 metreyi bulabiliyor. Ağacın gövdesindeki farklı zamanlarda şeritler halinde soyulmalar oluyor. Bu şekilde ağacın gövdesinde bir önceki mevsimden kalma parlak renkler şeritler halinde ortaya çıkıyor. Bu ağacın çiçekleri de çok güzel.

ADNAN OKTAR: Allah Allah suluboyayla boyamış gibi nasıl oluyor böyle bir şey? Allah’ın sanatı çok şaşırtıcı.

GÜLEN BATURALP: Bu da çiçeği, maşaAllah.

ADNAN OKTAR: Çiçeği de bayağı şeker kendi de bayağı şeker. Çok şaşırtıcı.

Türkiye bütün hareket etmek durumunda yani mutlaka bütün, muhalefetle iktidarın bütün hareket etmesi gerekiyor. Öbür türlü risk bayağı yükselir yani daha hala klasik siyaset yapmak isteyenler var ben bunu görüyorum. Daha hala klasik siyasi atışma peşinde olanlar var, durumun nezaketini, durumun nazikliğini fark edebilmiş değiller, daha hala atışabileceği kanaatinde böyle bir şey yok. Ben ta darbe gecesi söyledim ‘artık bundan sonra klasik siyaset olmaz’ dedim, dostça davranacaklar. Klasik siyasete döndüklerinde Türkiye’nin aleyhine olur bu, bayağı riskli ve gereksiz bir tehlike kapısı açılır.

Mesela bu Twitter’daki FETÖ yanlısı hesaplarda mart ayında ortalığın karışacağını, referandum sandığının kurulamayacağını yazıyorlarmış yani hakikaten anayasa oylamasını engellemek için kargaşa çıkartma ihtimalleri var ama hükümet tabii bunu göz önünde bulunduruyordur gereken tedbirleri alıyordur, akılcı tedbirler alıyordur ama biraz daha dikkat ve biraz daha yatıştırıcı olmak gerekiyor. Ve muhalefetle uzlaşmak çok önemli ve hiç vakit kaybetmeden. Bu devre kadar klasik siyaset hep kapıdaydı, kıran kırana bir siyasi rekabet vardı ama Türkiye’nin şu an gelip dayandığı noktada klasik siyaset olmaz, bak bir daha söylüyorum ‘klasik siyaset artık bitti’ mutlaka bir bütün halinde hareket etmemiz gerekiyor Türkiye olarak.  CHP, MHP, AK Parti toplu hareket etmesi gerekir. Her şeyin en iyisini ben bilirim olmaz.

Tabii Fethullah Gülen son derece huzurlu konuşuyor bayağı rahat, Türkiye’de birçok insanın iki ayağı bir pabuçta halbuki Türkiye’de insanların tamamının huzurlu olması lazım. Bu hükümetin yarım saatini almaz, bir araya gelip dostane bir ortam. Hemen anında misilleme üslubu gördünüz bak, hemen şunun karşılığını verelim hemen bunun ya kardeşim yalnız kalıyoruz bunun sonucunda yapmayın etmeyin yani. Herkesle dost olalım, herkese sevecen yaklaşalım, sevgi ortamı güzel. Gerilim ortamı geril geril geril ne oluyor? Suriye’de de öyle bir politika izledik sonunda ne oldu? O politikadan tamamen vazgeçildi. Hangi politika uygulanırsa karşı atak olduğunda o politikadan vazgeçilmiş oluyor yani Türkiye onların anladığı anlamda güçlü olması için İslam aleminin lideri olması lazım. Paramparça bir İslam alemiyle bir şey yapmak mümkün değil. Koskoca Birleşik Krallık’a karşı, dev deccaliyet imparatorluğuna karşı yani İngiliz derin devletinin imparatorluğuna karşı ve İngiliz derin devleti de tabii Birleşik Krallık’ı kullandığı için o anlamda söylüyorum mukabele etmek tek bir ülke için imkansız yani ne Pakistan’ın ne Türkiye’nin ne İran’ın gücü yetmez ama ittifak ederlerse çok rahat güçleri yeter yani Rusya-İran-Türkiye ittifak ettiğinde konu biter bunu bekletmeye gerek yok.

