Sayın Adnan Oktar'ın Yeni Açıklamaları (24 Ekim 2016; 20:00)


MÜNAFIKLAR ÇOCUKLAR İÇİN DE BÜYÜK FELAKETE DÖNÜŞÜYOR. YETİMLERE ÖKSÜZLERE BELA OLUYORLAR VE BU ÇOCUKLARA ZULMEDİYORLAR

Münafığı yetişkin insanlar için tehlike olarak anlatıyoruz ama çocuklar için çok büyük bir tehlikedir münafık. Öksüz, yetimler ve küçük çocuklar için tehlikedir münafık, çünkü onların savunması yok. Yetişkin, münafığa karşı kendini koruyabilir, topluluk da koruyabilir ama çocuk koruyamaz. Onun için münafıkların kendi aralarındaki çatışmalarının da Allah çok şiddetli olduğunu söylüyor. Yani köpek gibi kapışırlar kendi aralarında münafıklar çok azgındırlar, çok alçaktırlar. Özellikle çocukların korunması konusunu çok iyi gündeme getirelim. Mesela münafık bir erkek düşünelim, bir kadın ama aklı zayıf, iki tane de çocuğu var yahut dört tane çocuğu var, diyor ki “eşinden boşan ben seni alayım” diyor “çocuklarına da bakarım” diyor. Bu mesela çok tehlikeli bir hareket. Kadın da ona kanıyor boşanıyor. Zaten münafıkların özelliğidir bu, insanların mevcut sistemlerini bozmak, rahatını, iyiliğini, güzelliğini dağıtmak. Boşatıyor, diyor ki “çocuklara ben bakarım” diyor. Sonra çocuklar için o insan çok büyük bir belaya dönüşüyor, büyük bir felakete dönüşüyor. Çocukları dövüyor sövüyor, Allah vermesin ırzına geçmeye çalışıyor her türlü adilik yapıyor. Aynı şekilde kadın münafıkta da çok büyük tehlike vardır. Mesela adama diyor ki “senin çocukların var” diyor “boşan.” Kendisiyle evlenmesini söylüyor. Çocuklara bakacağını söylüyor. Çocuklar için akıl almaz bir felaket olur bu yani münafık bir kadın, tam anlamıyla bela. Her türlü rezilliği yapar. Yani çocukları maddi manevi felaket tahrip eder, büyük bir beladır. Ve çocuklar da münafıklara karşı savunmasız oluyor. En büyük risk çocuklar içindir. Onun için münafık saldırısında çocukların korunması baş konu. Çok ihtiyatlı olmak lazım. Çünkü, mesela münafık erkek diyor ki -kadın münafık tıynetli- işte “sen harcanıyorsun, dehşetsin” efendim “Kleopatra gibisin” artık onu birilerine benzetiyor kendince. “Zeka küpüsün, dahisin, sen harcanırsın” işte “benim yanıma gel.” Bak, münafık yazışmalarına hep dikkat ederseniz yalnız kadınlar, hep yolun ağzında, kapının ağzında, “bir an önce gel” işte böyle kırmızı kan, kanlar içerisinden kadın geliyor falan. Dikkatinizi çekmiştir. Hep işte o tuzağın mantığı, o tuzağın üslubu, birçok yerde görmüşsünüzdür. Yüzlerce yerde vardır bu. Bunun sonucunda da münafık kadın münafık ahlaktaysa enaniyetinden yakalanabilir. Çünkü bak diyor ki “sen en üstünsün ve en akıllısın” ona bir milyar verse bu neticeyi almaz. Çünkü onun şeytani kancasından yakalıyor onu. Yani şeytani kancasına kancayı takıyor ve onu aldığıyla kaldırır. Çünkü münafık kadının en dayanamayacağı şey enaniyetidir. Enaniyetinin pohpohlanması “en büyüksün” denmesi. “En büyüksün” dendiğinde aklı gider. Münafık erkeğe de bir kadın “en büyüksün” işte “dehşetsin, böyle bir şey yok” falan dediğinde onun da aklı gider. Ve ona çok ucuza mal olur o, para vermesine gerek yok. Onun için münafık ucuza satılan bir domuz gibidir. Beslenmesi de çok kolaydır ve her türlü pislikte de kullanılır. Mesela İngiliz derin devleti münafık erkekleri ve münafık kadınları çok ucuza mal etmiştir. Bunların hiçbiri zengin falan olmamıştır hep sürünmüştür. Bunları sadece enaniyetini körükleyerek ayakta tutmuşlardır. Ama mesela ne yapıyor; devlet başkanıyla görüştürüyorlar münafığı. O onu akıl almaz heyecanlandırıyor. “Demek ki ben çok büyük bir adamım” diyor. Halbuki devlet başkanı dediği adam da o da homoseksüel oluyor farz edelim. Yani homoseksüel, cinayet işleyen, adam öldüren bir mahluk seni büyütse ne olur? Her tarafı büyük olsa ne olur onun? Seni ne kadar büyütürse büyütsün, o büyütmeye sen nasıl inanıyorsun? Tabii homoseksüelleri anlatırken onlar dövülsün, sövülsün, ezilsin, hakaret görsünler anlamında değil. Ne dövülsünler, ne sövülsünler, ne hakaret görsünler ama mevcut durum, Kuran’daki yapıları yani gerçek hal olduğu gibi anlatılması lazım, aktarılması lazım. Mesela Allah diyor ki “iğrenç bir pisliktir homoseksüellik” bu olduğu gibi aktarılması lazım. Bu hakaret değil, o iğrenç fiilin açıklaması. Çünkü Kuran böyle açıklıyor. Bu hakaret değil, burada var olan bir durumu açıklıyorsun. Yani burada dövme, sövme, öldürme talebi de yok. Öyle bir şey bile olsa asla kabul edilmez. Yapan birisi olsa bile böyle bir şeyi bu kabul edilmez.

