Sayın Adnan Oktar'ın 24 Ocak 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar


A9 TV, 24 Ocak 2017

 

Bakteri Direncini Evrimle Açıklamaya Çalışıyorlar, Oysa Bakterinin Sahip Olduğu Direnç Allah'ın İlk Baştan Bakteri İçinde Var Ettiği Sistem

Bu bakteri direncini evrimle bağdaştırmaya çalışıyorlar. Halbuki bakterinin kendi içindeki yetenek. Allah’ın koyduğu muazzam bir yetenek. Her türlü dış etkiye karşı vücudunu geliştirip o direnci kazanıyor. Ama bakteri olmaktan çıkmıyor, yine bakteri. Fakat her türlü kimyasala karşı kendini koruyor. Direnç genleri var her şeye direnç kazanıyor ama milyonlarca yıldan beri bakteri. 100 milyon yıl önce de bakteri 200 milyon yıl önce de bakteri. Bakteri hiçbir zaman için insana dönüşmemiş ama direnç kazanmış sürekli, her şeye direnç kazanıyor Allah’ın hikmeti. Allah direnç sistemi koymuş içine o sayede yaşıyor. Yoksa bakteri falan kalmaz direnç sistemi olmasa. Onu çok yanlış olarak evrime delil olarak kullanmaya kalkıyorlar.

 

Kuran'da Evrim Yoktur. Allah Zer Aleminde Tüm İnsanları Yaratmış, Hepsinden Söz Almıştır. Evrimle Aşama Aşama Oluş Yoktur

Halbuki biz zer aleminde yaratılıyoruz. İlk başta bir yaratıldık biz yani bütün kainat yaratıldı. Şuurlu varlıklar olarak yaratıldık yani normal insan olarak yaratıldık. Ve Allah bize bütün insanlığı topladıktan sonra bir araya getirip “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” dedi. Biz de şuurlu olarak “evet Rabbimizsin” dedik, şuurlu olarak nefis sahibi olarak söyledik onu. Allah diyor ki “nefis sahibiydiler” diyor. Nefis sahibi ne demek? Bedenli yani aklı var, fikri var, şuuru var bedenli. Bedenli varlıklar olarak biz Allah’ın varlığını kabul ettik. Sonra bizi dünyaya gönderiyor Cenab-ı Allah anne babayı vesile ederek, sebep ederek. Yani evrimle yaratılma diye bir konu yok. Hz. Adem (as)’i de Cenab-ı Allah önce cennette yaratıyor. Neyden yaratıyor? Porselenden, bildiğiniz porselen. Cennette yaratıyor, cennette yaratılış zaten. Orada şeytanı da yaratıyor, melekleri de yaratıyor, Adem (as)’i de yaratıyor ve Havva (as)’yı da yaratıyor yani hepsi birlikte yaratılıyor. Bak melekler, cinler, Adem (as) ve Havva (as). Ne melekler evrim geçiriyorlar ne diğerleri hepsi yaratılmış oluyor. Bak cinlerin evrim geçirdiğini söylemiyorlar, meleklerin de evrim geçirdiğini söylemiyorlar. Kardeşim hepsi beraber yaratılmadı mı? Niye insanı ayırıyorsun bundan? Adem (as) ile Havva (as) zaten zer aleminde daha önce yaratılıyor, insan olarak yaratılıyorlar. İnsan olarak yaratıldıktan sonra bu dünyaya gönderiliyorlar. Önce cennete gidiyorlar, cennet alemine geliyorlar. Cennet aleminde imtihan olmak için yeniden dünyaya geçiriliyorlar.  

 

