Sayın Adnan Oktar'ın 25 Ocak 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar


A9 TV, 25 Ocak 2017

 

(Sayın Kılıçdaroğlu katıldığı bir televizyon programında başkanlık sistemi düzenlemesinin İslam’a aykırı olduğu iddiasında bulundu. Şöyle söylüyor; “Tek bir kişiye bu kadar yetki verilmez. Bu inanç açısından da demokratik açıdan da, ahlaki açıdan da doğru değil. İslamiyet’te istişare vardır burada öyle bir şey yok, cumhurbaşkanı her şeye tek başına karar verecek. Ben bu tartışmayı Erdoğan bağlamında yapıyorum zannediliyor. Halbuki bu Erdoğan’dan da sonra da devam edecek sistem. Ya basiretsiz bir kişi başa gelirse ne olacak? Ya da baştaki kişi öldü ne olacak? Yardımcısı başa gelecek ama yardımcısı seçimle gelen biri olmayacak atanmış biri olacak. Ve seçilmemiş bir insan Türkiye’yi yönetecek. Bu konular yeterince tartışılıyor mu kamuoyunda. Hayır” dedi.)

Doğru söylüyor tabii İslam’da istişare var. Her şeyin istişare edilmesi lazım. Yavaşlatması önemli değil öyle olsa Kuran hiç istişare etmeden görevini yap derdi Peygamber (sav)’e Cenab-ı Allah. Ama istişare et diyor. İstişare İslam’ın en mühim hükümlerinden birisidir. Tek başına karar ver dersen bu ilerde birkaç nesil sonra iktidara gelecek insanlar açısından bir düşünülsün. Neler meydana getirebilir? Riskli bir insan iktidara geldiğinde neler olabilir bir düşünmek lazım. Tayyip Hoca’nın şahsı güvenilir bir şahsiyet ondan sorun çıkmaz. Onun milli vasfını görüyoruz. Ama Allah esirgesin Kılıçdaroğlu’nun dediği çok doğru bizim de ısrarla üstüne durduğumuz konu bu aylardan beri bunu anlatıyoruz. Ummadık birisinin ummadık bir şekilde başa gelmesi durumunda bu sistemle neler yapabilir bir düşünsünler. Bu riske niye giriyoruz ben bunu anlayabilmiş değilim.

 

Türkiye İçin Eyalet Sistemi İngiliz Derin Devletinin İstediği Ve Dayattığı Bir Sistemdir. Parçalanmaya Yol Açacak Bu Modeli Kabul Etmeyiz

Özellikle şu 123. madde anayasadaki, cumhurbaşkanına birkaç ili de içine alan koordinatör valiler atama yetkisi veriyor. Bu koordinatör valilere verilecek yetkiler bölgesel yönetimler kurulmasına sebep olabilir, bunu bir değerlendirmek lazım. Mesela benim düzeltilmesini istediğim 126. madde vardı hatırlıyorsunuz. Kenan Evren bu maddeyi şöyle açıklıyor; “Biz ilerde bu bölge valilikler belki eyalet olur, bölge valilerini halk kendisi seçer diye düşündük” diyor. Al bölünmenin kapısı işte. Büyük bir felaket, demek ki doğruymuş dediğimiz. “Bundan korkmamak gerekir” diyor Kenan Evren, “bazıları korkuyor böyle bir şey yaparsak Kürtler bağımsızlık ilan ederler diye düşünüyorlar. Benim kanaatime göre edemezler çünkü bu topluluk içinde onlara aynı haklar tanınıyorsa niye ayrılmaya kalksınlar? Biz onları ayrı tuttukça onlar da kendilerini ayrı kabul ediyorlar, bunu önlemeye çalışmalıyız, bu meclisin vereceği bir karar. Türkiye’de ilerde eyalet sistemi olabilir” halbuki bu İngiliz derin devletinin istediği bir sistem. “Korkmayın” diyor. Vatan, millet, bayrak için titiz olmak korkmak mı? Ne korkacağız gereğini yaparız ama tedbir alacağız tabii ki. Ama Türkiye’yi bölmeye kalkarlarsa, bölmeye kalkanı böleriz kanunla hukukla ne gerekiyorsa yaparız. Hiçbir şey yapanın yanına yar kalmaz. Seyretmeyiz.