Maun Suresi’nde, şeytandan Allah’a sığınırım, 1 ve 3. “Dini yalanlayanı gördün mü?” Münafığın özelliği. “İşte yetimi itip-kakan,” bak yetimin başına bela oluyor görüyor musun? Çocuğun başına bela olur münafık. “Ve itip-kakan” yani döver söver öldürebilir de her şeyi yapabilir. Irzını kirletebilir, sapıklık yapabilir her türlü ahlaksızlık yapabilir. “Yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen odur.” Çünkü kendisi mala çok düşkün olduğu için kimseye mal vermek istemez münafık. Yani ondan et kopuyor gibidir. Aslında her şey canını yakar münafığın. Kuran okursun canını yakar, münafık alametlerinden bahsedersin canını yakar, malını verir canı yanar. Bir şeyi hırsla ister, onu yapamaz canı yanar. Münafıkta bitip-tükenmek bilmeyen sonsuz bir hırs vardır deli hırsı böyle. O ruhundaki homoseksüel ruh, hepsinde değil ama homoseksüellerin büyük bir bölümünde böyle çok çılgın, intihara da eğilimli, cinayete de eğilimli deli bir ruh vardır. Bilinir bu kitaplarda yazar, bütün psikiyatri kitaplarında falan yazar. Daha saldırgan, daha ne yapacağı belli olmayan bir ruh halindedir. Hepsi olmasa da büyük çoğunluğu öyledir. Bu vasıflarıyla şeytan tam bir homoseksüel kültürünü, mantığını bize ifade ediyor. Çünkü ilk homoseksüel zaten şeytandır. Kadın homoseksüel de olur, erkek homoseksüel de olur. Kadın homoseksüeller erkek homoseksüelleri çok desteklerler. Dikkat ederseniz hep onların ahbabı yarenidirler. Nerede homoseksüel varsa gider onları bulur homoseksüel kadınlar. Hep onları destekler mesela internete falan bakın onlarla iç içedirler. En büyük ahbapları onlardır. Hayrandırlar yani. Onlar da onları desteklerler. Kadını erkekleştirmek, erkeği kadınlaştırmak şeytanın bir yöntemidir. Bakın, İngiliz derin devletine baktığımızda kadınları erkekleştirdikleri, erkekleri de kadınlaştırdıklarını görüyoruz. Bütün İngiliz derin devleti mensubu kadınlar hep erkek gibiler. Aday olanlar da erkek gibi, onlara sempati duyanlar da yani İngiliz derin devletinin elemanlarına veyahut işte o homoseksüel kültüre hayranlık duyanlara baktığımızda erkek gibiler. Yani Darwinist, homoseksüel, Rumi kültürü destekleyenlere baktığımızda kadınlarda homoseksüel karakterini, erkekleşmiş karakteri görüyoruz.

O yüzden münafıklığı her yönüyle anlatacağız. Devlete yönelik şekliyle, halka yönelik şekliyle, çocuklara yönelik şekliyle her yönüyle anlatacağız. Dünyadaki en büyük tehlike münafıklıktır. Dinsizden insana zarar gelmez. Yani kafirden insana zarar gelmez. Kafir açıktır söyler, zaten bağıra bağıra söylüyor kafir olduğunu, kitap yazıyor adam gizlemiyor kendini. Ama münafık çok kahpe ve kalleş bir yapıdır, bayağı tehlikelidir. Ve Müslümanların içinde yaşamak ister yani Müslümanların bedenine musallat olan bir verem mikrobu gibidir. Mutlaka antibiyotikle tedavi edilmesi lazım. Bak başka yerde yaşayamıyor bu çok manidardır. Halbuki kafir olduğuna göre küfür içinde, küfrün içinde yaşaması gerekir, değil mi? Hayret edecek şekilde Müslümanların içinde yaşar münafık, bırakmaz Müslümanı. Ama münafık olmadan da Müslüman gelişmiyor. Ne cihat yapabiliyor, ne ufku açılır gerçek anlamda, ne de gerçek anlamda sevap kazanabilir. Mesela Resulullah (sav) zamanında münafıklar olmasa çok az sevap kazanılırdı çok çok az. Mesela Hz. Ali (kv)’nin velayet mertebesi, şehadet mertebesi münafıklar vesilesiyle olmuştur. Münafık olmadan derinlik olmuyor müminde. Bir atalet olur.