Zil çok eski bir çalgı yani bu tip havalarda hanımların zille oynaması Tevrat’ta geçiyor, Hazreti Davut (as) da zille oynuyor, “daha da güçlü oynuyordu” diyor, karısı onu mahcup etmeye çalışıyor, inadına inadına yapıyor Hazreti Davut (as). “Ben” diyor “Allah’ımın karşısında oynuyorum” diyor, ya diyor “çekinmiyor musun? Utanmıyor musun? Halkın karşısında böyle oynamaya” diyor “ben Allah’ımın karşısında oynuyorum” diyor o da, öyle deyince tabii hanımı da konuşacak hali kalmıyor, imandan kaynaklandığını pek bilmiyor.

Şimdi Türkiye’deki gerilimi bir düşürelim, muhalefetle iktidar mutlaka anlaşması lazım yani 40’a 40 yüzde 20 boşluk bu çok acayip bir durum. 50’ye 50 de çok garip durum yani mesela yüzde 54 falan bunlar riskli böyle olmaz, bunu bir hale şekle koymak lazım bütün halkın memnun olması lazım. Bütün milletin memnun olması lazım yani en az yüzde 80-90’ın mutlu memnun olması lazım, böyle olmaz. Ben yaptım oldu olamayacağına göre bunu halletmek de kolay olduğuna göre bunu yapalım.

“Keten efot kuşanmış Davut” keten giyiyor gömlek keten. “Keton efot kuşanmış Davut, Rab’bin önünde var gücüyle” bak kimin önünde? Allah’ın önünde oynuyordu diyor halkın önünde değil, halk var ama kimin önünde? Rabbin Allah’ın önünde oynuyordu diyor bu çok önemli. “Davut’la bütün İsrail halkı sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde Rab’bin sandığını getiriyorlardı. Rab’bin sandığı” bu işte kutsal sandık. “Rab’bin sandığı Davut kentine varınca Saul’un kızı Mikal pencereden baktı. Rab’bin önünde dans eden” bak tekrar vurguluyor Tevrat “Rab’bin önünde dans eden Kral Davut’u görünce onu küçümsedi. Davut’a şöyle dedi ‘İsrail kralı bugün ne güzel bir ün kazandırdı kendine, değersiz biri gibi kullarının cariyelerinin önünde soyundun.’ Davut aleyhisselam ‘baban ve bütün soyu yerine beni seçen ve halkı İsrail önder atayan Rab’bin önünde oynadım’” diyor. Mükemmel bir açıklama bu, baban ve bütün soyu yerine bak babanı seçmedi Allah diyor, onun soyunu da seçmedi, onun yerine beni seçti ve İsrail halkına önder atadı diyor beni böyle önder atayan Allah’ın önünde oynuyorum ben diyor senin önünde oynamıyorum diyor. “Evet Rab’bin önünde oynayacağım” diyor bir daha vurguluyor. Biz de oynamaya devam edeceğiz dans da olacak, müzik de olacak istedikleri kadar bağırıp çağırsınlar, her seferinde bunu açıklayacağız bana gönderin her seferinde böyle muhalefet edene bunu diyebiliriz.

CHP’nin kurmayları devreye girsin, AK Parti’nin de kurmayları devreye girsin iki partiyi MHP ile nasıl dost haldelerse dost hale getirelim, onların dedikleri doğrular da vardır onları da göz önünde bulundursun AK Parti. Yani CHP sürekli hata yapıyor olamaz onların da doğruları vardır, askeri müşterekte bir ittifak olsun.