Hicr Suresi 26’da “Andolsun, insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.” Diyor kuru bir çamur yani porselen, şekillenmiş bir balçık “iki elimle yarattım” diyor Cenab-ı Allah. “İnsanı ateşte pişmiş gibi kuru bir çamurdan yarattı.” (Rahman Suresi, 14) yani bu nedir ateşte pişmiş olan? Porselen. “Hani Rabbin meleklere demişti: 'Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım.' 'Ona bir biçim verdiğimde ve ona ruhumdan üflediğimde hemen ona secde ederek (yere) kapanın.” (Hicr Suresi, 28-29) Bunda evrim yok samimiyetsiz hareket ediyorlar. Araf Suresi 172’de “Hani Rabbin, Ademoğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendi nefislerine karşı şahidler kılmıştı” Bak nefis sahibi, nefis sahibi olarak yaratılmış ilk planda ilk önce insan öyle yaratılıyor Ademoğulları diye bütün insanlık, Hz. Adem (as)’in oğulları. Nerede? Daha zer aleminde var yani dünyaya gelmemişler babaları Hz. Adem (as), bütün insanlık. Zürriyetleri yani onların evlatları bütün evlatlarını diyor gelmiş geçmiş bütün evlatlarını. Almış kendi nefislerine karşı şahitler yani bilinçli nefsi olan varlıklar, insan olarak. “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?' (demişti de) onlar: 'Evet (Rabbimizsin), şahid olduk' demişlerdi. (Bu,) Kıyamet günü: 'Biz bundan habersizdik' dememeniz içindir.” (Araf Suresi, 172) diyor Allah. Dolayısıyla hiçbir yerden bu adamların kurtarırı yok yani hiçbir yerden oyun oynayacak gibi değiller.

 

Okullarda Sümer Hurafesi Olarak Evrim Anlatılsın Ama Mutlaka Proteinin Nasıl Oluştuğu Ve Fosiller Çocuklara Öğretilsin. Bundan Korkmasınlar

Evet, proteinin molekül yapısını söyle, proteinin olma şartlarını söyle, bunun bilimsel olarak imkansız olduğunu açıkla. Evrimi anlatma diyen yok ki sana, evrimi daha detaylı daha kapsamlı anlat. Hurafeyi millet öğrensin. Hurafe nedir, putperest dinin inançları nedir, değil mi? Eski Hitit’te, Yunanlılarda, Sümerlerde oluşan bu pagan dininin kökenini anlat, nasıl inanıyorlardı bunu anlat. 

Doğada iki yüzün üzerinde aminoasit var yani dünyada. Bu da kendi kendine oluşan bir şey değil. Proteinin oluşması için yalnızca belli yirmi aminoasidin seçilmesi gerekiyor bir kere. Bu özel yirmi aminoasidin seçilip belli bir dizilimle, bak belli bir dizilimle yan yana gelmesi gerekiyor. Sırayla bir, iki, üç, dört, beş, altı diye sıralanması gerekiyor düzgün. Proteini oluşturan aminoasitlerin mutlaka sol elli olması gerekir diyor. Aminoasitler yalnızca peptit bağlarıyla bağlanıyorlar, mutlaka peptit bağı gerekiyor ayrıca. Moleküldeki atomlar genellikle kovalent bağı ile bağlanırlar. Fakat yalnızca aminoasitler özel farklı bir bağ ile bağlanırlar buna peptit bağı deniyor. Peptit bağı ancak yüksek ısıda uzun süre kuvvetli asit ya da bazlara maruz kaldığında çözülebiliyor. Proteinlerin sağlam ve dayanıklı olmalarını da işte bu peptit bağı sağlıyor, çok güçlü bir bağ. Tek bir protein oluşması için yukarıdaki bütün şartların tamamının eksiksiz olarak yerine gelmesi gerekiyor. Yani bir proteinin oluşması için proteinlere ihtiyaç var dolayısıyla imkansız. Soruyorlar bunu bilim adamlarına “uzaylılar yapmış olabilir” diyorlar. Şimdi bu oldu mu bu? Daha önce ne diyordun? “Tesadüf” diyordun. Şimdi ne diyorsun? “Uzaylılar yaptı” diyorsun. Yapma etme bir de paleontolojik delilleri niye göstermiyorsunuz fosilleri? Bak o bizim kafamızı kurcalıyor. O konuyu bize anlatacaksınız. 700 milyonun üstündeki fosili niye insanlardan saklıyorsunuz? Amerika’da, Rusya’da, İran’da, Avrupa’da, Fransa’da, İngiltere’de hiçbir yerde bu fosilleri sergilemiyorsunuz. Öğrencilere göstermeniz gerekmez mi? Yer altından çıkmış fosil. Lise ve üniversite öğrencilerine niye göstermiyorsunuz fosilleri? “Niye gösterelim?” diyor “çünkü gösterirsek yaratılışa inanacaklar” diyor. O zaman sizin tarafsızlığınız ne oldu? Gitti. Samimiyetsizsiniz. Kambriyen fosillerini de yetmiş yıl boyunca sakladılar. Yani açıklanacak gibi değil, yetmiş yıl.

