Peygamberimiz (sav)'in tebliğine karşı çıkmaları

"Resulullah'ın zorluk ve imtihanları" belgeselinden

 

PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN TEBLİĞİNE KARŞI ÇIKMALARI

Müşrikler, önceki peygamberlere yaptıkları gibi, sevgili Peygamberimiz (sav)’in tebliğ ettiği hak dini de yalanlamışlar, kendisini olmadık iftiralarla itham etmişlerdir. Kavminden küfre sapanlar, Resulullah (sav)’in ‘Kuran-ı Kerim'i kendisinin yazdığı’ gibi çok büyük bir iftirada bulunmuş, hatta bu konuda başkalarından yardım aldığını öne sürecek kadar ileri gitmişlerdi. Peygamberimiz (sav)'i tenzih ederiz.

Ayetlerde inkârcıların bu iftiraları şöyle haber verilmektedir:

“İnkâr edenler dediler ki: ‘Bu (Kuran) olsa olsa ancak onun uydurduğu bir yalandır. Kendisi düzüp-uydurmuş ve ona bir başka toplulukta yardımda bulunmuştur.’ Böylelikle onlar hiç şüphesiz haksızlık ve iftira ile geldiler. Ve dediler ki: ‘Bu geçmişlerin uydurduğu masallardır. Bir başkasına yazdırmış olup, kendisine sabah-akşam okunmaktadır.” (Furkan suresi, 4-5)

Kavminin iman etmesi için onlara Kuran'la tebliğ yapan Sevgili Peygamberimiz (sav), Allah'ın lütfuyla en hikmetli şekilde din ahlakını anlatmış, onlara en sağlam delilleri sunmuş, en güzel örnekleri vermiştir. Buna rağmen müşrikler kibir, zulüm ve inatçılıkları nedeniyle iman etmemekte direnmiş, her türlü zorluğu çıkarmış ve atalarının dininden dönmemekte ısrar etmişlerdir. Müşrikler Resulullah (sav)'i yalanlamaya çalışırken, makul ve mantıklı hiçbir gerekçe öne süremedikleri için ancak kendi düşük akıllarınca alay, küçümseme gibi psikolojik terkin yöntemleriyle insanların Peygamberimiz (sav)’e tabi olmalarını engellemeye gayret ediyorlardı. Müşriklerin bu tutumları tarih boyunca tüm peygamberlerin ve salih müminlerin karşılaştıkları bir tavırdır.

Allah, geçmişteki peygamberlerin de benzer bir durumla karşılaştıklarını ve kendisinin samimi müminlerin yardımcısı olduğunu Kuran'da şöyle haber vermektedir:

“Andolsun senden önce de elçiler yalanlandı. Onlara yardımımız gelinceye kadar yalanlandıkları ve eziyete uğratıldıkları şeye sabrettiler. Allah'ın sözlerini değiştirebilecek yoktur. Andolsun gönderilenlerin haberlerinden bir bölümü sana da geldi.” En’am Suresi, 34)

Bir başka ayette de Allah'ın elçilerini yalanlayanların ve onlara iftiralarıyla zorluk ve sıkıntı vermeye çalışanların sonu bu tutumlarından vazgeçip tevbe etmedikleri takdirde açık ve kesin olarak bildirilmektedir:

“Andolsun biz her ümmete ‘Allah'a kulluk edin ve tağuttan kaçının’ (diye tebliğ etmesi için) bir elçi gönderdik. Böylelikle onlardan kimine Allah hidayet verdi, onlardan kiminin üzerine sapıklık hak oldu. Artık yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların uğradıkları sonucu görün.” (Nahl Suresi, 36)

Ayette de haber verildiği gibi Allah'ın samimi, dürüst, candan, Allah'tan korkan ve Allah'ı çok seven elçilerine karşı yapılan haksızlıklar ne dünyada ne de ahirette karşılıksız kalmaktadır. Nitekim sonuçta Peygamberimiz (sav) ve beraberindeki müminler inkar edenlerin üzerine galip gelmişler inkarcılar da Allah'ın vaat ettiği acı sona uğramışlardır.