Mümin Suresi 56’da Cenab-ı Allah diyor ki: “Şüphesiz, kendilerine gelmiş bulunan hiçbir delil olmaksızın,” atıyor yani kafadan delil yok, Allah’tan bir delil gelmemiş “Allah'ın ayetleri konusunda mücadele edenlere gelince;” münafıklar hep Kuran ayetiyle Kuran’a karşı mücadele eder münafıklar. Kuran ayetiyle Kuran’a karşı mücadele eder. Daha önce anlatmıştım. “…onların göğüslerinde” münafıkların göğüslerinde “kendisine ulaşamayacakları bir büyüklük (isteğin)den başkası yoktur.” Yani Allah olmak isterler münafıklar. Çok büyük olduklarına inanırlar. “Artık sen Allah'a sığın. Şüphesiz O hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.” Yani ‘münafığı ben yendim’ yanlış. Münafığı Allah yener mümini vesile eder. ‘Aklımla işte onu darmadağın ettim’ olmaz. Çünkü münafığı yaratan Allah senin aklını yaratan da Allah’tır. Münafığı senin eline veren de Allah’tır. Tevrat’ta var bak diyor ki: “Allah’ın onları senin eline vereceği, senin de onları darmadağın edeceğin vakit” diyor. “Ama senin eline Ben vereceğim” diyor Allah onları. Allah imkan veriyor ve akıl veriyor, onunla münafık darmadağın oluyor.

Münafıkların kelimelerle oynama yetenekleri çok yüksektir. Çok kahpedir münafık. Sen onunla konuştuğunda kelime sahtekarıdır, kelime dolandırıcısıdır münafık. Muazzam dolandırıcıdır. Klasik kelime sahtekarıdır. Sürekli kelimeleri yerlerinden oynatır. Bak ayette diyor ki Cenab-ı Allah, Maide Suresi 41: “Onlar, yalana kulak tutanlar,” yani yalana kapısı açık, yalan imalatçısı “sana gelmeyen diğer topluluk adına kulak tutanlar...” Yani İngiliz derin devletine -asrımız için diyorum- haber taşıyan kahpeler kalleşler. Bak “sana gelmeyen diğer topluluk adına” diğer topluluk, işte Müslümanlara düşman olan derin devlet. Ve onlar adına ajanlık yapmak, bak açıkça Kuran ajanlığını belirtiyor münafığın. Bu ajanlığı anlatan ayettir Maide Suresi 41. “Sana gelmeyen diğer topluluk adına kulak tutanlar (haber toplayanlar)dır.” İşte muhbir ve ajanları anlatan ayetler, Kuran ayeti bu. Yani asrımızın ajanlarına muhbirlerine de ve bütün asırların ajanlarına ve muhbirlerine bakıyor. “Onlar,” münafıklar “kelimeleri yerlerine konulduktan sonra saptırırlar,” bambaşka şekilde yorumluyor. “"Size bu verilirse onu alın, o verilmezse ondan kaçının" derler.” Yani taktik de yapıyorlar. Mesela şunu yaparlarsa şöyle yapın, bunu yaparlarsa böyle yapın yani münafık taktiği veriyor. Oyun oynar. “Allah, kimin fitne(ye düşme)sini isterse, artık onun için sen Allah'tan hiçbir şeye malik olamazsın. İşte onlar, Allah'ın kalplerini arıtmak istemedikleridir.” Yani eğer münafık çöktüyse battıysa sen onu kurtaramazsın. “Dünyada onlar için bir aşağılanma,” Münafık tabii sürekli rezil edilir sürekli aşağılanır. Yalanı ortaya çıkar, sahtekarlığı ortaya çıkar, ajanlığı ortaya çıkar, itliği ortaya çıkar, aptallığı ortaya çıkar. Allah “dünyada onlar için bir aşağılanma ahirette onlar için büyük bir azap vardır” diyor. Yani o azgın ruhuyla sürekli cehennemin en derin tabakasında.

“Ama yanından çıktıkları zaman, onlardan bir grup, karanlıklarda senin söylediğinin tersini kurarlar. Allah, karanlıklarda kurduklarını yazıyor.” [Nisa Suresi, 81]

Evet. Onların özelliği özellikle görülmeyen yerler karanlıklarda pislik yapmak yani yalnızken. Ama şu anki teknoloji tabii münafıklar için muazzam imkan sunuyor. Onun için en azılı münafıklar da bu yüzyılda çıkıyor. Çünkü münafığın ve Müslümanın kullanacağı imkanlar en yüksek düzeyde şu an. Mesela münafık internetten, telefondan münafık eyleminin çok rahat yapabilecek güçte. Eski dönemlere göre şu an çok kolay.