Huzursuzluk yaratmak münafıkların önemli vasıflarından biridir.

Adnan Oktar’ın 12 Mayıs 2016 tarihli A9 TV röportajından


ADNAN OKTAR: Mesela münafıklar diyor ki Peygamber (s.a.v.)’e çok zeki ve şeytani olurlar. Ve huzursuzluk yaratma münafığın çok önemli özelliğidir. Hiç huzursuz olduğu vaki değil diyemezsin. Hep huzursuzdur. Etrafına huzursuzluk saçar münafık. Mesela Peygamberimiz (s.a.v.)’e diyor ki; “Bu sıcakta savaşa çıkılır mı?” Pat diye kalabalığın içinde söylüyor bunu, tam fitneci ve ahlaksız. Şimdi bak orada demek istiyor ki; “Sen akıl edemedin bunu” diyor Peygamber (s.a.v.)’e haşa. “Bunlar da akıl edemediler ama ben akıl ettim” diyor. Şimdi ortalı da bir laf. Tam fitneci, pislik yani. Peygamber (s.a.v.) de diyor ki, “Hava sıcak ama bela büyük, sıcağın ben de farkındayım. Ama ne yapıp yapıp yenmemiz gerekiyor” diyor sahabelere. Ama kasten yapıyor o ahlaksızlığı, o biliyor onun cevabını. Ama sırf fitne olsun, pislik olsun, Müslümanlar huzursuz olsun, kargaşa olsun. Eğer o aptalca zekasıyla -münafığın aptal zekası vardır- eğer başarılı olursa onlara sükse yapmış olacak ve o topluluğun gereksiz olduğunu, kendinin üstün olduğunu vurgulamış olacak. Onun için münafığın oyununa karşı çok uyanık olmak lazım. Çok azla örnek var Kuran’da biliyorsunuz. Hep Peygamber (s.a.v.)’i zor durumda bırakmak için mesela halbuki köpek gibi biliyor onun cevabını, it gibi biliyor. Mesela diyor ki, “Savaşmayı bilsem gelirdim.” Halbuki biliyor, eşek gibi biliyor ama işi aptallığa veriyor. Sırf rahatsızlık vermek, ahlaksızlık yapmak, huzursuzluk yaymak, Müslümanları tedirgin etmek, bir güven sarsıntısı meydana getirmek, Peygamber (s.a.v.)’e şüpheyle bakılmasını sağlamak yani kalbindeki münafığın nefret bir türlü dinmez. Çok ahlaksız ve alçak olurlar. En sakinleşti dediğin dönemde yine itlik yapar, adilik yapar. Göz açtırmamak ve çok dikkatli olmak gerekir ibadet olarak. Münafığın çok faydası vardır; aklı açar, kalbi açar, mücadele azmini artırır, dikkatli olunmasını sağlar, küfre karşı güçlü olmayı sağlar. Yoksa Müslüman çok rehavet içinde olur, gevşer, çok açık verir ama münafık sayesinde çok dikkatli, tetikte ve uyanık olur. O yüzden kafirin etkisi de çok çok zayıf olur. Münafığa karşı da sürekli uyanık olduğu için hem Müslüman’ın aklı gelişir, hem mücadele azmi gelişir, hem sevabı çok olur. Yani münafığın saymakla bitmez faydaları mümine sevap ve gelişme cihetinden. Fitne gibi görünür ama çok büyük faydası vardır. Uyanık olması ve Kuran’ı çok iyi anlamasını sağlar. Kuran’ı çok iyi yaşamasını sağlar. Mesela istedikleri yerine getirildiğinde münafıklar iyidir, sakindir ama mesela istedikleri yerine gelmedi miydi çok çirkefleşir, saldırganlaşırlar. Mesela “Bu sıcakta savaşa çıkılır mı?” hayvan herif sen çıkardın o söylemi, öyle bir çıkarsın ki. Sırf pislik ahlaksızlık olsun. Huzursuzluk yapacak konuyu münafık çok rahat bulur. Mesela çok sakin ortam var değil mi; mutlaka bulur. Halbuki gayet güzel işte mücadele edecek Müslümanlar, başarılı olacaklar; hiçbir şey yok. Durduk yere fitne, ahlaksızlık çıkarır ve müthiş bir pisliktir münafık. Kuran’da çok fazla örneği vardır, dikkatlice bakarsanız görürsünüz.

ENDER DABAN: Şeytandan Allah’a sığınırım; “Bize bundan ne var ki?” diye soruyorlar.

ADNAN OKTAR: Tabii. Hep alçak çıkarcıdır münafık. Sürekli böyle tırtıkçı, oyuncu, kendi çıkarı için yaşar münafık, hayatı hep kendi çıkarı içindir. Kendi çıkarıyla çatıştığında hayvanlaşır, vahşileşir, saldırganlaşır onu da görüyorsunuz Kuran’da.

KARTAL GÖKTAN: Şeytandan Allah’a sığınırım; “Yakın bir yarar veya orta bir sefer olsaydı onlar seni izlerlerdi. Ama zorluk onlara uzak geldi.”

ADNAN OKTAR: Tabii. Münafığın vasfı bu. Küfre çok saygıyla bakarlar, her şeye hakim gördükleri için. Ama müminleri zayıf görürler aptal kafalarıyla ama hep de galip olanlar müminler olur. Güvendiği küfür hep sürekli ezilir ve aşağılanır.