Deccal'in Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin tanınmaması için kulanacağı propaganda yöntemleri

DECCAL'İN HZ. İSA VE HZ. MEHDİ'NİN TANINMAMASI İÇİN KULANACAĞI PROPAGANDA YÖNTEMLERİ

Kuran ayetlerinde birçok peygambere çok az sayıda kişinin iman ettiği haber verilmiştir. Örneğin Hz. Musa (as)’a kavminin gençlerinden başka iman eden olmadığı bildirilmiştir.

“Sonunda Musa (as)’a kendi kavminin bir zürriyetinden (gençlerinden) başka, -Firavun ve önde gelen çevresinin kendilerini belalara çarptırmaları korkusuyla- iman eden olmadı.” (Yunus Suresi, 83)

Hz. İsa (as)’a da az sayıdaki havarilerin iman ettikleri ve halktan da ona destek veren kimsenin olmadığı haber verilmiştir.

“Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olun! Meryem oğlu İsa'nın havarilere: ‘Allah'a (yönelirken) benim yardımcılarım kimlerdir?’ demesi gibi. Havariler de demişlerdi ki: ‘Allah'ın yardımcıları bizleriz.’ Böylece İsrailoğulları’ndan bir topluluk iman etmiş, bir topluluk da inkar etmişti. Sonunda biz iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, onlar da üstün geldiler.” (Saff Suresi, 14)

Gönderilen elçilere sadece az sayıda kişinin inanma sebeplerinden biri ise Kuran'da şöyle açıklanmıştır:

“Vicdanları kabul ettiği halde, zulüm ve büyüklenme dolayısıyla bunları inkar ettiler. Artık sen, bozguncuların nasıl bir sona uğratıldıklarına bir bak.” (Neml Suresi, 14)

Ayetin açıklamasından da anlaşılacağı gibi, bazı insanlar kalben ve vicdanen doğru olanı kavradıkları halde, nefislerine uydukları için bu gerçeği reddetmektedirler. Tarih boyunca tekrarlanmış olan bu durum hadislerde işaret edildiğine göre Hz. İsa (as)’ın ikinci gelişi ve Hz. Mehdi (as) için de söz konusu olacaktır.

Bazı insanlar bu mübarek şahısların üstünlüklerini vicdanen kavrayacak ancak nefislerinin etkisinde kalarak onların durumlarını anlamazlıktan geleceklerdir. Hz. İsa (as)’ı ve Hz. Mehdi (as)’ı kabul etmemek, onlara destek olmamak ve onlardan uzak durabilmek için ise çeşitli bahanelerin ardına sığınacaklardır.

Kuran'da bu bahane yöntemlerinin tarih boyunca yaşamış olan tüm münafıkların kullandığı yöntemler olduğu haber verilmektedir. Vicdanen, kalben ve aklen çok iyi kavradıkları halde anlamazlıktan gelmekte ve türlü bahaneler bulmaktadırlar. Peygamberimiz (sav) ile birlikte mücadeleye katılmaktan kaçınan kimseler, güç yetirememeleri, evlerinin açık olması, mallarının ve ailelerinin kendilerini meşgul etmesi gibi bahaneler öne sürmüşlerdir.

Ahir zamanda Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)’a uymamak için bahane arayan bu gibi insanların yardımcısı ise Deccal olacaktır. Hadislerde işaret edildiğine göre aradıkları bahaneleri Deccal onlara hazır olarak sunacak, onların bu ihtiyaçlarını kolaylaştıracaktır. Onların nefislerinin istek ve arzularına hitap edecek, böylece onları etkisi altına alacaktır.

Hadislerde işaret edildiğine göre Deccal, insanların Hz. Mehdi (as) ve Hz. İsa (as)’a itaat etmelerini engellemek amacıyla çeşitli propaganda yöntemleri kullanacaktır. Deccal'in kullanacağı propaganda taktikleri tarih boyunca inkarcıların başvurdukları yöntemlerle benzerlik gösterecektir.

Kuran'da, inkarcıların müminler aleyhinde komplolar kurmak, çeşitli yalanlarla toplumu müminler aleyhinde kışkırtmaya çalışmak, sahte deliller oluşturmak gibi yöntemlere başvurdukları haber verilmektedir. Bunların yanı sıra insanları galeyana getirebilecek, oluşabilecek, infial ortamını şiddetlendirecek, yaygaracı üsluplar kullanabilecekleri de bildirilmektedir.

Hadislerde Deccal'in nefislerine uyabilmek için bahane arayan insanların bu ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla basın ve yayın araçlarını kullanarak propaganda yapacağına yönelik işaretler de yer almaktadır. Şüphesiz en doğrusunu Allah bilir.

“Deccal çıktığında müthiş bir şekilde bağırır, nara atar ki Doğu ve Batı'nın bütün halkı onu duyar.” (İbni Kesir, en-Nihaye, 1:96) 

“Deccal evlerinize girmiş, çocuklarınızı esir almıştır diye bir ses duyulacaktır.” Muhyiddin Arabi, El Fütühatül Mekkiye, I-XII, 2:168; Şaban Döğen, Mehdi ve Deccal, Gençlik Yayınları, 2. Baskı)

Bu ifadelerde Deccal'in kitle iletişim araçlarını kullanarak tüm evlere giriciye haber verilmektedir. Hadislerdeki işaretlere göre Deccal bu araçları kullanarak ahlaksızlığın propagandasını yapıp salih müminleri karalamayı hedefleyecektir. Televizyon ve basın yolunu kullanarak Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)’a “uzak durun, sapkın, büyülenmiş, insanları delalete sürüklüyor, insanları kandırıyor” gibi iftiralar atacaktır.