“Bu arada Davut’un İsrail halkı da Rab’bin huzurunda Allah’ın huzurunda lir, çenk, tef, çıngırak ve ziller eşliğinde ezgiler okuyarak var güçleriyle bu olayı kutluyorlardı” muazzam bir oynama var yer gök inliyor böyle tef sesiyle ama onlar dev zilli tefler çıngırakları da var yani bayağı yıkılmış ortalık. “Keten efot kuşanmış Davut Rab’bin huzurunda var gücüyle oynuyordu. Davut’la bütün İsrail halkı sevinç naraları boru” burada çalınan boru var ya o tarz “Rab’bin sandığını getiriyorlar, Rab’bin sandığı Davut kentine varınca Saul’un kızı Mikal pencereden baktı. Rab’bin önünde dans eden Kral Davut’u görünce onu küçümsedi.” Böyle biraz entel hanımı Davut (as)’ın yani Kuran gözüyle bakmayan insanlar var ya o da o zaman Tevrat gözüyle bakmıyor. “Ardından kadın erkek herkese bütün İsrail topluluğuna birer somon ekmekle birer hurma ve üzüm pestili dağıttı.” Bak “ardından kadın erkek herkese bütün İsrail topluluğuna birer somon ekmekle” hani düğünlerde bayramlarda böyle tatlı falan dağıtılıyor ya o devirde de o var, burada da limonata pasta falan dağıtılıyor. “Birer hurma ve üzüm pestili” en güzeli o, şu an yaş pasta falan dağıtılıyor. “Sonra herkes evine döndü, Davut ailesini kutsamak için eve döndüğünde Saul’un kızı Mikal onu karşılamaya çıktı. Davut’a şöyle söyledi “İsrail Kralı bugün ne güzel bir ün kazandırdı kendine, değersiz biri gibi.” Davut “baban ve bütün soyu yerine beni seçen ve halkı İsrail’e önder atayan Rab’bin huzurunda oynadım” diye karşılık verdi, “evet Rab’bin huzurunda oynayacağım üstelik kendimi bundan daha da küçük düşüreceğim hiçe sayacağım” diyor, bende enaniyet yok diyor. Mesela bir alimin hocanın oynaması mümkün değil ama bir peygamber oynuyor, bir alim bir gelenekçi hocanın oynaması tahayyül dahi edilemiyor. Mesela benim oynamama dans etmeme acayip şaşırıyorlar adamlar şok oldular yok yani tarihte yok onlara göre. Bak “üstelik kendimi bundan daha da küçük düşüreceğim hiçe sayacağım” diyor.

Rab Musa’ya şöyle dedi: “İsrail halkına her oymak önderi için bir tane olmak üzere 12 değnek getirmesini söyle. Her önderin adını kendi asasının üzerine yaz. Levi oymağının asası üzerine Harun’un adını yazacaksın.” Levi oymağı “Harun’un adını yazacaksın, her oymak önderi için bir asa olacak, asaları buluşma çadırına sizinle buluştuğum, levha sandığının üzerine koy” yani önüne koy, “seçeceğim kişinin asası filiz verecek” diyor. “İsrail halkının sizden sürekli yakınmasına son vereceğim, Musa İsrail halkıyla konuştu, halkın önderleri her oymak önderi için bir tane olmak üzere 12 asa getirdiler. Harun’un asasıda aralarındaydı. Musa asaları levha sandığının bulunduğu çadıra Rab’bin önüne koydu, ertesi gün Musa levha sandığının bulunduğu çadıra girdi, baktı Levi oymağını temsil eden Harun’un asası filiz vermiş.” Asa açmış filiz vermiş, öbürleri de kuru ama o açıyor o bir mucize tabii. “Musa bütün asaları Rab’bin önünden çıkarıp İsrail halkına gösterdi, halk asalara baktı her biri kendi asasını aldı. Rab “Musa’ya başkaldıranlara bir uyarı olsun diye Harun’un asasını saklamak üzere Levha sandığının önüne koy” dedi” diyor işte şimdi bu asa bulunacak kutsal sandığın içinde, bu filiz veren asa, işte o filiz Mehdi (as)’nin lakabı. Bir kök ve filiz çıkaracağım diyor ve bu her yere hakim olacak diyor, bütün dünyaya hakim olacak diyor bu filiz yani ağacın açmış filizi olarak ve gittikçe kök salan gelişen filizi olarak, kayalıklara kök salan filiz olarak vurgulanıyor Mehdi (as) için. (Çölde Sayım 17/1)

