ADNAN OKTAR'IN YABANCI BASINDAKİ MAKALELERİ - BUGÜN TÜRKLERİN BİRLİK OLMA VAKTİDİR
SAYIN ADNAN OKTAR: Bugün Türklerin birlik olma vaktidir. Azeri Türkleri, Ahıska Türkleri, Makedonya Türkleri, Batı Trakya Türkleri, Yakut Türkleri, Gagavuzlar, Hazarlar ve daha niceleri.
Farklı Türk toplulukları farklı devletlerin bünyesinde uzun yıllardır birbirlerinden ayrı yaşıyorlar. Elbette ayrı düşmüş olmamızın birçok sebebi var. Bu sebeplerin bir kısmı ciddi olarak nitelendirebileceğimiz olaylara dayanıyor. Dolayısıyla bunların her biri için çok detaylı analizler yapılabilir, çok kapsamlı tartışmalara girilebilir.
Ancak bu sebepler her ne olursa olsun birleşmemizi gerektiren sebeplerin yanında çok önemsizler. Yani artık bizi ayrı tutan nedenleri bir yana bırakıp bir araya gelmemizin vaktidir. Bu bakımdan Büyük Önder Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 10. Yıl dönümünde yaptığı ve Türklerin neden ve nasıl bir araya geleceğine işaret ettiği tarihi konuşmaya yer vermek istiyorum. Mustafa Kemal Atatürk söz konusu konuşmasında şu ifadeleri kullanmıştır:
“Bugün Sovyetler Birliği dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yakında ne olacağını kimse kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir. Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir. Bizim bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprüleri sağlam tutarak. Dil bir köprüdür. Tarih bir köprüdür. İnanç bir köprüdür. Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimiz içinde bütünleşmeliyiz. Onların bize yaklaşmasını bekleyemeyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gerekir.”
Görüldüğü gibi Atatürk, Sovyet Sosyalist Cumhuriyet Birliğinin dağılacağını yaklaşık 50 sene öncesinden Allah'ın izniyle ifade etmiş ve birliğin dağılmasından sonra Müslüman-Türk kardeşlerimizle bütünleşmenin yollarına işaret etmiştir. Atatürk bütünleşme için yani Müslüman Türklerin bir araya gelmesi için dilin, tarihin, inancın bir köprü vazifesi üstleneceğini söylemiştir.
Gerçekten de öyle. Ortak inanca, dile, tarihe ve kültüre sahip Türklerin bir araya gelmemeleri için hiçbir sebep yoktur. Aynı spor kulübüne gönül veren insanların dahi yıllarca birbirine destek olmalarına, adeta kardeş gibi yaşamalarına yol açan birlik anlayışı nasıl olur da Türkler için söz konusu olmaz?
Avrupa Birliği'ni düşünelim. Birliği oluşturan ülkelerden birçoğunun ortak bir tarihi, dili veya kültürü yok. Ancak söz konusu ülkeler, ekonomik, siyasi ve askeri bakımdan aynı çatı altında toplandılar. Ve bu durum, onların dünyada gerçekleşen olaylarda söz sahibi olmalarına yol açıyor. Ancak her alanda ortak bir geçmişe sahip olan Türkler, birbirlerinden ayrı yaşamaları nedeniyle olması gerekenden daha güçsüz durumdalar.
Yeryüzünde yaşayan Türklerin tek millet olarak hareket etmeye başladıklarını düşünelim. Farklı Türk devletlerinin bağımsızlıklarına devam ettirdiklerini ancak tüm güçlerini Türklerin ve diğer milletlerin birliği ve menfaati doğrultusunda bir araya getirdiklerini, ortaya çıkacak muazzam gücü tahmin edememek mümkün değil. Bugün birlik olmamamız nedeniyle önemli bir kısmı başka devletlerce kullanılan kaynaklarımızın birlikle beraber gerçek sahibi olan Türkler tarafından kullanılmaya başlanması yeryüzündeki güç dengesini değiştirecektir. Yeni süper güç Müslüman Türklerin oluşturduğu birlik olacaktır.
Hemen vurgulayalım ki bu güç sadece Türklerin menfaatine değil tüm dünyanın menfaatine olacaktır. Çünkü bu gücün temelleri tüm insanlığı kucaklamayı hedef belirlemiş büyük bir medeniyet anlayışına dayanmaktadır. Zira bu medeniyetin ne demek olduğu ve yeryüzünde din, dil ve ırk ayırt etmeden hangi olumlu gelişmelere vesile olduğu geçmişte kurulan 16 Türk devletinin tarihi incelendiğinde görülmektedir. Müslüman Türklerin birliği, ehli kitabın ve hatta Allah'a iman etmeyen ya da bir dine bağlı olmayan kimselerin huzuru için de esas çözümdür.
Hepimizin bildiği gibi Müslüman-Türk ahlakı sevgiye, kardeşliğe, hoşgörüye, misafirperverliğe, adalete, eşitliğe dayanır. Müziğimiz, danslarımız, edebiyatımız, mimari eserlerimiz çok zengin içerikli bir kültür oluşturur. Kültürümüzün kendine has özelliklere sahip zengin yapısı insanların büyük ilgisini çekmektedir. Dolayısıyla dinsiz akımların ve yobazlığın pençesindeki dünyanın, içine düştüğü bunalımın, kalitesizliğin, savaşların ve sevgisizliğin, Türklerin yaşadıkları sıkıntıların çözümü bahsine ettiğimiz Müslüman-Türk ahlakında ve kültüründe yatmaktadır. O halde daha fazla beklemenin hiçbir gereği yoktur. Tam tersine zararı vardır.
Yeryüzündeki karışıklıkların işaret ettiği ve vicdanlarımızın yıllardır bizlere fısıldadığı çözüm artık uygulanmalıdır. Vakit, Müslüman Türklerin bir araya gelerek farklı dilden, farklı ırktan, farklı dinden tüm insanlara barış ve medeniyet getirme vaktidir. Bu yüzden buradan söylüyorum ki; bizleri ayrı kılan tüm sebepleri bir kenara bırakıp Türk Birliği'ni hemen kurmalıyız. İnancında ve ideallerinde samimi olan herkesin Türk Birliği için hemen var gücüyle çalışmalara başlaması elzemdir. Değerlerimize gerçekten inanan ve bunlara sahip çıkan herkes güçlerimizi birleştirme yolunda destek vermeli, çaba harcamalıdır.
Bu kutlu yolda ilk olarak Azerbaycan'ın ve Türkiye'nin birleşerek öncü olmalarını canı gönülden diler ve Azeri kardeşlerime selamlarımı sunarım.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500