Hilal Kaplan - Yeni Şafak Gazetesi Yazarı

HİLAL KAPLAN - YENİ ŞAFAK GAZETESİ YAZARI

SUNUCU: İslamofobinin Avrupa'dan kalkması için sizce neler yapılmalı?

HİLAL KAPLAN: Yapılması gereken çok şey var ama İslamofobi şu an gerçekten yapısal bir soru. Avrupa'nın ve ABD'nin İslam coğrafyasına yönelik bu işgal politikası biliyorsunuz artarak devam ediyor. Yani Irak'tan çekilmeyle aslında yeni bir sürecin başladığını düşünmüştük ama şu anda Afrika üzerinde böyle bir tekrar sömürgeci geçmişi hatırlatan pratikler var. Ve bunu sürdürmenin en iyi yolu Müslümanların önemli bir kısmını radikal, terörist, aşırı uç olarak göstermek ve onlara yönelik toplumda bir korku ve nefret hissiyatını diri tutmak. İslamofobik yayınlarda tam da bu işe yarıyor aslında.

Hatırlarsanız Cumhuriyet mitingleri döneminde de bir korku ve nefret furyası başlamıştı. Şeriat geliyor o korkusu üzerinden. Müslüman temsiliyeti olan insanlara yönelik ve bunu yapanlar da hiçbir şekilde toplum içerisinde ezilmemiş olan bilakis hep yönetici elit içerisinde bir şekilde yer almış olan hani tırnak içinde beyaz Türk diye atfettiğimiz kesimdi. Dolayısıyla bununla çok paralel batıda da bir egemenlerin korku ve nefret politikası sürdürdüğünü düşünüyorum. Kısa vadede çözülecek gibi görünmüyor ama yine de sivil toplum ve medya alanında yapılacak işlerle tabii ki zararı minimize edebiliriz belki.

SUNUCU: İslamiyet’in barışçı yönünü, kalite ve zarafet ve estetik yönünü vurgulamakla insanların kafasındaki imajı muhtemelen değiştirebiliriz.

HİLAL KAPLAN: İnşaAllah, yani tamamen değiştirmek dediğim gibi yapısal bir sorun olduğu için zor ama o zararı en azından en azından indirgemeye çalışmak zaten üzerimize vazife, Müslümanlar olarak bu üzerimize vazife olan bir şey.

SUNUCU: Peki, genel olarak bütün dünyada özellikle zarar gören Müslümanların, katliam organlarının Müslüman aleminin de içinde bulunduğu bu durumdan kurtulması için İttihad-ı İslam'ı istemeli miyiz?

HİLAL KAPLAN: İttihad-ı İslam tabii ki, ne yazık ki böyle ütopik bir proje gibi geliyor, çok uzak bir hayal gibi geliyor ama Müslümanların birinci hedefi her zaman için bu olmalı diye düşünüyorum. Şu anda ne yazık ki mezhepler, etnisiteler üzerinden çok bölünmüş bir İslam coğrafyası var. Yani sadece burada İslam coğrafyasını zulmeden diğer devletleri suçlamak kolay, biraz da Müslümanların dönüp kendisine de bakması gerekiyor diye düşünüyorum. Bu anlamda İttihad-ı İslam, zaten en azından bu emele yakın bir yerde oluyor olsaydık bu kadar büyük zarar da görmeyecektik. Bakın mesela şu anda Fransa'nın Afrika'da yaptıklarından bahsediyoruz. Cezayir destekliyor, Mali hükümeti zaten destekliyor. Gel bizi işgal et ve burayı temizle diyen bir İslam devletleri var. Eğer güçlü olsalardı, kendi içlerinde bir birlik olsalardı zaten bunu demeyeceklerdi. Dolayısıyla İttihad-ı İslam her zaman için birinci hedef olmalı. Ben teşekkür ederim.


 

 

A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500