“İsa bunu bildiği için oradan ayrıldı, birçok kişi ardından gitti, İsa hepsini iyileştirdi, kim olduğunu açıklamamaları için onları uyardı, bu peygamber Yeşaya aracılığıyla bildirilen şu söz yerine gelsin diye oldu. “İşte kulum onu Ben seçtim gönlümün hoşnut olduğu sevgili kulum odur, ruhumu onun üzerine koyacağım o da adaleti uluslara bildirecek, çekişip bağırmayacak, sokaklarda kimse onun sesini duymayacak, ezilmiş ağacı kırmayacak, tüten fitili söndürmeyecek ve sonunda adaleti zafere ulaştıracak, uluslar onun adına umut bağlayacak.” İşte burada belirtilen Mehdi (as)’dir. “Uluslar onun adına umut bağlayacak, ezilmiş ağacı kırmayacak, tüten fitili söndürmeyecek ve sonunda adaleti zafere ulaştıracak, çekişip bağırmayacak, sokaklarda kimse onun sesini duymayacak” yani bir bağırtı olmayacak. “Ruhumu onun üzerine koyacağım o da adaleti uluslara bildirecek” yani hem İsa Mesih’e bakıyor hem Mehdi (as)’ye bakan bir hüküm.

Evet dinliyorum.

ASLI HANTAL: Bugün gelişen bir olay vardı Adnan Bey. Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Koruköy Mahallesi’nde güvenlik güçleriyle teröristler arasında çıkan çatışmada bir polis ve bir asker yaralandı.

ADNAN OKTAR: İki tane gazimiz var. Çok dikkatli olmak lazım. Bu aylarda özellikle çok dikkat etmek lazım. Mart, Nisan. Mart’ta her zaman azar komünistler. Terörist komünistler, ben çocukluğumdan beri bilirim Mart hep azma aylarıdır. Hep kan dökerler, rezalet çıkartırlar Allah’ın hikmeti. Bir de Ramazanda saldırganlaşıyorlar, Müslümanlara karşı saldırganlaşıyorlar. Ben hatırlarım her Ramazanda bir olay olurdu, bir şeyler yaparlardı.

“Sadece merakımı gidermek adına soruyorum. İslam’ı anlatıyorsunuz, İslam’dan bahsediyorsunuz. Peki neden Kuran indikten sonra yeryüzünde hükmü kalmayan ve ayetleri değiştiği söylenen Tevrat ve İncil’den ayetlerle örnek veriyorsunuz? Kuran yeterince açıklayıcı değil mi?” İşte Kuran yeterince açıklayıcı olduğu için, Tevrat ve İncil’e gönderme yaptığı için Tevrat ve İncil’den bahsediyoruz. Kuran; Tevrat’a ve İncil’e gönderme yapıyor. Çok fazla ayette “Tevrat’a ve İncil’e bakın” diyor. Kuran’ın özelliği hakem kitap olmasıdır. Yani o hükümler nedir, bozuk olan, yanlış olan nedir Kuran’a baktın mı anlarız.

Ben Tevrat ve İncil’le ilgili olarak kitap da hazırlayacağım. İncil’de değişen yerler, Tevrat’ta değişen yerler. Onları ayrı da gösterebilirim veyahut tamamen değişmeyen yerler veya Kuran’a uygun olan yerleri doğrudan gösterebiliriz. Var öyle kitaplarım ama daha dar planda tabii yani bütün Tevrat ayetlerini içine alan, bütün İncil ayetlerini içine alan değil.

Evet dinliyorum.

