ÜZERİNİZDEKİ HAVF VE YEİSİ ATIN ARTIK! - DAMLA PAMİR
DAMLA PAMİR: İnsanlar dostluğa, sevgiye, şefkate, merhamete, adalete, güvenliğe, huzura ne kadar da hasretler. Dünyadaki zulümden ve zulüm sahiplerinin hakimiyetinden ruhları o kadar sinmiş ki çoğu “acaba bu sıkıntılardan bir çıkış yolu var mı?” diye düşünemiyorlar bile. Yaşadıklarını hayatın gerçekleri olarak görüyorlar. Acıların, sıkıntıların, zorlukların olmadığı bir dünyayı hayal dahi edemiyorlar. Hatta böyle bir hayatın mümkün olabileceği söylendiğinde şaşkınlıkla” nasıl olur?” diyorlar.
Oysa dünyadaki bu azap kuyusundan bir çıkış yolu var. Tüm insanların özlemini duyduğu böyle bir hayatın sağlanması, İttihad-ı İslam'ın oluşmasıyla yani bütün Türklük aleminin ve İslam aleminin birleşerek büyük bir İslam Birliği kurulmasıyla mümkün. Kurulacak bu birlik, dünyanın aydınlık günleri için tek kurtuluş yolu, tek gerçek çözümüdür. Allah Kuran'la Müslümanlara birlik olmalarını emretmiştir:
Şeytandan Allah'a sığınırız: “Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın, dağılıp ayrılmayın.” (Ali İmran Suresi, 103) diye buyurmuştur. Allah'ın bu emrine uyulmadığı takdirde de acıların, sıkıntıların, sorunların asla son bulmayacağı bildirilmiştir:
Şeytandan Allah’a sığınırız: “İnkar edenler birbirlerinin velileridirler. Eğer siz bunu yapmazsanız, birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız, yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk fesat olur." (Enfal Sures,i 73)
İnsanların önemli bir bölümü, hatta bazı din konusunda bilgili olan ve âlim olarak nitelendirilen kişiler bile bu çözümü bir türlü kabul edemiyorlar. Adeta dilleri kilitlendi. Tek kelime İttihad-ı İslam'dan bahsetmiyorlar. Sonra da belalar, katliamlar peşi sıra gelmeye başlayınca “niye bunlar oluyor?” diye serzenişte bulunuyorlar.
Allah'ın birlik olun emri yerine getirilmezse, bu uğurda gayret edilmezse, tabii ki deccaliyetin fitnesi tüm dünyayı kasıp-kavurur. Müslümanlar da ezim ezim ezilirler.
Peki ama bazı kişiler, “Ya Rabbi bizi birlik haline getir, İttihad-ı İslam'ı nasip et, Ya Rabbi bize Mehdi (as)’ı gönder, Hz. İsa (as)’ı gönder” diye dua etmeyi niye bu kadar zor görüp kaçınıyorlar?
Kimisi kendi düzeninin bozulmasından endişe ediyor, kimisi tembellik yapıyor, kimisi ise korku ve ümitsizliklerini yenemiyorlar. Bediüzzaman Hazretleri en büyük farz vazifesi olarak bildirdiği İttihad-ı İslam'ı istemekten bazı kişilerin kaçınmalarına temel sebep olarak çeşitli propagandaların etkisinde kalınması ve dünyevi çıkarların kaybedilmesi korkusu olduğunu bizzat söylüyor.
“İnsanda en mühim ve esaslı bir his, hissi haftır. Dessas zalimler bu korku damarından çok istifade etmektedirler. Onunla korkakları gemliyorlar. Ehli dünyanın hafiyeleri ve ehli delaletin propagandacıları, avamın ve bilhassa ulemanın bu damarından çok istifade ediyorlar. Korkutuyorlar evhamlarını tahrik ediyorlar. Çok ehemmiyetsiz evhamla çok ehemmiyetli şeyleri feda ettiriyorlar. Hatta bir sinek beni ısırmasın diyerek yılanın ağzına girer.” (Said Nursi, Mektubat)
Bu sözler bazı Müslümanlardaki asıl hastalığın temel sebeplerini aslında çok güzel özetliyor. Pek çoğu makamını, mevkiini, dünyevi çıkarlarını, sosyal çevresini yitirmekten endişe ettiği için Allah'ın bu emrine, bu farz ibadete yanaşmıyorlar. Kuran’da bildirilen “gücümüz yetseydi yapardık, bizim elimizden bir şey gelmez ki”(Tevbe/42)sözlerini üstü kapalı anlatımlarla ifade etmiş oluyorlar. Bu gibi kişilerin unutmaması gereken bir gerçek var. Hiçbir mazeret bu iman vazifesi uğrunda gayret etmemek için geçerli olamaz. Tüm Müslümanlar İslam ahlakının yeryüzüne hakim olması için gayret etmekle sorumludur. Dünyada ne kadar batıl ve sapkın inanışlar hakim gibi görülse de Allah bunları mutlaka sonlandıracak ve nurunu tamamlayacaktır.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500