Bu yeni değişiklikte belediye ve belediyeye ait il özel idarelerine birleştirme tehlikesi var, kolluk güçleri ona bağlanabilir bu tehlike var bunu da göz önünde bulundurmak lazım.

Sanat Ve Kalite Bakanlığı Kurulsun. Bu Bakanlık Kurulduğunda İlk Başta İşlevsiz Gibi Görülebilir Ama Arkası Gelir Adımın Atılması Önemlidir

Tayyip Hocam Türkiye’yi daha modernleştirsin, daha aydın bir Türkiye’ye doğru çizgiyi geliştirsin. Sanatı, sanatçıları daha da teşvik etsin. Yanında sanatçı olmaması önemli değil bak sanatı teşvik etmesi önemli, onun sözel kısmı önemli teorik, adam uyar veya uymaz o kendi zihniyetini göstersin, sanatçı ortaya çıkmaması dert değil. Belki uluslararası böyle güzel müzik yarışmaları yapılabilir Bakanlığın koordine ettiği. Resim yarışmaları yapılabilir, sulu boya yahut yağlı boya resim yarışmaları böyle güzel ataklar yapılabilir, birçok sanatçı da katılır her yerden gelirler, gelmeyen de gelmesin. Ama her ülkeden aşağı yukarı gelen olur, bunlar arada sırada da olsa, küçük sembolik de olsa çok güzel olur. Sanata sanat ve sanat bakanlığı kurulsun. Bakanlığın ciddi bir işlevi olmasa bile adı konmuş olması çok olumlu pozitif etki yapar, bütün dünyada olumlu etki yapar. Tayyip Hocam nasıl devam ettireceğiz diye düşünüyordur belki, yap sen mübarek gelir arkası sen Allah’a güven, dayan, sen rahat ol olmaz diye bir şey olmaz, olur.

 

Tüm Sokakları Meyve Ağaçlarıyla Dolduralım. Halkın Tüm Meyve İhtiyacı Karşılansın. Tüm Boş Arazilerde Tarım Yapılsın, Tarımı Teşvik Edelim

Bir de işte küçük müesseseler falan tarıma ağırlık verebiliriz biraz daha, tarım her yerde tarım, ölü toprak hiçbir yerde bırakmayalım. Mesela İstanbul’da da uçsuz bucaksız araziler var, her yeri tarıma açalım meyve ağaçları, sebze bahçeleri şu bu değil mi? Gereksiz ağaçlar değil de meyve ağacına ağırlık verelim, gıda bu. Mesela farz edelim elma ağacı olsa bile elmayı alıp kurutursun çok ciddi bir gıdadır elma, kuru elma. Mesela kayısı yetiştirirsin çok ciddi bir gıdadır bu, çok besleyici bir gıda. Türkiye’nin en çok ihtiyacı olan şey tarım ve gıdadır. Her yeri meyve ağaçlarıyla donatalım. Ankara, İstanbul, İzmir, Adana her yerde, sokaklar, caddeler her yerde meyve ağacı olsun, ne mahsuru var? Belediye zaten ilgileniyor onlarla aşısını yapıyor, budamasını yapıyor, temizliğini yapıyor meyvesini de belediye toplasın götürsün satsınlar. Biz tarım yönünden iyi olduğumuzda Türkiye’ye hiçbir şey olmaz. Biz kendi kendimize gayet güzel yeteriz. Bütün mesele tarım yönünden güçlü olmamızda. Meyve ağacı da çok sadıktır, vefalıdır bir kere ekersin o sana yıllarca hizmet eder. Erik ağacı ekiyorsun adam ölüyor torununa kalıyor, torunu ölüyor torununa kalıyor habire veriyor. Elma ağacı da mesela dedemin vardı elma ağacı uçsuz bucaksız büyüklükteydi, biz küçükken dallarına çıkardık böyle apartman gibiydi, gövdesi öyle tarif edilecek gibi değil, yedi, sekiz kişi sarsa böyle ancak etrafını sarar, yedi, sekiz kişi olması işte anlayın geniş. Kardeşim ton hesabıyla elma veriyordu ton, dağ gibi yığılıyordu elma, bayağı besleyici köylüler hep istifade ediyordu yiyorlardı, teneke teneke dağıtılıyordu halka. Meyve ağacı çok önemlidir, çok sadık, vefalı, sabırlı ve mütevazidir senden hiçbir şey istemez. Gökten Allah onun yağmurunu veriyor, yerden çamurlu sudan o elmayı da yapar, kayısıyı da yapar, portakalı da yapar hepsini yapar. Portakal, limon her şey de yetişiyor Türkiye’de bayağı güzel.