ASLI HANTAL: Alman Der Speigel Dergisi, Türkiye’nin Suriye’de terör örgütü DEAŞ’a karşı sürdürdüğü Fırat Kalkanı Harekatı’nda sivillerin öldürüldüğünü iddia etti. Oysa TSK ve ÖSO ilçe merkezine hızla girmek yerine teröristlerin direnişini kırmak için Bab’ın çevresini kuşatma yolunu seçti. Harekatta teröristlerin çevre ile ikmal yollarını keserek dirençlerini kırma stratejisi izleniyor. Böylece DEAŞ’la merkezde olabildiğince az çatışmaya girilerek sivillerin zarar görmesinin önlenmesi hedefleniyor. Dünyaca ünlü bir derginin, uluslararası hiçbir kurum tarafından doğrulanmayan bu iddiaya sadece aktivistlere dayandırarak yer vermesi dikkat çekici.

ADNAN OKTAR: Dünyanın en merhametli ordusu Türk ordusudur. Bu çok net yani açıkça söylüyorum. Aksini iddia eden gelsin. En itinalı, en özenli, en merhametli ordu Türk ordusudur. O kadar özen gösteriyorlar ki sivillere zarar gelmesin diye anlatamam yani. Teslim olanın da mutlaka sağ ele geçirilmesi. Mesela yaralananı ellemiyorlar, istese vurur öldürürler. Yaralananı ellemiyor. Mesela yaralanıyor düşüyor, yaralı diyor ellemiyor ondan sonra onu teslim alıyorlar. O yüzden şu şunu dedi, bu bunu dedi bunların hiçbir geçerliliği olmaz. Türk milleti merhametli şefkatli bir millettir. Bütün dünyaya bunu gösterdik, gördük. Aksini kimse savunamaz zaten. Dünyada ahlak bozuldu ama Türk milleti güzel bir merhamet, şefkat özelliği göstererek bütün dünyaya güzel örnek oldu. Sayayım mı? Sabaha kadar sayarım ama herkes biliyor.

Nevin Dağcı; “Ölürüm de ayrılmam, ölürüm de ayrılmam senin gibi bir güzelden.” Tabii ki, mümin mümini çok sever.

Mesela Kobani’de yaralanan YPG’lileri bile Türkiye tedavi etti. PKK’lı terörist yaralanıyorlar çatışmada, en kaliteli hastanelere gidip adamlar orada tedavi oluyorlar.

EBRU ALTAN: Sivil olma ihtimaline karşı kendi hayatlarını riske atıp ateş etmiyorlar bir çatışmada.

ADNAN OKTAR: Akıl almaz özen gösteriyorlar. Saatlerce, günlerce bekledikleri oluyor sivillere zarar gelmesin diye. Özel harekatçılar hep beş vakit namazında, Allah’tan korkan mümin muttaki insanlar. Asker de öyle. Eksi otuz derecede namaz kılıyor çocuklar. Yani doğru neyse, güzel neyse onu gece gündüz arayan insanlar.

Tabii İslam dünyaya son kere hakim olacağı için, Allah Mehdi’sini zahir edeceği için, İsa Mesih’i zahir edeceği için dünyayı çok büyük olaylarla bu buluşmaya hazırlıyor Allah. Ama şimdi bu önümüzdeki seneler bu buluşmanın daha da yaklaştığı seneler olacağı için olaylar daha da tırmanacak. Bundan Müslümanlar korku da duymasınlar, tedirgin olmalarına da gerek yok. Herkes ayağını yere sağlam basacak. Hadislerde belirtilen olayların hepsi olacak. Kader bu yani kaderin dışında bir şey olmaz.

Evet dinliyorum.

ASLI HANTAL: Türkiye’deki mülteci sayısı altmış bir ülkenin nüfusunu geçiyor. Türkiye özellikle Suriye’deki iç savaştan kaçan 2.8 milyon kişiye ev sahipliği yapıyor. Ayrıca Türkiye’de Irak, Afganistan, İran, Somali ve diğer ülkelerden gelen 291 bin kişi de bulunuyor.

ADNAN OKTAR: Ayrıca.

ASLI HANTAL: Evet.