 

Allah'ın Hz. İbrahim'e, Hz. Muhammed'e, Hz. Musa'ya, Hz. İsa'ya Vaat Ettiği İslam'ın Dünyaya Hakimiyetini İnşaAllah Göreceğiz

Hz. İbrahim (as)’a Cenab-ı Allah’ın vadettiği olay gerçekleşecek. Siyon Dağı’ndan Allah’ın hakimiyeti açıklanacak yani Mehdiyet. Bütün dünyaya İslam’ın hakimiyeti açıklanacak. İşte Siyonizm denilen olay budur. Siyon Dağı’ndan İslam’ın dünyaya hakimiyetinin açıklanması. Vaat edilen iller de Hz. Mehdi (as)’a vaat edilen yerlerdir. Kenan ili. Hz. Musa (as)’a gösterildi o uçsuz bucaksız topraklar. Ama “bu sana nasip olmayacak” dedi Allah, Moşiyah’a nasip olacak” dedi. Hz. Musa (as) çok istedi Mehdi olmayı. Üç kere Allah’tan istedi, üçünde de Allah kabul etmedi. Mehdi olmamasının sebebi elindeki tableti atması şeklinde Museviler kendi kutsal kitaplarında açıklıyorlar. Yani “o makamı kaybetti” diyorlar “o tableti elinden attığı için” diyorlar, Tevrat tabletini. Şimdi bizim de önümüzde tabletler var, biz de tabletlere bakıp okuyoruz. Ama o zamanki tabletler taştandı, şimdiki tabletler metalden. Biz de Allah’ın hükümlerini tablete bakıp okuyoruz. Hz. Musa (as) da tablete bakıp okuyordu.

Birleşmiş Milletler’in duvarında bu yazı var, “Ulus ulusa kılıç kaldırmayacak, savaş eğitimi yapmayacaklar artık.” (Yeşaya 2/4, Mika 4/3)

 

Ahir Zamanda Müslümanlar, Dindar Hristiyanlar Ve Dindar Museviler İttifak Edecekler. İslam Ahlakı Tüm Dünyaya Hakim Olacak

Trump konuşmasında Tevrat’tan masonların da her gün okuduğu bölümü okudu. Masonlar dualarında Tevrat’ın o bölümünü okuyorlar. Aynı şekilde Museviler de okuyorlar. Çok önemli gördükleri bir dua. Yalnız Trump duanın devamını okumadı. Sadece birinci satırını okudu, ikinci satırını okumadı. “Harun’un başından sakalına, sakalından elbisesine akan Mesih yağı gibi” diyor. Moşiyah’ın başına zuhur ettiğinde yani Mehdi (as) zuhur ettiğinde, boynuz şeklinde bir kaptan, hayvan boynuzundan yapılmış bir kaptan kutsal zeytinyağı dökülecek başına, saçına, elleriyle sürecekler başına. O yağı başına sürdükten sonra, başından sakalına doğru akıtacaklar, sakalından da elbisesine doğru akacak.  Elbisesinin üstüne de akacak yağ. Onu 3500 yıldan beri bekliyor Museviler. Günde üç kere dua ederek bekliyorlar. Zebur’da geçiyor bu, Mezmurlar 133/1 ve 3. 333 rakamı da çıkıyor buradan. 33 rakamı var. 133/1 ve 3. Zebur’da diyor ki; “Ne iyi, ne güzeldir birlik içinde kardeşçe yaşamak.” Bu kısmı okudu. Ama bak şu kısmı okumadı “Başa sürülen değerli yağ gibi. Harun’un sakalından kaftanın yakasına dek inen yağ gibi. Hermon Dağı’na yağan çiğ Siyon Dağları’na yağıyor sanki.” Siyon dünya hakimiyeti demektir Müslümanlığın. “Çünkü Rab orada bereketli sonsuz yaşam buyurdu.” Yani Müslümanların sonsuz yaşayacağına işaret eden Tevrat hükmü. Müslümanlarla Museviler birleşecekler ahir zamanda. Hristiyanlar da birleşecekler. Mehdiyet öyle tesir edecek. Bediüzzaman “Hristiyanlarla Müslüman alemi tam birleşmek istidadındayken” diyor Mehdi (as) vesilesiyle. Birleşmiş Milletler de devreye girecekler İslam’ın dünyaya hakimiyetinde. Yani Hz. Mehdi (as)’ın emrinde olacaktır Birleşmiş Milletler. Onun için kuruldu diyor zaten bak gördünüz haham kendisi de söylüyor. Kuruluş amacı odur, duvarında da zaten kuruluş amacı yazıyor. Mehdiyet olduğu açıkça görülüyor. Ama bazı insanlar bunları tabii bilmediği için yani bunları bir sır olarak fark edemedikleri için dünyayı dümdüz görüyorlar.