 

Deccal İle İlgili Açıklamalar

Bediüzzaman diyor ki; 5. Şua’da 17. Mesele. “Rivayette var ki, deccal çıktığı gün bütün dünya işitir ve kırk günde dünyayı gezer ve harikulade bir eşeği vardır.” Yani süslü, bakımlı, çok ihtişamlı. “Allahualem bu rivayet tamamen sahih olmak şartıyla tevilleri şudur: Bu rivayetler mucizane haber verir ki, deccal zamanında vasıta-i muhabere” yani muhabere vasıtaları; telefon, radyo işte her türlü telsiz. “Ve seyahat o derece terakki edecek ki” yani insanların bir yerden bir yere süratle gitmesi o kadar gelişecek ki “bir hadise bir günde umum dünyada işitilecek.” Radyodan, televizyondan, internetten bir olay olduğunda herkes duyacak bütün dünyada. “Radyo ile bağırır, şark- garp işitir.” Doğu, batı herkes işitir. “Umum ceridelerinde okunacak.” Bütün gazetelerinde okunur. “Ve bir adam kırk günde dünyayı devredecek.” Uçakla bir oraya gidiyor, bir oraya gidiyor, bir oraya her yere gidiyor, kırk günde dünyayı gezebiliyor, şu an uçakla bu mümkün oluyor. “Ve yedi kıtasını ve yetmiş hükümetini görecek ve gezecek diye, zuhurundan on asır evvel telgraf, telefon, radyo, şimendifer tayyareden” yani uçaktan “mucizane haber verir. Hem deccal, deccallık haysiyetiyle değil, belki gayet müstebit bir kral sıfatıyla işitilir” kral, kraliçelik, krallık. Krallık başka yok, Birleşik Krallık İngiltere’de var. Kral sıfatıyla işitilir ki deccal kendini zaten kral ilan ediyor, hem lord, hem kral ilan ediyor. Bu kraliçeyi onlar esas almaz ama orda krallık, kraliçelik sistemi olduğu için o sistemde kendinin gerçek kral olduğunu iddia ediyor deccal. “Ve gezmesi de her yeri istila etmek için değil, belki fitneyi uyandırmak” fitne, casusluk, kargaşa, anarşi, terör fitneyi uyandırmak “ve insanları baştan çıkarmak içindir. İşte homoseksüellik, ahlaksızlık, zulüm, gaddarlık, psikopatlık. Ve bindiği merkebi ve himarı ise, ya şimendiferdir ki bir kulağı ve bir başı cehennem gibi ateş ocağı” yani trene de bakar diyor. Çünkü bir başı ateş ocağı diyor. “Bir kulağı ve bir başı cehennem gibi ateş ocağı, diğer kulağı yalancı cennet gibi güzelce tezyin ve tefriş edilmiş.” O tip trenler çok süslü oluyor kraliyete ait trenler, süslenen trenler. At arabası da olduğunda işte fayton falan onlar da çok süslü oluyor. Bak “cennet gibi güzelce tezyin ve tefriş edilmiş” cennet gibi. Deccalın cenneti, cehennemi vardır diyor ya hadiste. “Düşmanlarını ateşli başına” yani onlara dehşet ve şiddet saçar diyor. Ateş yani havadan bombalama işte makineli tüfekle tarama, suikastlar. “Dostlarını ziyafetli başına gönderir.” Dostlarına da büyük görkemli ziyafetler veriyor, işte o toplantılarda görüyorsunuz. “Veyahut onun eşeği merkebi dehşetli bir otomobildir veya tayyaredir veyahut” diyor Bediüzzaman nokta nokta “…sukut lazım” diyor. Hiç bilmediğiniz bir araç diyor. Böyle uçan daire gibi falan garip bir şeydir diyor aracı.