ADNAN OKTAR: Kim merhametliymiş? Bak Allah gösteriyor. Biz öyle zengin bir ülke de değiliz ama kendi ekmeğimizden, kendi yemeğimizden, kendi kıyafetimizden bu Müslüman mazlum kardeşlerimize yardım ederek o merhametin en güzel tecellilerini gösteriyoruz.

Çorum’da ne tatlılarmış onlar. Toplanmışlar güzel güzel kitaplar okumuşlar, Kuran ayetleri okumuşlar, Rumilik tehlikesinin kitaplarından okuyup sohbet etmişler. Bak görüyor musun halktan insanlar, tertemiz mazlum insanlar. Bak hepsi de başörtülü birçoğu, başı açık olan da var. Hepsi bizim mümin kardeşlerimiz, Müslüman kardeşlerimiz. Hiç kimsenin hiç kimseye üstünlüğü yok. Zengin fakir, genç yaşlı, toprak hiçbir şey demez hepsini alır bağrına. Ahirete gittiğimizde zengin veya fakir olarak gitmeyeceğiz, genç veya yaşlı olarak gitmeyeceğiz, herkes aynı yaşta olacak. Zenginlik de, Allah’ın zenginliği vardır.

Ben hükümeti zor durumda bırakmamak için evet diyorum. Şefkatimden, merhametimden evet diyorum, çünkü öbür türlü kargaşa büyüyecek gibi görünüyor. Fitne olmasın diye evet diyorum. Ama muhalefetle de iktidarın uzlaşmasını istiyorum. Yani “vay sizi gidi hainler”, “hayır cephesi” diye ben böyle bir şey kabul etmiyorum. Nur gibi Müslüman “hayır”cılar. “Evet”çiler de nur gibi Müslüman, hepsi kardeş, tertemiz insanlar. Yani bu gerilim çok tehlikeli ve huzursuzluk verici. Ben yok diyebilirim gerilime ama var, bunu içimizde yaşıyoruz, görüyoruz. Anormal gelişmeler başladı, anormal olaylar olmaya başladı. Buna bir dur diyelim, çok kolay. Hepimiz bu vatanı sevdiğimize göre, hepimiz Allah’ı seviyoruz, hepimiz birbirimizi seviyoruz. Bu klasik siyasi atışma üslubu bu olmaz. Tayyip Hoca’yı biz gidip İngiliz derin devletine teslim edecek halimiz yok, tabii ki koruyacağız. Kendi evladımız, kendi insanımız, kendi kardeşimiz, kendi dava adamımız bizim insanımız bize ait bir insan. Tabii ki hiç kimseye teslim etmeyiz. Ama bu gerilim de hiç hoş değil. Ben hiç kimsenin rahatsız olmasını istemiyorum, herkes huzurlu olsun, Norveç gibi İsveç gibi olsun, Hollanda gibi olsun. Zorumuza ne oldu? Bu bize yakışmıyor, bunu kökünden halledelim.

Bir de tehditkar üslup falan bu akıl almaz tehlikeli olur. Yani “evet” için de tehdit çok korkunç, “hayır” için de tehdit çok korkunç. Töhmet altında bırakmak da çok çirkin, yakışıksız. Adam hayır diyebilir, nur gibi insan, tertemiz insan. Gayet makul. Allah için, vatan için böyle görebilir, görüşü öyledir, tamam. Öbürü de evet der Allah için, vatan için. Gayet makul.

GÜLEN BATURALP: Programımızın bugün sonuna geldik, yarın tekrar görüşmek üzere inşaAllah. 


Bu sayfada Sohbetler (17 Şubat 2017; 10:00) videosunu izleyebilir, sn. Adnan Oktar'ın A9 TV ve yerli-yabancı diğer televizyon kanalları ve tanınmış medya organları ile yaptığı röportaj videolarını veya en son sohbet programlarına ait görüntüleri seyredebilirsiniz. Sohbet videolarını bilgisayarınıza veya cep telefonunuza indirebilir, Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlar üzerinden arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.