 

Münafık En Başta Allah’la Uğraşır, Sonra Peygamberle, Sonra Müslümanlarla Uğraşır.

Münafığı anlamak çok güç tabii çünkü çok ızdıraplı bir hayat münafığın hayatı çok gerilimli, korkunç, dehşet verici, çok gerilimli acı içinde yaşıyor. Her an yakalanma korkusu içerisinde, her an aşağılanma içerisinde, her an kendini aşağılık hissediyor. Her an karaktersizliğinden emin, her an hain olduğundan emin. Kardeşim dürüst olsana, samimi, normal Müslüman olsana, huzur içinde yaşa, Allah’a teslim ol, bırak kendini. Münafık en başta Allah’la uğraşır, sonra peygamberle, sonra Müslümanlarla uğraşır. Münafığın asıl kini Allah’adır. Allah’a kinli olduğu için Müslümana saldırır. Kuran ayetinde de buna dikkat çekiliyor, asıl kinleri, öfkesi Allah’adır. Halbuki ne güzel Allah’tan korkup, samimi, Müslüman olarak mümin, itaatli, saygılı, hürmetli olarak çok güzel yaşayabilir huzur içinde. Hem bereket veriyor Allah, bak mesela zenginlik veriyor, huzur veriyor, öbüründe aşağılık oyunlarla, karaktersizce oyunlarla bir şeyler kazanır. Bir tabak yemek için olmadık aşağılık hareket yapar, ufak bir çıkarı için bin bir türlü plan yapar, halbuki Müslüman bayağı dürüst.

 

(Türkiye, Rusya ve İran, Astana’daki Suriye görüşmelerinin sonucuna ilişkin ortak açıklama yaptı. Suriye’de ateşkesin denetimi ve uygulanması için Türkiye, Rusya ve İran’ın üçlü mekanizma kuracağı duyuruldu. Cenevre’deki Suriye görüşmelerine silahlı muhalif grupların temsilcilerinin de katılması konusunda mutabık kalındı.)

Aslında bu toplantılardan bir şey çıkmaz söyleyeyim. Çünkü Türkiye’nin oradaki konumu ancak askeri müdahale olabilir ama oradaki halkın görüşünü değiştirecek bir gücü yok Türkiye’nin. Oradaki radikal unsurlar İngiliz derin devleti tarafından kışkırtılıyor. Mehdiyet’in dışında Suriye ve Irak’ta yatıştırıcı, düzenleyici, doğru yola gelmelerini sevk edecek bir anlayış olmaz. Her bir kafa ayrı, kimi PKK’lı, kimi IŞİD’ci, kimi El Kaide’ci, kimi Şii terör örgütlerine mensup.

 

Churchill'in Sözleri İngiliz Derin Devletinin Nasıl İşlediğini Net Bir Şekilde Anlatmaktadır

Churchill diyor ki; “Dünyada çok kapsamlı bir olayın yaşandığını ve çok ince hesaplı bir planın yapıldığını ve bizlerin bu planda sadece sadık bir hizmetçi olarak hizmet edeceğimizi göremeyen kör ve ahmaktır” diyor. Daha ne desin? İngiliz derin devletinin çok sade, derli, toplu bir açıklaması. Bak “Dünyada çok kapsamlı bir olayın yaşandığını ve çok ince hesaplı bir planın yapıldığını ve bizlerin de bu planda sadece sadık bir hizmetçi olarak hizmet edeceğimizi göremeyen kör ve ahmaktır” diyor. Anlaşılmayacak gibi mi? Sakın İngiliz derin devletinin vasfını değiştirmeye kalkmasınlar. İngiliz derin devleti şimdi bunu örtbas etmek için birçok yazara abanmaya başladı. Aman ne olursunuz işte konuyu değiştirin, şeklini değiştirin, bir şeyler yapın falan. Çünkü deccal her an rezil rüsva olacak konumda şu an yani ortaya dökülecek konumda, bütün dünya birden tavır alırsa deccale tepe takla gider İngiliz derin devleti, onun için müthiş bir panik halindeler.