 

Her Türlü İç İşlemlerde Dolar Ve Euro Kullanılması Yasaklansın. Dövizle İşlem Yapılmasın, Kendi Paramızı Kullanalım

Doların gücünü Türkiye’de düşürelim. Doları değersiz hale getirelim Türkiye’de. Ev kiralamada Dolar yasaklansın, bina kiralamada Dolar yasaklansın. Her türlü iç işlemde Dolar mecburiyeti, Euro mecburiyeti kaldırılsın, Türk parası mecbur hale getirilsin o zaman kimse Dolar’a itibar etmeyeceği için Dolar’ın hiçbir kıymeti kalmaz. Daha önce bu tip kanun çıkarılmıştı, hükümet yeniden böyle kanun çıkarsın. Bu Dolar işiyle uğraşmayalım. Hiç kimse de üstünde Dolar ve Euro bulundurmasın, hepsini bozdursunlar, hiç kimse tutmasın. Dolar gördü mü insanlar kaçsın. Euro gördü mü kaçsınlar.

 

Türkiye’nin Kendi Silahını Kendi Üreten, Mühimmatı Güçlü Bir Ülke Haline Gelmesi Önemlidir

Kardeşim biz kendi silahımızı kendimiz yapalım asla silah almayalım. O kadar para niye gidiyor ki? Kırıkkale’deki fabrikayı büyütelim yeraltında da yapalım. Mühim olan yaygın silahlanmadır. Otomatik silah özellikle mühimmatın çok olması böyle bir ülkeye kimse giremez. Çünkü kara savaşı esas oluyor havadan bir şey yapamıyorlar. Kara savaşı esas oluyor karada da iyi kabadayılar çoksa, silah ve mühimmat çoksa hiçbir şey yapamazlar. Bak mesela terör örgütleri çok direniyor bir kısmı. Adamlarda her türlü askeri gereç olmasına rağmen bir avuç terör örgütüyle baş edemiyorlar. Kara savaşına giremiyorlar çünkü. Çünkü onlar saldırgan ve azgınlar onlar da korkak ve ürkekler hiçbir şey yapamıyorlar. En az teröristler kadar cesur olunması lazım.

 

Kendi Vatanına Kendi Milletine Kurşun Yağdıracak Kadar Kin Duymak Tarihte Örneğine Az Rastlanır Bir Kahpelik Ve Alçaklıktır

Fethullah Gülen grubu için önce dediler ki “bunlar terörist” dediler “silahlı terör örgütü” dedim bu nasıl oluyor? Tanklarla milleti ezince bu alçaklar, havadan otomatik silahlarla tarayınca ve azgınlıklarını da görünce bir de kadın erkek akıl almaz bir gözü dönmüşlük. Bir de Fethulllah Gülen’in öyle kahredici bir nefretle evleri yansın, ocaklarına ateşler düşsün, yerle bir olsunlar böyle bağırıyordu ya, şu arkasından bu olunca. Adam devletin silahıyla terör örgütü kurmuş. Devletin silahlarıyla terör örgütü kurmuş. Devletin uçağıyla terör yapıyor. Devlete rağmen devlet gibi ortaya çıkıyor baktık en azgın terör örgütünden daha şiddetli teröristler. En azgın terör örgütünde bile bu azgınlık yoktur. Biz PKK’yı bilirdik PKK’dan bile azgınlar. Ben böyle azgınlık görmedim. Kendi vatanına, kendi milletine karşı bu kin işte deccaliyetin tasmayı boyunlarına takmasından oluyor. Deccalin tasmayı boyunlarına takmasıyla azgın bir terörist örgüte döndüler.