Tüm bu olayları Kuran ahlakına ve Ehl-i Sünnet inancına göre değerlendirmeyen bir kısım cahil Müslümanlar da farkında olmadan Deccal'e destek vererek bu propagandayı güçlendireceklerdir.

Bir hadiste Deccal'in insanlara iyiyi kötü, kötüyü iyi gibi göstereceği şöyle bildirilmektedir:

“Şüphesiz beraberinde bir cennet ve bir cehennem (diye isimlendirdiği iki ırmak) bulunması da onun fitnesidir. Aslında cehennemi bir cennet olup cenneti de bir cehennemdir.” (İbni Ebi fieybe, Musannef, Fiten: 5, 8/5912 İbn-i Mace, 4075, 4076; Tırmizi, Fiten: 59, no. 2240, 4/510)

Onun bu propagandasının bir sonucu olarak da Hz. İsa (as), Hz. Mehdi (as) ve diğer salih müminler insanlar tarafından tanınamayacak ve hatta kötü bilinecektir. Deccal, halkın istediği gibi ve onların nefislerine uygun şekilde davranacağı için nefisler Deccal'i sevecek ve onun sunduğu bahanelere severek uyacaklardır.

İnsanların büyük bir kısmı Deccal'in kendilerini iyiliğe çağırdığını sanarak ona tabi olacak ve asıl tabi olmaları gereken Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)’dan da yüz çevireceklerdir. Hatta onlara cephe alacaklardır. Vicdanları yerine nefisleriyle hareket edecekleri için de içerisine düştükleri bu durumu fark edemeyeceklerdir. Deccal'in onlara sunduğu sahte propagandalar nefislerine ve çıkarlarına daha uygun olacağı için tercihlerini Müslümanlar aleyhinde kullanacaklardır. Deccal onlara maddi ve manevi kayba uğrayacakları yönünde telkinde bulunacaktır. Aileler de malları, oğulları ve ticaretlerine zarar geleceğini düşündükleri için bundan korkacak ve Deccal'e destek vereceklerdir. Kuran'da bu kimselerin içerisine düştükleri durum şöyle haber verilmektedir:

“De ki, eğer babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, az kâr getireceğinden korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden evler, sizlere Allah'tan, O'nun Resûlü'nden ve O'nun yolunda cehd etmekten daha sevimli ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleye durun. Allah, fasıklar topluluğuna hidayet vermez.” (Tevbe Suresi, 24)

Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde Deccal'in bu tür propaganda yöntemlerinden etkilenerek Hz. Mehdi (as)’ın bu kutlu cemaatinden ayrılanların da olacağı haber verilmektedir.

Hz. Ömer (ra)’dan rivayet edilmiştir: “Mehdi ile birlikte mücadele edeceklerdir. Sonra Medine (şehir) sarsılacak, münafıklarını içinden atacaktır. Orada halis Müslümanlar kalacak…”

Hz. Muaviye (ra)’dan rivayet edilmiştir: “Kıyamet kopmaz, ümmetinden bir taife herkes üzerinde hakim olmadıkça. Onlar kendilerini terk edenlerin terk etmesine aldırmazlar ve kendilerine yardım edene de aldırmazlar.”

Müstedrek'ten rivayet edilmiştir: “Ümmetimden bir taife kıyamet kopuncaya kadar yardım görmekle devam eder. Kendilerini terk edenlerin ayrılmaları da onlara bir zarar vermez.” (Ramuz-el Ehadis, 472, Hakim’in Müstedrek’i)

Hz. Muaviye (ra)’dan rivayet edilmiştir: “Ümmetimden bir taife Allah'ın emriyle hareket etmekle devam eder. Onlar hak üzerinde oldukları halde kıyamet kopana kadar kendilerini terk eden ve muhalefet eden kimsenin onlara bir zararı dokunmaz. Ta ki Allah'ın emri gelinceye kadar onlar insanlara galiptirler.” (Hz. Muaviye, Ramuzü'l Ehadis, s. 472)

Oysa Deccal'in tüm bu oyunlarının geçersizliği Kuran ayetlerinde ve Peygamberimiz (sav)’in hadisleriyle bizlere haber verilmiştir. Kuran'da Allah'ın elçilerinin ve insanları din ahlakına uymaya davet eden salih kişilerin tümüne menfaatperestlik, delilik, kendini beğenmişlik, büyücülük gibi türlü iftiralar atıldığı haber verilmektedir. Bu, Allah'ın elçilerinin toplum üzerindeki etkisini kendilerince yok etmek ve insanların Allah'a iman etmesini engellemek amacıyla yüzyıllardır uygulanan bir yöntemdir.

Peygamber Efendimiz (sav) de hadislerinde kendinden sonra soyundan gelecek tüm elçilerin Allah'ın gönderdiği dini tebliğ etmeleri ve yaymaları nedeniyle çeşitli zorluk ve iftiralara maruz kalacaklarını haber vermiştir.

“Biz öyle bir ev halkıyız ki Allah bizim için ahireti dünyaya tercih etmiştir. Benim Ehl-i Beyti’m muhakkak benden sonra bela, kaçırılma ve sürgüne uğrayacaktır. Benden sonra Ehl-İ Beyti’m bela ve mihnetlerle karşılaşacaklar ve darbe maruz kalacaklardır.” (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 14)

 Ancak Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde bildirildiği gibi Hz. İsa (as)’a ve Hz. Mehdi (as)’a halkın yardımcı olmamasına, beraberlerindeki inananların sayılarının çok az olmasına ve deccalin tüm propaganda yöntemlerine rağmen bu kutlu şahıslar Allah'ın izniyle Kuran ahlakını dünyaya hakim kılacaklardır.
 

 

A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500