 

123. Maddenin Yeniden Gözden Geçirilip Eyalet Sistemine Hiçbir Şekilde Kapı Açılmayacağına Dair Kanuni Garanti Verilmesini İstiyoruz

Ben emin olabilirim Tayyip Hoca böyle bir şeye girmez asla ama Tayyip Hoca’dan sonra birisi gelirse bu madde ona uygun bir yapı gösteriyorsa -ki öyle olduğu iddia ediliyor- o zaman çok vahim onun için 123. Maddenin tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor. “Anayasa değişikliği yapılması hakkında kanun teklifinin 15. Maddesi yani 126. Maddede yapılmak istenen değişiklik tamamen çıkarılmıştır ancak 123. Maddede 14. Madde ile yapılmak istenen değişiklik anayasa komisyonunda yapılan değişiklik ile ikiye bölünerek 8. Madde, madde 104 ile 16. Maddenin b fıkrasının madde 123 içinde adeta gizlendiği görülüyor” diyor. 123. Maddenin tekrar gözden geçirilip bu konunun imkansız hale getirilmesi lazım. 123. Maddenin yeniden düzenlenmesini istiyoruz, asla kabul etmeyiz.

 

Dünyanın Reçetesi Kuran'dır. İslam Sahabe Dönemindeki Gibi Yaşanmadığı İçin Her Yerde Acı Yaşanıyor. Huzur, Kuran'la Hakim Olur

Özetle her insanın tabii hatası kusuru olur, eksikleri olur. Müslümanın da hatası kusuru eksiklikleri olabilir, düzeltmeye çalışacağız en iyiyi elde etmeye çalışacağız ama Türkiye’de de, dünyada da İslam sahabe dönemindeki gibi yaşanmıyor felaketin kökeni bu. Bunun dışında da dünyanın yaşaması mümkün değil. Dünyanın reçetesi Kuran’dır, Kuran dünyada uygulanmadığında dünyada insanlığa rahat yok yani mümkün değil ancak Kuran’la dünya rahat eder, huzurlu olur.

 

İslam Alemini Asıl Yakıp Kavuran Konu Münafıklıktır

Bütün İslam alemini yakıp kavuran bu, münafıklık. Yani dengesizlik, mesela televizyon kanallarına çıkarıyor adamlar Müslüman diye konuşturuyor adam hasta, dengesiz ama farkına varmıyorlar. Bir kere samimiyetsiz, samimi olan delille konuşur. Delilsiz konuşuyorsa bir adam onu nasıl dinleyeceksin sen? Delil göstermesi lazım. Delil ne gösteriyor? Uydurma hadis gösteriyor. Uydurma hadis delil olmaz, öyle delil olmaz. Kuran ayetini delil göstermiyorsa olmaz yahut mesela ahir zamanla ilgili hadis delil gösteriyorsa, o hadis tahakkuk ettiyse onun delilini göstermesi lazım, fotoğraf veyahut belge olarak göstermesi lazım. Mehdi (as)’nin çıkışının yakın alametleri var yani bitişik alametler, bir yakın alametleri var bir de bitişik alametleri var. Bitişik alametler Mehdi (as)’yle aynı anda olan alametler yani mesela iki kuyruklu yıldızın çıkması, büyük bir ateş görülmesi, Fırat’ın suyunun kesilmesi, Afganistan’da kan akıtılması, Suriye ile Irak’ın savaş yapması, Kabe baskını. Kabe baskını olduğunda diyor Kabe’de kan akıtıldığında bil ki Mehdi çıkmıştır diyor ama öbür alametler diyor ki Mehdi’nin çıkışının alametidir yakınlaşmıştır diyor hadislerde ama bir kısmında da diyor ki bu alamet çıktıysa Mehdi de çıkmıştır diyor yani bitişik alamet. Bir yakın alamet var, bir bitişik alamet var. Yakın alametlerin hepsi çıkmış, bitişik alametlerin hemen hemen tamamı çıkmış onun için televizyonlara çıkıp Mehdi çıkmayacak diyenlere halk, vicdanı olan insanlar sorsunlar, arkadaş o zaman bize yakın alametleri ve bitişik alametleri say Mehdi’nin, biz de oradan anlayalım bakalım, olmadıysa olmamıştır. Söylemiyorsun, o zaman dürüst değil bu insanlar, dürüst olmayan insanı dinlemenin alemi yok, ondan etkilenmenin de bir alemi yok bu çok samimiyetsiz olur. Etkilenir, bilgisizliğinden etkileniyorsa o ayrı.