 

Obama Döneminde Amerika Tarihinin En Büyük Manevi Çöküntüsünü Yaşadı. Trump Amerikan Rüyasını Yani Dindar Amerika'yı Yeniden İnşa Edebilir

Obama’nın yapmadığı tahribat kalmadı. Homoseksüelleri Amerikan ordusuna soktu. Binlerce homoseksüel şu an Amerikan ordusunda. Eşcinsellere homoseksüel evlilik hakkı verdi. Bir de seks eğitimi verilsin diyor homoseksüellere şu rezalete bak, şu rezalete bak. On altı sayfa tutan imkanlar tanınmış homoseksüellere on altı sayfa tutan say say bitmiyor. Amerika tarihinin gördüğü en büyük manevi çöküntüyü yaşadı. Onun için Trump çok iyi. İyi bir imkan iyi bir fırsat, iyi desteklenmesi gerekiyor. İngiliz derin devleti Obama’ya tam hakim oldu istediği gibi yönlendirdi. Obama farkına vardı mı farkına varmadı mı onu bilmiyorum ama tam onların dedikleri oldu. Şimdi Trump’ın odasına getirdiler büstü koydular. O onların bir eylem şekli. İngiliz derin devleti hakimiyetini göstermek için yaptıkları bir soğuk damga. Bunu George Bush’a da yaptılar hepsine yaptılar teker teker. Her birine ayrı büst getiriyorlar ve getirip çalışma masasının üstüne koyuyorlar. Ve çok korkunç görünümlü, azgın, sert bir surat ve korkunç bir görüntü.

 

(Trump, bugün göçmenlere vize kısıtlaması ve Meksika sınırına duvar örülmesini öngören kararnamelere imza atacak. Vize kısıtlaması getirilecek olan ülkelerin Suriye, Irak, İran, Libya, Sudan, Somali ve Yemen olması bekleniyor.) 

Kardeşim, şimdi adam geliyor; "Ben senden nefret ediyorum ama senin ülkeni seviyorum. Gezeceğim. İnsanından nefret ediyorum. Bomba koyacağım. Müziğinden nefret ediyorum, heykelinden nefret ediyorum. Her şeyinden nefret ediyorum. Haset ediyorum. Ama senin ülkene de gelmek istiyorum." diyor.Şimdi bu olmaz. Seviyorsan git. Sevmiyorsan niye gidiyorsun? Gelenekçilerin bu kafasına da hayret ediyorum. Bütün gelenekçi aileler çocuklarını Avrupa'ya gönderiyor. Nefret ettiğini söylüyorsun, niye gönderiyorsun o zaman? "Adamlardan nefret ediyorum, bunlar kafir. Bunlara sevgi gösteren kafir olur. Dostluk kuran kafir olur. Bunların resmine bakan da kafir olur, heykeline bakan da kafir olur, müziğini dinleyen de kafir olur." diyor. Niye adamın peşinden gidiyorsun? Sürekli adamın yanına niye gitmek istiyorsun? Ne işin var adamın evinde, bahçesinde, sokağında?

 

(Anayasa değişikliği konusunda partiler miting programı yapıyorlar. Referandumun yapılacağı nisan ayı yaklaştıkça liderler miting yapmaya da başlayacak. Buna göre CHP'nin referandum süreci ile ilgili beş strateji belirlediği belirtildi. Bunlar özetle şu şekilde; Parti bayrağı ve amblem olmayacak, kampanyada sadece Türk bayrağı olacak, HDP ile görüntü verilmeyecek, MHP tabanı ile yakınlaşılacak.) 

Evet MHP, CHP önemli. Fakat hükümetin her ikisiyle birlikte hareket etmesi lazım. Bir de bir şey yaptıklarında sebebini halka açıklamaları lazım. Böyle bilmediğimiz yola doğru bizi çekmeye kalkarlarsa insanlar bundan huylanır. Hepsini bilelim, ne mahsuru var. Çıkıp nihayet belirli maddeler; şu şu sebepten, şu şu sebepten, şu da şu sebepten. İnsanların gönlü müsterih olur. Gözü kapalı destekleyin denir mi? Bilmiyor etmiyor adam, nereye gideceğinden haberi yok; "Gözünü kapat. Atla denize." der gibi olmaz. Söyleyin ne hikmeti, var ne hayrı var. Herkes vatandan milletten bayraktan yana, Allah, Kitap için hareket ediyor insanlar. Hikmetini bilirse severek gerekli desteği gösterir.